'Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi' kuruluş deklarasyonunu açıkladı
- 13:25 7 Ekim 2017
- Güncel
ANKARA- ESP ve SKM tarafından kurulan “Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi” deklarasyonunu açıkladı. Deklarasyonu açıklayan SKM MYK üyesi Didar Gül, bugüne kadar mücadele ederek emek ve özveri ile kazandıkları haklarının OHAL ve KHK çemberi içerisinde çıkarılan yasalar ile ellerinden alınmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) 25 Kasım'a giderken yapacakları çalışmalar ve "Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifinin" kurulmasına ilişkin ESP Genel Merkez binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. HDP Ankara İl Kadın Komisyonu üyesi Ayfer Balıkçı, Özgür Genç Kadın (ÖGK) Merkezi Koordinasyon üyesi Gizem Altınöz'ün katıldığı toplantıda, inisiyatifin kuruluş deklarasyonu kamuoyu ile paylaşıldı.
‘İtaat edelim istiyorlar’
Yıllardır evde, sokakta kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiğine dikkat çeken SKM MYK üyesi Didar Gül, OHAL süreciyle birlikte şiddet boyutunun daha da arttığını ifade etti.
Didar, son süreçte sokakta tanımadıkları erkekler tarafından dahi şiddete maruz bırakıldıklarını kaydederek, "Şort giydi, göğüs dekoltesi vardı, kahkaha atıyordu, parkta spor yapıyordu… Aslına bakarsanız şiddete maruz kalmamız, öldürülmemiz için onlara tek bir neden yeterli. Kadın olmamız! Kocamızın, babamızın, abimizin cenderesi altında sürdürmemizi istedikleri yaşamımız şimdi de tam bir toplumsal baskı altına alınmak isteniyor. Evde oturalım, üç hatta yetmez dört-beş çocuk doğuralım, kocamıza, babamıza hizmet edelim, hamileyken sokağa çıkmayalım, itaat edelim sessiz kalalım isteniyor" diye belirtti.
Didar, kadınlar olarak itaat etmek değil, kadın gibi yaşamak istediklerini ve yaşam haklarının ellerinden alınmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı.
'Kadınların yaşaması için OHAL kalksın’
2016 Temmuz ayından bu yana darbecilere karşı ilan edildiği iddia edilen OHAL uygulamalarını hatırlatan Didar, bu uygulamaların erkek egemen sistemi güçlendirdiğine vurgu yaptı. OHAL ilan edildikten sonra erkeklerin kadınlara yönelik daha fütursuzca saldırılar gerçekleştirdiğini belirten Didar, artık sadece evlerinde yan yana yaşadıkları kadınların değil, bu topraklarda yaşayan tüm kadınların erk zihniyete göre hareket etmesinin istendiğini aktardı.
Didar, devletin toplumu dizayn ederken, erkeklerin de saldırganlıklarıyla kadınları dizayn etmeye çalıştığını söyleyerek, "OHAL devam ettiği sürece biz kadınlara yönelik saldırganlık da sürecektir. Kadınların yaşaması için OHAL'in bir an önce kaldırılmasını istiyoruz" dedi.
'Özsavunma uygulayan kadınlar serbest bırakılsın'
Didar, kadınların erkek şiddetine direndiği için katledildiğine dikkat çekerek, yaşam ile ölüm cenderesi arasında kadınların yaşamak için özsavunma hakkını kullandığının altını çizdi.
Çilem, Yasemin, Nevin'in özsavunma hakkını kullanan kadınlardan sadece birkaçı olduğunu dile getiren Didar, özsavunma hakkını kullanan kadınların ise cezalandırılması için ülkede bir yarış halinde olduğunu belirtti.
Didar, "Takım elbise giydiği, pişman olduğunu söylediği, 'namusumu korudum' dediği için erkeklere haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulayan mahkemeler, 'meşru savunma' hakkı kullanan kadınları ömür boyu hapishanelerde tutacak cezalar veriyor" diyerek yaşamak ve yaşatmak için özsavunma uygulayan kadınların bir an önce serbest bırakılmasını talep etti.
"Kindar ve dindar nesil yetiştireceğiz" diyen siyasi iktidarın eğitim müfredatını da buna göre şekillendirdiğini belirten Didar, MEB ve Ensar Vakfı arasında imzalanan protokolü hatırlattı.
'Cinsiyetçi müfredat istemiyoruz'
Didar, biat eden, her söylenene kader diyerek kafa sallayan yeni bir nesil yetiştirme çabası içerisinde olduğunu ifade ederek, kadınların buna izin vermeyeceğini aktardı. Didar, "Yeni eğitim-öğretim yılında değiştirilen müfredatla kız çocuklarına evlenerek kocalarına itaat etmelerini, erkeklere de kadınlar üzerinde hâkimiyet kurmayı öğütlüyorlar. 'Kocaya itaat etmenin ibadet' olduğunu söylerken, küçük yaşta evliliği 'örf' denilerek meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Bir de buna müftülere nikâh yetkisi veren yasa eklendiğinde, çocuk yaşta evlilikler kolaylaştırılıyor. Çocuklara tecavüzün önüne açan bu yasal düzenlemeyle aynı zamanda çocuk yaşta doğumlarda meşrulaştırılmaya çalışılıyor" dedi.
‘Mücadele edeceğiz’
Didar son olarak, bugüne kadar mücadele ederek emek ve özveri ile kazandıkları haklarının OHAL, KHK çemberi içerisinde çıkarılan yasalar ile ellerinden alınmasına izin vermeyeceklerini, susmayacaklarını ve yaşamak için yan yana gelerek mücadele edeceklerini belirtti.







