Kadınlar medyanın dilini tartışıyor

  • 15:25 14 Ekim 2017
  • Güncel
İSTANBUL - ‘Böyle gitmez kadınlar izin vermez’ sloganı ile devam eden kampanya kapsamında kadınlar bugün “Medyada Cinsiyetçilik, Militarizm ve Milliyetçilik” konularını ele alarak, medyanın dilini tartıştı. 
 
Türkiye’nin birçok kentinde “Bu böyle gitmez kadınlar izin vermez” sloganıyla kadınlar eylem ve etkinlik gerçekleştirdi. Bugün de kampanya kapsamında kadınlar medyanın dilini tartışmak için bir araya geldi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca ve çok sayıda kadının katıldığı çalıştay, Taksim Hill Otel’in konferans salonunda gerçekleşti. Kadınlar “Medyada Cinsiyetçilik, Militarizm ve Milliyetçilik” başlıklı konuları ele aldı. 
 
‘İşini etik yapan hedefte’
 
Çalıştayda ilk olarak söz alan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca, daha önce bir çalıştay gerçekleştirdiklerini bunun da öncekinin devamı olduğunu söyledi. Besime, gerçekleştirilen çalıştayın kampanya kapsamında hazırlandığını kaydederek, Türkiye’nin 80 milyon nüfusunun artık ‘bu böyle gitmez’ demesi gerektiğini vurguladı. Çocuk, genç, yaşlı ve kadın her kesimin kaygı yaşadığına dikkat çeken Besime, “Çünkü savaş gerçekliği ile karşı karşıyayız. Kadınlar olarak bunlara karşı mücadelemizi devam ettireceğiz. Bütün sorunların kaynağı kadından doğru toplumun şekillendirilmeye çalışılmasıdır. Yaşadığımız çağ medya çağıdır. Eğer toplum aydınlanmak istiyorsa ya da kaybolup gitmek istiyorsa medya bu yolda iyi rol oynar. Basın hem bir özgürlük ağıdır hem de esir olma ağıdır. Onlarca basın kurumu kapatıldı, yüzlerce basın çalışanı tutuklandı, yaşamını yitiren basın çalışanları oldu. İşini etiğiyle yapan basın çalışanları her zaman hedefte oldu” ifadelerini kullandı. 
 
‘Medyanın dilini değiştireceğiz’
 
Besime, dün katledilen Helin Palandöken’i hatırlatarak, medyada bu katliamın ‘aşk cinayeti’ olarak görüldüğüne dikkat çekti. Medyanın Türkiye’de birinci savunma ağı olduğunun altını çizen Besime, iktidarların üstünü kapatmak istedikleri konuları medya aracılığıyla hayata geçirdiklerini ifade etti. Besime, çocuklar üzerinde şiddet ve taciz olaylarının arttığına vurgu yaparak, “Suriye’deki savaş nedeniyle gelenler nefret suçlarıyla karşı karşıya. Televizyon dizilerinden haberlere, medyada şiddetin, militarizmin, savaşın dili nedeniyle sesimiz, sözümüz, eşit, özgür, barış içinde bir yaşam tahayyülümüz duyulmaz oluyor. Bir yandan da kadınların medyadaki yeri, temsili gittikçe daraltılıyor. Biz medyanın dilini değiştireceğiz. Biz kadınlar olarak ‘bu böyle gitmez’ demeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
 
‘Dizilerle toplum şiddete özendiriliyor’
 
Ardından söz alan Filmmor yönetmenlerinden Melek Özman, daha çok medyada kadının metalaştırılması ve kadın üzerinden toplumun şekillendirilmesine dikkat çekti. Medyada görünmez kılınanların da başarılı olduğu alanlar ve yaptığı çalışmaların olduğunu söyleyen Melek, medyada görünmesi istenmeyen kesimlere yer vermediğini aktardı. Melek, “Muhalif medyalar dışında gündemleştiren olmuyor. Çünkü medya iktidarın silahı gibi kullanılıyor” diyerek fotoğraflar üzerinden medyanın kadını en çok hedef aldığı haberleri ve reklamları gösterdi. Dizilerde kadınlara yönelik söylemlerinin olduğu sahneleri sinevizyon halinde kadınlarla paylaşan Melek, daha sonra kadın programlarından örnekler verdi. “Savaşçı”, “Söz”, “İsimsizler” ve son süreçte yayına giren bazı dizileri örnek veren Melek, bu dizilerde halkın şiddete özendirildiğinin de altını çizdi. 
 
Çalıştay Akademisyen Hülya Uğur Tanrıöver’in konuşmasıyla devam ediyor.