İlknur'dan mesaj var: Adaleti, özgürlüğü hakikatin üzerine kurabiliriz
- 15:07 15 Ekim 2017
- Güncel
ANKARA - Tutuklu kadın hakları aktivisti İlknur Üstün cezaevinden yolladığı mesajında, “Bizim doğrudan, iyiden vazgeçme lüksümüz yok. Bundan vazgeçmemenin tek yolu hakikatin ne olduğunu görmek ve göstermektir. Eğer adalet diyorsak, eğer özgürlük diyorsak, eğer eşitlik diyorsak, bunu ancak hakikatin üzerine kurabiliriz. Yaşananlar hiçbirimizi umutsuzluğa düşüremez” dedi.
Tutuklu kadın hakları ve insan hakları savunucusu İlknur Üstün'den mesaj var. İlknur'u Sincan Kapalı Kadın Cezaevi’nde ziyaret eden Ankara Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın ilettiği mesajda, İlknur şunları kaydetti.
“Bizim doğrudan, iyiden vazgeçme lüksümüz yok. Bundan vazgeçmemenin tek yolu hakikatin ne olduğunu görmek ve göstermektir. Eğer adalet diyorsak, eğer özgürlük diyorsak, eğer eşitlik diyorsak, bunu ancak hakikatin üzerine kurabiliriz. Her şeyin flulaştırılmaya çalışıldığı bir ortamda hakikati zor da olsa bulup çıkarmamız ya da daha görünür hale getirmemiz gerekiyor. Biz elinde büyük güçleri olan insanlar değiliz. Biz ancak birbirinin derdini dert edinip, birbiri ile dayanışarak adalete, özgürlüğe, eşitliğe gidebiliriz. Ve inanıyorum ki ister insan hakkı, ister kadın hakkı mücadelesi versin, ister kamuda görev yapsın, ister Meclis'te olsun, her yerde bunun için çabalayan insanlar var. Böyle olduğu sürece yaşananlar hiçbirimizi umutsuzluğa düşüremez.”
'Terörist ilan edenlerin zihniyeti yargıda'
Ziyaret sonrasında konuşan Aylin ise, “Böyle naif bir insandan terörist yaratma çabası tam bir kara mizahtır. İddianamenin hazırlanması için 100 gün bekledik. Bu süreçte dosyaya kısıtlama kararı getirip ‘içinde neler var neler’ dediler. Bir bakanımız ‘hızlanacak o iş’ dedikten hemen sonra iddianame açıklandı. Bakan’ın yargıya müdahalesini geçtim, iddianamenin içeriği tam bir fiyasko. Bu kadar mesnetsiz ve zorlama iddiaları okuyunca hukuk adına bir kez daha çok üzüldüm. İddianamenin neredeyse üçte birini, internette herkese açık olan Hayır Meclisi’nin kararlarıyla doldurmuşlar. 'Hayır' demek suç mu diye sormuyorum; çünkü referandum öncesi 'hayırcı'lar zaten Cumhurbaşkanı tarafından terörist olarak ilan edilmişlerdi. İşte bu zihniyeti yargıya taşımışlar” diye konuştu.







