Boşanmak isteyen A. eve kapatıldı: Ölümle tehdit ediliyorum, sorumlu yargıdır

  • 09:06 16 Ekim 2017
  • Güncel
Gülistan Azak
 
DİYARBAKIR - Evli olduğu G.B. isimli erkek tarafından 21 yıldır sistematik şiddete ve işkenceye maruz bırakılan A., boşanma davası açtıktan sonra sürekli olarak ölümle tehdit edildi. G.B. ile aynı evde yaşamaya zorlanan A., geçici uzaklaştırmanın çözüm olmadığını, duruma biran önce el atılması gerektiğine dikkat çekiyor. Ölümle tehdit edilen ve yaşamı tehlikede olan A, olası bir önlem alınmadığı takdirde başına geleceklerden yargının sorumlu olacağını ifade ediyor.
 
Diyarbakır’da yaşayan ve 21 yıldır evli olduğu G.B isimli erkek tarafından sistematik şiddete ve işkenceye maruz bırakılan A., 5 ay önce boşanma davası açmasına rağmen tehdit edildiği G.B ile aynı evde yaşamaya zorlanıyor. İki çocuğuyla birlikte G.B.’nin yanında yaşamaya zorlanan A., Diyarbakır Barosu tarafından atanan avukatın ise kendisine hukuki destek vermediğine dikkat çekti. Sürekli olarak ölümle tehdit edildiğini vurgulayan A., kısa süreli uzaklaştırma verilmesine ve koruma kararının alınmamasına tepki gösterdi.
 
‘Kendimizi odaya kilitliyoruz'
 
Kendisinin ve çocuklarının devamlı sistematik işkenceye maruz bırakıldığını belirten A., "Eve her gece sarhoş halde geliyor. Bana ve çocuklarıma sarhoş haliyle zarar verebileceğini düşündüğüm için kendimizi odaya kilitliyoruz. O evdeyken bir bardak su içmeye dahi çıkamıyoruz. Çocuklarım yaşananlardan çok etkileniyor. Babalarına artık dayanamadıklarını söylüyorlar" diye konuştu.
 
Vücudu yarayla dolu
 
G.B tarafından devamlı öldürülmekle tehdit edildiğini belirten A., şöyle devam etti:
 
"Evde bıçak dahil tüm kesici aletleri saklıyorum ve gece uyurken oda kapımı kilitleyerek uyuyorum. Boşanma davası açmama rağmen hala sözlü ve fiziksel şiddete maruz bırakılıyorum. Beni öldürüp daha sonra sarhoş olduğunu ileri sürerek kendini aklayacağını düşündüğümden dolayı uyumuyorum. Boşanma davası açtığım için sokak ortasında dövüldüm. Aylarca vücudumdaki yaraların iyileşmemesi nedeniyle dışarıya çıkamadım. Bize yaşattıklarını aileme anlatmam durumunda aileme de zarar vereceğini söylüyor."
 
Mahkemede kendini aklayacağını söylüyor
 
Küçük yaşta evlendirilen ve 21 yıllık evliliği boyunca G.B. ile hiç bir zaman ortak bir yaşamı paylaşmadıklarını belirten A., " O çalışıp kazandığı parayı içkiye, kumara harcıyordu. Ben ise çalışıp çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılıyordum. Bu durum evliliğimiz boyunca devam etti. Evin tüm ihtiyaçlarını ve yükünü ben omuzlamaya devam ettim. G.B sürekli olarak beni ve çocuklarımı toplumdan soyutlamaya çalıştı" dedi.
 
G.B.'nin mahkemede de kendini aklamaya çalışacağını söyleyen A., "Mahkemenin sonuçlanması halinde 'başka biriyle birlikte olduğum için kendisinden ayrılmak istediğimi' ileri süreceği yönünde tehdit ediyor. Beni tehdit ederken diğer yandan da ailemi sindirmeye çalışıyor. Her ailemin yanına gittiğimde bana ‘Bunca yıl dayandın, çocukların için az daha dayan ' demeye başladı. Ailem ile aramdaki bağları da ortadan kaldırmak istiyor" diyerek, kendisine psikolojik ve fiziksel şiddetin arttığına dikkat çekti.
 
'Verilen uzaklaştırma sınırlı'
 
5 ay önce boşanma davası açtığı halde hala mahkemenin sonuçlanmadığını söyleyen A, kendisine baro tarafından atanan avukatın da hukuki anlamda yardımcı olmadığını ve dosyayı takip etmediğini ifade etti.
 
Mahkeme tarafından kısa süreli uzaklaştırma kararına tepki gösteren A.B., “Geçtiğimiz günlerde kısa süreli uzaklaştırma kararının da kadınları korumadığına şahit olduk. Adam kısa bir süre denetimde kaldı ve verilen karar kaldırıldı. Adam hemen ardından kadını katletti. Ben böylesi bir karar istemiyorum. Verilen korumanın girebileceği yerler sınırlı. Hala birlikte yaşadığım birinden beni nasıl koruyacaklar. Koruma her an yanımda olabilecek mi?" diye sordu.
 
‘Bir şey olursa sorumlusu yargıdır’
 
A., son olarak, "Defalarca başvuru yapmama rağmen hukuksal olarak bir tedbir alınmadı. Eğer bana ve çocuklarıma bir şey olursa bunun tek sorumlusu hukuk ve yargıdır" dedi.