Bakanlıktan 'Nuriye’nin bilinci kapanırsa müdahale edin' talimatı
- 14:06 6 Ekim 2017
- Güncel
ANKARA – Numune Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde açlık grevine devam eden Nuriye Gülmen’i muayene eden ATO üyesi Dr. Benan Koyuncu, hastane yönetiminin "Bilinci kapanırsa ne yapalım" yazısına karşılık "Müdahale edi"’ talimatı verdiğini belirtti.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın açlık grevi 212’nci gününde devam ediyor. Nuriye 28 Eylül’de görülecek duruşmasına iki gün kala tutulduğu Sincan İnfaz Kampüs Hastanesinden zorla alınarak Numune Hastanesi yoğun bakım servisine getirilmişti. Nuriye 10 gündür yoğun bakım servisinde açlık grevi eylemini sürdürüyor.
Mezapotamya Ajans'ın haberine göre Önceki gün Ankara Tabip Odası (ATO) üyesi doktor Benan Koyuncu,Nuriye’nin bulunduğu yoğun bakım servisinde ziyaret ederek muayene etti. İzlenimlerine ilişkin Mezopotamya Ajansı’nın geçtiği habere göre, Benan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Nuriye ve Semih hakkında verdiği “Kendi istediği doktoru tarafından muayene edilebilir” kararını gerekçe göstererek, Sağlık Bakanlığı ve savcılıktan muayene için izin aldıklarını belirtti.
İzne rağmen hastane ve yoğun bakım servisinde jandarmalar tarafından engellenmek istendiğini aktaran Benan, “Sonra savcılığın muayene sırasında kimsenin bulunmaması kararı sonucu beni Nuriye ile yalnız bıraktılar” diye belirtti.
Bakanlıktan ‘müdahale’ cevabı
Benan, Nuriye’nin bilincinin kapanması halinde zorla müdahalenin yapılacağı yönünde Sağlık Bakanlığından yazı geldiğini vurgulayarak, “Oradaki hekimlerle görüştük. Bakanlığa yazı göndermişler, bu yazıda ‘Bilinci kapanırsa ne yapalım’ diye bakanlığa sormuşlar. Bakanlık da cevabında da ‘Eğer bilinci kapanırsa hukuk çok açık, müdahale edeceksiniz. Kişilerin hayatından sadece kendileri sorumlu değildir, devlette sorumludur’ şeklinde cevap gelmiş” ifadelerini kullandı. Benan, bakanlığın, “Kişinin hayatından sadece kendisi sorumlu değil devlette sorumludur” sözlerini hatırlatarak, “O zaman bu kişilere bu muamele neden yapılıyor” sorusunu yöneltti.
‘Ben yoğun bakım hastası değilim’
Nuriye’nin beyanları üzerinden “oradaki süreklileşen zorla müdahale baskısına” da işaret eden Benan, “Numune Hastanesine apar topar getirilmesinin nedeni olarak da bunu görüyor. Nuriye ‘Beni böyle bir alana bu kadar tesisatın, monitörlerin, her an entübe (genel anestezi, solunum yolu açıklığı) edilme durumu, zorla müdahaleye daha uygun bir tıbbi alan olduğu için beni buraya getirdiler’ dedi. Nuriye, ortam koşullarının bir an önce düzeltilmesini istiyor. ‘Ben cezaevine gitmek istiyorum. Ben yoğun bakım hastası değilim. Kişi zorla yoğun bakıma getirilemez’ dedi” şeklinde bilgiler paylaştı.
‘Zorla müdahale edilemez’
Zorla müdahalenin kişilerin ölümüne neden olabileceğini dile getiren Benan, Malta Bildirgesi’ni hatırlatarak şöyle dedi: “Bildirgede, kişinin eğer zorla müdahaleyi kabul etmiyorum beyanı varsa, zorla müdahale edilemez diyor. Çünkü zorla olduğu için kişi de bunu reddettiği için besinlerin akciğere girme olasılığı oluyor. Bu da ciğerlere giden gıdanın yaratacağı zature nedeniyle ölüme neden olabiliyor. Türkiye hukuku da şunu diyor: ‘Cezaevlerinde açlık grevinde olanların bilinci kapanırsa müdahale edilebilir.’ Bizim için etik daha önce geliyor. Umarım bir an önce açlık grevi biter ve bu iki gencin hayatlarına mal olmaz."







