‘Ilısu Barajı Projesinden derhal vazgeçilmelidir’
- 12:45 17 Ekim 2017
- Güncel
BATMAN- Hasankeyf Yaşatma Girişimi Ilısu Barajı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Tarihi dokuya ve Dicle Havsazısındaki ekosisteme zarar veren şirketlerin, bu projelerden derhal çekilmesi ve bu projenin çöpe atılarak, tahribatları onarıcı politikaların uygulamaya geçilmesi gerekmektedir” dedi.
Hasankeyf Yaşatma Girişimi, Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesinde “Ilısu Barajı yapım ve Hasankeyf Antik Kentinin Jeolojik-Jeoteknik Bakımdan Araştırılması ve Güçlendirilmesi Yapımı İşi Çalışmaları” adı altında yapılan tahribata ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Hasankeyf Kalesi’nin 200 civarı mağarasını doldurmak ve kayalarını kapatmak için kullanılacak hafriyatın taşınması için Dicle Nehri üzerinde Ağustos ayında köprü yapımına başlandığının altı çizilen açıklamada, bu köprü nedeniyle nehir suyunun önüne setler çekilerek suyun yönünün değiştirildiğine vurgu yapıldı.
Açıklamada çalışmalarda ağır tonajlı iş makinelerinin kullanılması nedeniyle nehrin kirlendiğine dikkat çekilerek, Nehrin yönünün değiştirilmesi nedeniyle nehrin yatak yapısındaki yaşam alanlarının en az 1,5 km boyunca büyük oranda zarar gördüğü ifade edildi. Balıkların ve diğer su organizmaların doğal ortamlarının şirket eliyle yok edildiğinin ifade edildiği açıklama şu şekilde:
“Nitekim binlerce balığın bu sebepten ötürü öldüğünü gözlemledik. Binlerce endemik canlıya hayat veren nehrin su kalitesi bozulmuştur. Çalışmalar kapsamında nehir kenarında bulunan ağaçların kesilerek tahribatın arttırıldığı gözlemlenmiştir. Aynı şekilde bu çalışmalarda Hasankeyf’in tarihi ve kültürel dokusuna zarar verilmektedir.
‘Yıkım ve talan hızlandı’
Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve Hasankeyf Matters olarak yerinde yaptığımız incelemelerde “Hasankeyf Antik Kentinin Jeolojik-Jeoteknik Bakımdan Araştırılması ve Güçlendirilmesi Yapımı İşi” kapsamında çalışmaların hafta sonları ve hatta geceleri dahi devam ettiği tespit edilmiştir. Çalışmaların hızlandırıldığı, resmi yetkilerin açıklamalarına yansımıştır. Yapılan çalışmalarda bilgilendirme tabelasında işi yapan yüklenici ve alt yüklenici firmalara dair bir bilgiye yer verilmemektedir. İşi yapan firmaların adlarının saklanması, bu projedeki şeffaflığı ortadan kaldırmaktadır.
‘Güçlendirme Projesi şeffaf değildir’
Halkın görüşlerinin alınmaması, T.C. yasalarına aykırıdır. Ulusal yasalara göre somut olmayan kültürel mirasın korunması gerekmektedir. Taşınmaz kültürel mirasın korunmasını hedefleyen çalışmaların planlanıp gerçekleştirilirken düzenli olarak halkın görüşlerinin alınması ve kamuoyunun sürekli bilgilendirilmesi gerekmektedir. Buna rağmen Hasankeyf Kalesi’nin Güçlendirilme Projesi’nin tamamen şeffaf olmayan bir şekilde devam ettiğinin altını çizmek istiyoruz. Projenin amaçlarının, teknik planlarının, müteahhitlerinin, katılımcılarının kamuoyuna – özellikle yerel halklara – açıklanması gerekmektedir.
‘Halk kültürel yıkıma tanıklık ediyor’
Yerel halk ise bu çalışmaları yüzyıllar boyunca yaşadıkları çevrenin yok edilmesi olarak görmektedir. Bu projenin yarattığı patlama sesleri ve toz bulutları ile kendi kültürleri için önemli mekân ve varlıkların yok edilmesine tanıklık ediyor. Bu da travmanın boyutlarını katmerleştiriyor. Ayrıca, çeşitli şekilde bu proje yerel toplulukların (sadece Hasankeyfliler değil, aynı zamanda civarındaki köylerde ve şehirlerde yaşayan insanların) insan haklarına da aykırıdır. Tarihi dokuya ve Dicle Havsazısındaki ekosisteme zarar veren şirketlerin, bu projelerden derhal çekilmesi ve bu projenin çöpe atılarak, tahribatları onarıcı politikaların uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.







