Sekiz yıldır devam eden cinsel saldırı davası yine ertelendi

  • 13:30 13 Ekim 2017
  • Güncel
KOCAELİ – Gebze’de 8 yıl önce bir kadını cinsel saldırıya maruz bırakan erkek hakkında açılan davada verilen 13 yıl hapis cezası bozulurken, yeniden görülmeye başlanan davada yeniden istenen rapor gelmeyince duruşma ertelendi. Duruma tepki gösteren avukat Perihan Meşeli, “Maalesef yasalarda var olan cezalar uygulanmıyor. Biz cezaların arttırılmasını da istemiyoruz, var olan ceza uygulanmasını istiyoruz” dedi.
 
 Kocaeli’nin Gebze ilçesinde sekiz yıl önce bir kadını cinsel saldırıya maruz bırakan A.A. isimli erkeğin yargılanmasına başlanan dava yeniden görülmeye başlanırken, dün görülen son duruşmada yine karar çıkmadı. BİANET’in haberine göre,  2011’de açılan davanın 2013 yılında görülen duruşmasında sanık A.A. 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı, ancak soruşturma aşamasında ve hüküm çıktıktan sonra tutuklanmadı. Yargıtay, "delil yetersizliği" ve "tecavüz sonrası kimi davranışlarının hayatın olağan akışına uygun bulunmaması" gerekçesiyle, sanığın beraat etmesi gerektiğini söyleyerek verilen ceza kararını bozdu.
 
Rapor gelmedi
 
Davanın yeniden açılmasıyla beraber, Gebze 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmada mahkemeye sunulan adli tıp raporları birbirleriyle çeliştiği gerekçesiyle Adli Tıp Genel Kurulu’na geri gönderilmişti. Yeniden rapor gelmediği için bir sonraki duruşma 28 Aralık saat 11.00’e ertelendi.
 
‘Sanık ceza aldı ama tutuklanmadı’
 
Cinsel saldırıya maruz bırakılan kadının avukatlarından Perihan Meşeli, “Sanık ceza aldı ama bir gün bile tutuklu kalmadı” diyerek, cinsel saldırı davalarında yargılamanın bu kadar uzun sürmesinin ve davaların cezasızlıkla sonuçlanmasının sık karşılaşılan bir durum olduğuna dikkat çekti. Perihan, “Bu kadar uzun sürmesi çok yıpratıcı. Adalet duygusunu zedeleyen bir şey. Sanık 2011’den beri tutuklanmadı ve bu sırada delilleri karartmaya çalıştı, kadın şikayetinden vazgeçilmesi için tehdit edildi. Adeta cezayı tecavüze uğrayan kadın çekmiş oldu” diye konuştu.
 
‘Varolan ceza uygulanmalı’
 
Cinsel saldırı davalarında yargılama süreçlerinin bu şekilde ilerlediğini belirten Perihan şöyle devam etti: “En sonunda da kadının tepkilerini erkek egemen bir bakış açısıyla yargılayan Yargıtay da dahil olmak üzere, sistem karşısında gerçekten mücadele etmeye çalışıyoruz. Durum böyle olunca, bir kadın tecavüze maruz kalsa, şikayet ettikten sonra sürecin ne kadar uzayacağını görüyor ve bu erkek egemen bakış açısı, kadınların şikayet etmesini engelliyor. Maalesef yasalarda var olan cezalar uygulanmıyor. Biz cezaların arttırılmasını da istemiyoruz, var olan ceza uygulanmasını istiyoruz.”
 
‘Görüşmeler kısa, değerlendirme eksik’
 
Cinsel saldırı ve cinsel istismar dosyalarında Adli Tıp Kurumu’ndaki görüşmelerin çok kısa sürdüğünü belirten Perihan, değerlendirmelerinde eksik olduğuna dikkat çekti. Perihan, “İlk başta Kocaeli Üniversitesi’nden iki psikiyatri ve iki adli tıp uzmanının yazdığı bir rapor, ardından da İstanbul Üniversitesi’nden rapor alınmıştı. Bu iki üniversitede de Adli Tıp Anabilim Dalı olduğu için, raporlar daha ayrıntılı yazılıyor.”
 
Cinsel saldırı olaylarında sanıkların tutuklanması için ses ve görüntü kaydı arandığını, ancak böyle bir olayda ses ve görüntü kaydı olmasının her zaman mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
 
Ne olmuştu?
 
Gebze’de 2009’da A.A. isimli erkek, bir kadını cinsel saldırıya maruz bıraktı. Kadın 24 saat içinde şikayette bulundu. 2011'de dava açıldıktan sonra duruşmaları avukatı olmadan, kendisi takip etti. 2013'te mahkeme sanığa 13 yıl hapis cezası verdi. Ancak sanık tutuklanmadı.
 
Yargıtay ise kadının davranışlarının "tecavüz öncesi ve sonrası kimi davranışlarının hayatın olağan akışına uygun bulunmaması" gerekçesiyle cezayı bozdu.
 
Yeniden görülmeye başlanan davayı Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu takip etmeye başladı. İlk duruşmada sanık avukatları, kadın örgütlerini davayı “istismar etmekle” suçladı; mahkeme salonunda “Bu davayı Özgecan Aslan’ın ismini kullanarak gündem etmeye çalışıyorlar, ama iki davanın alakası yok” dedi.
 
Mahkemeye İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda kadının mevcut durumunun, anlattığı tecavüzle uyumlu olduğu söyleniyor ve saldırı nedeniyle yaşadığı psikolojik sıkıntılara dikkat çekiliyor.
 
Adli Tıp Kurumu raporunda da kadının şikayetlerinin yaşadığı olayla uyumlu olduğu fakat var olan semptomların doğrudan tecavüz olayı nedeniyle mi, yoksa başka bir nedenle mi olduğunun tespit edilemeyeceği söyleniyor.
 
Sanık A.A., Kartal Adliyesi’nde başka bir cinsel saldırıya teşebbüs dosyasından 3 yıl 4 ay hüküm giymişti.