Nazife Onay: Duvarları titreten sesimiz Nuriye ve Semih'e ulaştı

  • 09:03 13 Ekim 2017
  • Güncel
ANKARA - Tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi'nden yolladığı mektup aracılığıyla Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevi eylemini selamlayan Yüksel direnişçisi Nazife Onay, Nuriye'nin iradesi dışında hastaneye götürülmesini aynı kampuste olmalarına rağmen üç gün sonra öğrendiklerini ve bunun tecridin boyutu olduğunu belirtti. Nazife, haberin ardından devrimci tutsaklar olarak 3 gün boyunca kapı dövme eylemi gerçekleştirdiklerini bildirdi. 
 
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildiği işine dönmek için 7 Şubat’ta direnişe başlayan öğretmen Nazife Onay, verilen ‘ev hapsi’ cezasını reddettiği için 8 Ağustos'ta tutuklanarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilmişti. İstanbul Şişli'deki Cevahir AVM önündeki direnişini, açlık grevinde olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça tutuklanmasının ardından Yüksel Caddesi'ne taşıyan Nazife, Yüksel'de de sayısız kez işkence ile gözaltına alınmıştı. 
 
Aynı kampüste bir gün sonra öğrendiler
 
Tutuklu bulunduğu Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nden yolladığı mektup aracılığıyla açlık grevi direnişi selamlayan Nazife, Nuriye'nin 26 Eylül günü iradesi dışında Ankara Numune Hastaneye yoğun bakım servisine götürüldüğünü ancak bir gün sonra öğrenebildiklerini belirtti. Bunun üzerine cezaevinde Nuriye ve Semih için eylem yaptıklarını bildiren Nazife, şunları aktardı: 
 
‘Tecridin boyutunun göstergesi’
 
"26 Eylül’de Sincan Kampus Hastanesi'ndeki tecrit odasından kendi rızası dışında Numune Hastanesi'ne götürülen Nuriye Gülmen'in haberini, aynı kampüste de olsak maalesef bir gün sonra öğrenebildik. Aslında bu bile hapishanelerdeki tecridin boyutunun göstergesidir. Bırakalım kampusu, yan hücrenizdeki arkadaşınızın kendi ahvalini öğrenmeniz, dayanışmanız istenmez. 
 
‘Tecrit zihniyeti bizden değildir’
 
Oysa Anadolu kültürümüz bize komşuluk ilişkilerini ve dayanışmanın değerini öğretir. Öyleyse tecrit zihniyeti bizden değildir. İşte bu bilinçle biz özgür tutsaklar, tecrit duvarlarını aşmanın yollarını arar ve koşullar ne kadar zor olursa olsun, gerekirse yeni bir yol açarak buluruz.”
 
‘Üç eylem yaptık, hapishane duvarlarını titrettik’
 
Tam da bu noktada, Nuriye’nin maruz kaldığı ‘yoğun bakım’ işkencesine karşı ses çıkardıklarını ve eyleme geçtiklerini aktaran Nazife, şunları kaydetti: 
 
“Sincan Kadın Hapiahanesi'ndeki yaklaşık 80 devrimci kadın tutsak olarak, bizler de tecrit duvarlarını aşarak Nuriye'nin maruz kaldığı bu saldırgan tutumu sloganlarımızla protesto ettik. Üç devam eden eylemimizi, ilk gün saat başı kapı döverek devam ettirdik. Cepheli tutsaklar olarak biz yapsak da hapishane duvarlarını titreten dayanışmamızın sesi eminiz Nuriye ve Semih'e kadar ulaştı. Demir parmaklıklar, kalın duvarlar da olsa, hastanede kilit altında da bulunsalar biliyoruz ki devrimci coşkunun aşamayacağı yürek yoktur. Haklıyız, kazanacağız diyoruz."
 
Nazife Onay kimdir?
 
7 Şubat KHK’sı ile ihraç edilen Kamu Emekçileri Cephesi (KEC) üyesi Nazife Onay İstanbul Şişli’de bulunan Cevahir AVM önünde oturma eylemine Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek olmak için başlamıştı. Kendisinin ihraç edilmesiyle beraber oturma eylemi “İşimi geri istiyorum” diyerek devam etti. İstanbul’da 15 kez gözaltına alınıp işkenceye maruz kalmasının yanı sıra hafta sonları direniş ziyaretleri gerçekleştiren Nazife, Bandırma’da gözaltına alınıp Çınarlı Karakolu’nda işkenceye maruz kalmıştı. Nazife, Nuriye Gülmen ve Semik Özakça’nın açlık grevinin 96. gününde ise İstanbul’da başlattığı direnişini Ankara Yüksel Caddesi'ne taşıdı. 8 Ağustos'ta, 'ev hapsi'ni reddettiği gerekçesiyle tutuklanarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi.