Karadeniz'in kanserle mücadelesi: Hastane de yok doktor da

  • 09:05 11 Ekim 2017
  • Güncel
Evrim Kepenek
 
ARTVİN – Kanserli hasta sayısının en fazla olduğu Doğu Karadeniz’deki illerde hastaların sorunlarını çözebilecek hastaneler ya da doktorlar yeterli oranda değil. Kanserle mücadele eden Aysun Paksoy, “Uzun ve zor bir süreç. Tek bir doktorun takip etmesi gerekiyor ancak doktorlar sürekli değişiyor. Kanser bedava diyorlar. Yalan. Sabır isteyen bir süreç” diyor.   
 
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de yılda ortalama 163 bin 500 kişiye, günde ise 450 kişiye kanser tanısı konulduğu belirtiliyor. 26 Nisan 1986 yılında Ukrayna'nın kuzey bölgesinde, Kiev'e bağlı bağlı bir yerlerşim yerinde bulunan  Çernobil Nükleer Santrali'nin 4. reaktöründe meydana gelen patlamanın ardından 30 kilometre çapındaki alan belirlenerek bu bölgelerden 135.000 insan uzaklaştırıldı ve yaşam alanları boşaltıldı. Fakat patlamanın etkisi ile Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyılarına ulaşan radyasyon uzun yıllar sürecek tahribatlara yol açtı. Sovyetler Birliği faciadan sonra kendi sınırları içerisinde kısmen önlemler alsa da etkisi Türkiye sınırlarını aşan radrasyona karşı dönemin  Sanayi ve Ticaret Bakanı  Cahit Aral, çaydaki radyasyonun tehlikeli olmadığını kanıtlamak için kameralar önünde çay içmekle yetindi. Doğu Karadeniz'de yaşayan yurttaşlar, radyasyonun yaşam alanlarını ve hayatlarını yok eden etisi ile başbaşa bırakıldı. 
 
Maalesef Doğu Karadeniz’deki kanserli hasta oranlarına ulaşabileceğiniz güncel bir veri kaynağı yok. Kanser Kayıt Merkezi’nin 2011’de, Samsun ve çevre illerinde yaptığı araştırmaya göre kanserli hasta sayısı 36 bin 635. Doğu Karadeniz’deki en son bilgi bu. Ancak, Artvin-Trabzon arasındaki köylerde kısa bir gezintiye çıktığınızda, hemen her evde bir kanser hastasına yada hasta yakınına rastlamanız mümkün. Peki, kanserli hasta oranın bu kadar yüksek olduğu bir bölgede, kanser tedavisi için yeterli donanım var mı?
 
Artvin’de onkoloji servisi bulunan bir hastane yok
 
Artvin ve Erzurum’a bağlı köylüler Artvin’de bulunan devlet hastanesine gidiyor. Ancak bu hastanede sadece acil sorunlar çözülebiliyor. Tedavi süresi uzun olan mesela kanser hastaları tedavi edilemiyor. Zaten kanser hastaları ile ilgilenen Onkoloji Servisi de yok.
 
Hopa’da hastane var servis var doktor yok
 
Kanser vakalarının en fazla olduğu Hopa’da ise yakın zamanda bir devlet hastanesi açıldı.Resmi rakamlara göre 55 yataklı olan hastanede Onkoloji Servisi var ancak doktor yok. Bu da Onkoloji Servisi’ne gitmesi gereken hastaların direk Rize’ye gitmesine neden oluyor.
 
Rize’de Onkoloji Servisi var ancak doktorların sürekliliği yok
 
Rize’ye giden kanser hastasını da başka bir sorun bekliyor. Rize’nin en güzel yerinde kurulan Onkoloji Hastanesi’nde, çok sayıda hasta bakım hemşiresi ve doktor var. Ancak, sorun şu ki bir hasta kendisine bakan doktorla bir daha karşılaşamıyor. Çünkü, bir hasta yakının deyimi ile, “Rize’ye gelen doktorlar durmuyor ve gidiyor”. Kanser hastalarının ise tek bir doktor tarafından sürekli olarak takibinin yapılması ve hastalığın seyrine bakılması gerekiyor. Ancak bu sürekliliği sağlayacak bir doktor yok.
 
Trabzon’da Farabi yıkılmak üzere
 
Trabzon’un en köklü hastanelerinden biri olan Farabi Hastanesi ise, bölgenin en eski hastanelerinden biri. Ordu ve Giresun’dan gelen hastalara da hizmet veren hastanede Onkoloji Servisi var, doktor da var ancak hastanenin durumu içler acısı. Bir hasta yakınına göre hastane, “hastane çok büyük ve hastaların ulaşabileceği tuvaletler hastaların yattıkları odalardan çok uzakta." Özellikle acile gelen hasta ve hasta yakınlarının otopark sorunu da yaşandığına dikkat çekilirken, Farabi’nin de hastalar için çözüm olmadığı ortada.  
 
Kanserle mücadele eden Aysun: Sabır isteyen bir süreç
 
Kanserli bir hasta ilk hatalığını öğrendiğinde “bocalıyor ve şaşkın oluyor” diyen Aysun, bir çok hastanın psikolojik destek aldığını söylüyor. “Sıkıntılı ve uzun bir süreç” olarak tanımladığı hastalık süresince en çok sabıra ihtiyaç duyulduğunu anlatan Aysun, kemoterapilerin 3-4-6 aylık periyotlarla ilerlediğini belirtiyor. Tedavi süresince zaman zaman kendini dahi tanıyamadığını anlatan Aysun, hastalığın etkisi ile, “aksi ve gergin bir insan” olunduğuna dikkat çekiyor.
 
Kanser tedavisi bedava söylemi yalan
 
Kanser tedavisinde ücretsiz uygulamaların gerçeği yansıtmadığını anlatan Aysun, “Hastanelerde tedavi ücretsiz olsa da ilaçlar ücretli ve üstelik çok pahalı. Birçoğu yurt dışından getiriliyor” diyor. “Hastalar tamamen özel hastanelerin ve doktorların insafına bırakılmış” diyen Aysun, “Zengin de hasta oluyor fakir de. Ama ikisi aynı şekilde tedavi olmuyor. En azından her şeyin iyisini, organiğini yemek zorundasın. Organik bir balın kilosu 200 TL. Bunu fakir alamaz. Yoksullar için bu hastalık çok daha sıkıntılı geçiyor” vurgusu yapıyor.