‘Yeni müfredatla kadın- erkek rolleri keskinleştiriyor’

  • 09:14 8 Ekim 2017
  • Güncel

Neval Akyüz

DİYARBAKIR-  Türkiye’de özellikle son yıllarda eğitim sisteminde yapılan değişiklerin yarattığı karmaşa aileleri ve çocukları olumsuz yönde etkilerken, Eğitim-SEN Diyarbakır 1 Nolu Şube Sekreteri Mizgin Yavuz iktidarın eğitim sistemi ile kadınları pasifleştirerek yeni bir toplum dizayn etmek istediğine dikkat çekti. 
 
Türkiye’de özellikle 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında müfredatta yapılan değişiklikler hem velilerin hem de çocukları endişelendirmeye devam ediyor. Bu yılkı ders müfredatında yapılan değişiklikler gelecek nesli AKP’nin ideolojine göre şekillendirmeyi hedefliyor. Tartışma ve tepkilerle bu yıl eğitim hayatına başlayan okullarda ise kadın erkek rollerinin keskinleştirildiği müfredat okutulmaya devam ediliyor. 
 
Eğitim-SEN Diyarbakır 1 Nolu Şube Sekreteri Mizgin Yavuz, eğitimde yapılan değişikliklerden kaynaklı kaygılı olduğunu söyleyerek, “Bu iktidar da yaratmak istediği toplumu önce kadını pasifleştirerek yapmak istiyor. Bu sistemin adına da eğitim diyorlar. Aslında biz buna eğitim demiyoruz. Verilecek tek ad vardır oda faşizmdir! Biz eğitimciler bununla mücadele etmemiz gerekiyor” diye konuştu.
 
‘Eğitimci olarak çok kaygılıyım’
 
Mizgin, okulların bilim yuvası olması gerektiğini dile getirerek, yeni müfredatla toplumun hiçbir kesimini görmeden kapalı kapılar ardından kararlar alındığının altını çizdi. Gelecek nesiller üzerine kararlar alındığına değinen Mizgin, “Okulların normal şartlarda bilimsel ve laik olması gerekirken Türkiye de tam tersi bir durum işleniyor. Dönemsel olarak gelen siyasi partiler kendi çıkarları doğrultusunda eğitim sistemini değiştiriyor. Ne yazık ki bu süreçte okullar bilim yuvası formatından çıkarak tamamen siyasi partilerin isteği üzerine yürütülüyor” dedi.
 
‘Yeni müfredatla kadın köleleştiriliyor’
 
Yeni müfredat incelendiğinde eril zihniyetin hakim olduğu ve verilen din derslerinde kadın erkek rollerinin keskinleştirildiğine tanıklık edileceğine değinen Mizgin, eğitim kurumlarında yapılan bu değişiklikle iktidarın dini kullanarak eğitim üzerinde de tahakkümünü kurmak istediğine dikkat çekti.
 
Mizgin, “Eğitim müfredatında işlenen kitapları incelediğimizde tamamen eril zihniyete hizmet eden konularla dolu. Şimdi ki iktidar dini  daha öncekiler de  ırkçılığı kullanıyordu. Dönemsel olarak baktığımızda kadına bakış açıları hep aynı. Önceki dönemlerde kitaplardaki fotoğraflarda anne bulaşık yıkar baba da gazete okurdu. Şimdi de direk kız çocuklarının eşlerine itaat etmeleri gerektiği yönünde yazılar var” diye belirtti.
 
‘Eğitimciler mücadele etmemeli’
 
Son olarak bu sistemin kadını pasifleştirdiğini dile getiren Mizgin, sistem ile kadının saf dışı bırakıldığını dile getirdi. Mizgin, toplumda öncü gücün kadınlar olduğunu kaydederek, tüm erk zihniyetlerin kadın gücünden korktuğuna vurgu yaptı. İktidarların da toplumları dizayn ederken ilk iş olarak kadınları pasifleştirmek istediğine vurgu yapan Mizgin, “Dini kullanan ve faşist bir sistem hayata geçirilmek isteniyor. Biz eğitimcilerin ise bununla mücadele etmesi gerekiyor. OHAL sürecinde her adımımız her ne kadar onların sert duvarına denk gelse de, bu sistem karşısında susmayacağız. Aileler de bu sisteme karşı alanlara çıkmalıdır” dedi.