Kadınlar: Bu yasalar böyle geçmez demiştik
- 09:20 4 Ekim 2017
- Güncel
DİYARBAKIR- Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı dün İçişleri Komisyonu’nun gündemine alındı. Kadınların tepkisi üzerine alt komisyona gönderilen tasarıya ilişkin konuşan SES Kadın Şube Sekreteri Rozerin Çatak, "Kadınlar olarak ‘Bu yasalar böyle geçmez. Kadınlar izin vermez’ derken boşuna söylememiştik. Bizi tanımayan, görmeyen bir yasayı bizde tanımıyoruz" dedi.
Kadın örgütlerinin karşı çıkarak sokaklara çıktığı il ve ilçe müftülerini de evlendirme memurları arasına ekleyen "Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı", dün İçişleri Komisyonu’nda gündeme alındı. Kadınlar, 1 Ekim’de sokaklara çıkarak yasa tasarısına dair tepkilerini ve talepleri dile getirmiş, geçtiğimiz günlerde ise Meclis bahçesinde HDP ve CHP'li kadın vekillerle bir araya gelerek açıklama gerçekleştirmişti. Kadınların tepkisi üzerine tasarının tekrar görüşülmek üzerine alt komisyona gönderilmesine karar verildi.
Uzun zamandır kadınların gündeminden düşmeyen tasarıya neden karşı olduklarını söyleyen TÜM-BEL-SEN Kadın Sekreteri Bahar Yıldırım, müftülüklerin nikâhlara da, kadına yönelik şiddete de, aile içi sorunlara da yaklaşımının dini açıdan olacağını kaydetti.
'Yasaların yokluğundan ziyade uygulanmayışı söz konusu'
Bahar, Türkiye’de özellikle OHAL sürecinde kamuoyuna açıklanmadan, muğlâk bir şekilde ve detayları bilinmeyen yasaların çıkarıldığını belirtti. Türkiye'de sürekli önerilen yasa tasarılarının medyada yeteri kadar yer almadığını söyleyen Bahar, kadınların her şeyin farkında olduğunu ve bu farkındalıkla hayata geçirilmek istenen yasalara karşı direnişte olacaklarını söyledi.
Bahar, "Zaten nikâh kıyılmasına dair, boşanmaya dair, kadına ve çocuklara yönelik şiddete dair yasalar bulunuyor. Ancak Türkiye’de yasaların yokluğundan ziyade sorun olan şey; yasaların uygulanmamasıdır. Kadını gören, duyan, yok saymayan yasalar istiyoruz" dedi.
‘Müftülük yasası kadınlar için dezavantajdır’
Türkiye’nin çok kimlikli bir ülke olduğunu ifade eden Bahar, şuan hiçbir kimliğin kendini ifade edemediğini, baskı gördüğünü, çok sayıda yurttaşın Türkiye'yi terk etmek zorunda olduğunu kaydetti.
'Bu yasa hak ihlalidir'
Bahar, her ne kadar kamuoyuna yasada bir değişiklik olmayacağı ve hak kaybı yaşanmayacağı şeklinde bilgilendirmeler yapılsa da eğer tasarı kabul edilseydi pratikte yaşanacakların öyle olamayacağını ifade etti. AKP iktidarı süresince kadın kazanımlarının sürekli olarak hedef alındığına dikkat çeken Bahar, kadın kurumlarının kapatılmasıyla birlikte; cinsel saldırı, istismar, kadın katliamlarının ve fuhuş olaylarının arttığını hatırlattı.
Bahar, kadının yok sayıldığı, çocuğun görünmediği bir yasanın değil İçişleri Komisyonu'nda tartışılmasının gündeme dahi alınmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
‘Yasanın meclisten geçmemesi için tüm kadınlar birleşmelidir’
Tasarının yasalaşması durumunda kadının boşanma ve miras hakkını elinden alacağı gibi çok eşliliğin de önünün açılacağını aktaran Bahar, “Ülkede eğitim sistemi diye bir şey bırakmadılar. Medeni hukuka bu kadar müdahale edilmesi bizi düşündürüyor. Hali hazır da kadınlara sokaklar dar edilmiş durumda. Hükümetin kadını sınırlandırılan açıklamaları ve bu tür yasalarla kadınlar baskı ve şiddet altında tutulmak isteniyor. Emek ve kadın örgütleri olarak bu tür politikalara karşı sesimizi çıkardık ve çıkarmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Bahar, Türkiye’deki tüm kadınların “Bu Yasalar Böyle Geçmez” sloganıyla yasalara izin vermemek için direndiklerini hatırlatarak, tüm kadınları alt komisyonda yeniden tartışılacak olan tasarıya karşı birlik olmaya çağırdı.
'Bizi tanımayan yasayı tanımıyoruz’
SES Kadın Şube Sekreteri Rozerin Çatak ise, AKP’nin OHAL’i fırsat bilerek kadınları kendisine rakip gördüğünü ve politikalarını kadın kazanımlarını yok saymak üzerinden yürüttüğünü söyledi.
Nüfus Hizmetleri Kanunu Tasarısı ise kadınların eve kapatmanın hukuki zeminin oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çeken Rozerin, alt komisyona gönderilen tasarının zaten İçişleri Bakanlığı’nın gündemine gelmesinin dahi kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Rozerin, AKP tarafından kadınların tüm haklarının ellerinden alınmak istendiğini belirterek, “Müftülük yasasıyla aslında kadını tamamen miras hakkından mahrum bırakma, kadını erkeğe bağımlı hale getirme ve çok eşliliğin önü açılmak isteniyor. Kadını toplumsal ve kamusal alandan çekip tamamen eve kapatma tasarısı olan bu yasayı asla tanımayacağız. Kadınlar olarak ‘Bu yasalar böyle geçmez. Kadınlar izin vermez’ boşuna söylememiştik. Bizi tanımayan, görmeyen bir yasayı bizde tanımıyoruz” dedi.
'Kadını sindirme politikaları'
Rozerin, kadınların tarihten beri erk zihniyete karşı mücadele yürüttüğünü hatırlatarak, hayata geçirilen direniş sonucu kadınların çok sayıda haklarını geri kazandığını söyledi.
Kadınların kazanımlarının bugün ise AKP’nin hedefinde olduğunu ifade eden Rozerin, kadın kazanımlarının bir bir KHK’ler ile ellerinden alındığını ve taciz, cinsel saldırı, istismar olaylarının tırmandırıldığına dikkat çekti. Rozerin, "Kadınların kazanılmış haklarının gasp edilmesini tamamen kadını sindirme politikaları olarak görüyorum. AKP kadını kendisine büyük bir düşman olarak görüyor ve bunu sindirilmesi gereken bir olgu olarak görüyor. Kadınlar bu politikalar karşısında ciddi bir mücadele ortaya koyuyor. Biz kadınlar direneceğiz, bu yasaların geçmesine asla izin vermeyeceğiz. Sokakta, evde, işte her alanda direnişi hayata geçireceğiz” diye vurguladı.







