Kayıp yakınları 453’üncü haftasında

  • 13:30 14 Ekim 2017
  • Güncel
DİYARBAKIR - "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" eyleminin 453'üncü haftasında, 1995 yılında İstanbul’da kayıp edilen Fehmi Tosun ve Hüseyin Aydemir’in akıbeti soruldu.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Kayıp Yakınları tarafından "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" sloganıyla her hafta düzenlediği eyleminin 453'üncüsü gerçekleştirildi. İHD Diyarbakır Şubesi Konferans Salonu'nda düzenlenen eylemde kayıpların fotoğraflarının yanı sıra, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" yazılı pankart taşındı. Açıklamadan önce Hüseyin Aydemir’in Kardeşi Şeyhmuz Aydemir konuşarak, kardeşinin kemiklerini istediğini ve gidebileceği bir mezarının olmasını istediklerini vurguladı. Ardından Fehmi Tosun’un kardeşi Kıymet Zengin söz alarak, devletin Kürtleri yok etmek için yirmi dört saat uluslararası devletlerle görüştüğünü söyledi. Kıymet, Kürtlerin varlığının inkar edilemeyeceğini dile getirerek, kardeşinin inandığı değerler için mücadele etmeye devam edeceklerinin altını çizdi.
 
Baskılara karşı İstanbul’a göç eden iki ayrı hikaye
 
Ardından söz alan İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Avukat Hasan Yalçın, Fehmi Tosun’un Diyarbakır’ın Lice İlçesine bağlı Licok (Çavundur) köyünde yaşadığını, 1991 yılında köye yapılan baskında gözaltına alındığını 21 gün gözaltında tutulduğunu daha sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine konulduğunu söyledi. Fehmi’nin 3 yıl 9 ay ceza aldığını, 3 yıla yakın cezaevinde kaldığını dile getiren Hasan, çıktıktan sonra önce Fehmi’nin ardından eşi Hanım’ın çocukları ile birlikte İstanbul’a taşındığını vurguladı.
 
Hüseyin Aydemir’in ise 1961 yılında Lice’nin Tûtê (Yaprak) köyünde doğduğunu, ilkokul mezunu olduğunu belirten Hasan, ailesinin köyde hayvan ticareti ile uğraştığını söyledi. Hüseyin’in evli ve altı çocuk babası olduğunu dile getiren Hasan, köyde yaşadığı süreçte sürekli baskı gördüğünü bu baskı bu baskı nedeniyle ailesiyle birlikte göç ettiğini belirtti. Hasan, Hüseyin’in baskı nedeniyle birçok kez il değiştiğinin altını çizerken son olarak 1995 yılının ortalarında İstanbul’a göç ettiğini belirtti.
 
Fehmi ve Hüseyin’in 19 Ekim 1995 tarihinde aynı gün ve saatte gözaltına alındığını dile getiren Hasan, “Saat 7 civarında Fehmi Tosun beyaz bir Renault arabayla evin önüne getirildi. Tam o sırada eve gelen kızı ve yeğeni, babasını getirdiklerini gören oğlu ve pencereden aşağı bakan eşi Hanım Tosun, Fehmi Tosun'u telsizli kimselerle apartmanın arkasındaki bahçeye girerken gördüler. Hanım Tosun'un da pencerede olduğunu anlayan Fehmi Tosun tam o arada kendisini yere atarak gözaltına alındığını bağırmaya başladı ve yardım istedi. Hanım Tosun aşağı inene kadar Fehmi Tosun'u getirdikleri arabaya bindirmişlerdi. Hanım Tosun arabanın arkasından koştu, yanındakilerden arabanın plakasını not etmelerini istedi. Zorla götürülen Fehmi Tosun'dan bir daha haber alınamadı” dedi. Hanım’ın aynı gün Avcılar Polis Karakoluna başvurduğunu, aracın plaka ve numarasını da vererek şikayetçi olduğunu dile getiren Hasan, aynı gece Hüseyin’in evine gittiğini onunda evine dönmemiş olduğunu öğrendiğini söyledi.
 
Hüseyin’in eşiyle birlikte Aksaray’da yürürken 2 aracın onlara yaklaştığını ve durduğunu dile getiren Hasan, araçtan inenlerin Hüseyin’i zorla araca bindirdiğini ve ardından oradan uzaklaştığını söyledi. Hüseyin’in eşinin aracın plakasını aldığını hemen ardından Avcılar Emniyetine gittiğini emniyeti aracın plakasını aldığını, ancak Hüseyin Aydemir diye birini gözaltına almadıklarını söylediğini vurgulayan Hasan, eşinin ardından savcılığına dilekçe yazdığını ancak savcılığın dilekçeyi kabul etmediğini geri çevirdiğini vurguladı. Hüseyin’in ailesinin tüm resmi kurumlara başvurduğunu söyleyen Hasan, hiçbir sonuç almadığını vurguladı.
 
Soruşturmanın halen sürdüğüne dikkat çeken Hasan, Fehmi’den o günden beri haber alınamadığını, Hanım’ın 8 Nisan 1996 yılında AİHM’ye başvurduğunu kaydetti.
 
Açıklamanın ardından kayıp yakınları 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eyleminin ardından kayıp yakınları alkışlarla eylemi sona erdirdi.