Helin Palandöken’in yakınları: Adalet yerini bulsun, bu son olsun!

  • 09:11 20 Ekim 2017
  • Güncel

Zülal Koçer

İSTANBUL- Mustafa Yetgin isimli erkek tarafından katledilen Helin Palandöken’in yakınları, adalet talebinde bulunarak, “Adalet yerini bulsun. Bizim evimize ateş düştü, başka evlere düşmesin. Bu son olsun” diyor.
 
Helin Palandöken, henüz 17 yaşındaydı fakat yaşamına çok şey sığdırmıştı. Çocuk yaşta annesini trafik kazasında kaybeden Helin, hem kardeşlerinin bakımıyla ilgileniyordu hem de ailesine destek oluyordu. Pendik Güzelyalı Tren Yolu İstasyonu’nda 21 yaşındaki Mustafa Yetgin isimli erkek tarafından katledilen Helin’in tabutunu ise kadınlar omuzladı. Katledilmesinin ardından kadın cinayetleri konusunda önlem almayan hükümeti eleştiren kadınların öfkesi büyümeye devam ederken, JIN NEWS ekibi olarak Helin’in ailesinin evini ziyaret ettik. 
 
Gün içerisinde taziye ziyaretine gelen pek çok gruptan birine denk geliyoruz, onlar ayrılıyor taziye evinden biz giriyoruz içeri. Salonda 4 kadın otuyor. Helin’in halaları ve yengesi. “Ateş düştüğü yeri yakar” derler ya, tam da ateşin düştüğü yerde, Helin’in katledilişinin acısını ve öfkesini yüreğinde en çok taşıyan kadınların arasında buluyoruz kendimizi. 
 
‘Yeni toparlamaya başlamıştı’
 
Kıymet Palandöken anlatmaya başlıyor Helin’i. Kıymet Helin’in halası ve Helin, her Cuma günü Kıymet’i ziyaret edermiş. Kıymet, Helin ile yaptıklarını sohbetleri şöyle anlatıyor: “Gelirdi oturur çay içerdik, sohbet ederdik. Her şeyini anlatırdı bize, paylaşırdı. Özellikle kızım Semra’yla daha fazla paylaşırdı. Ama buradaki akrabalarıyla da çok sağlamdı ilişkileri Helin’in.”
 
Helin’in annesi Saadet’i kaybetmesinin etkisini son birkaç yıldır atlatmış olduğunu söyleyen Kıymet, Helin’i katleden Mustafa Yetgin’in hak ettiği cezayı bulmasını istediğini ekliyor sözlerine. 
 
‘Gizli gizli takip ediyormuş’
 
Helin’in kuzeni Semra, Helin’in daha önce Mustafa Yetkin tarafından rahatsız edildiğini ve bunu kendisiyle paylaştığını aktarıyor. Bunun üzerine kendisinin telefon aracılığı ile Mustafa Yetgin ile görüştüğünü ifade eden Semra,“O görüşmenin ardından bir daha arayıp rahatsız etmedi Helin’i. Ama meğerse biz bilmiyormuşuz, gizli gizli gelip takip ediyormuş, Helin birkaç defa denk gelmiş hatta ‘Beni mi takip ediyorsun’ diye sormuş, tesadüf olduğunu söylemiş ama öyle değilmiş işte… ” diye anlatıyor.
 
Semra Helin’le olan ilişkilerinin çok iyi olduğundan bahsediyor ve Helin’in sadece kendisi ile değil çevresi ile de çok iyi ilişkileri olduğunu belirtiyor. O odadaki herkesin hem fikir olduğu şey bu; Helin gerek akrabaları ile gerekse arkadaşları ile güçlü sosyal bağları olan biri.
 
‘Bu ülkede adalet beklemek zor’
 
Helin de kadın cinayetlerine ve çocukların istismara maruz bırakılmasına sessiz kalmadığını ifade eden Semra, “Bu ülkede adalet beklemek zor ama bizim umudumuz var. Umudumuz bizim adalet arayışımızı ne olursa olsun sürdürecek olmamızdan kaynaklanıyor” diyor. 
 
'Televizyonda izlerken  yüreğimiz yanardı,  şimdi başımıza geldi'
 
Helin'in amcaısının eşi Şadiye Palandöken de isyan edercesine şunları söylüyor:  "Evimiz yandı, ciğerimiz yandı. Böyle ağır bir acı olamaz. Yazık değil mi bu gencecik çocuklara? Televizyondan izlerken yüreğimiz yanardı, ödümüz kopardı ve şimdi başımıza geldi."
 
Şadiye tüm kadınların cevaplanmasını istediği soruları soruyor: "Bunları kim koruyor? Neden ağır cezalar almıyorlar?'
 
'Biz peşini bırakmayacağız'
 
Şadiye cezasızlığa dikkat çekiyor, "Çocuklarımızı öldürüyorlar ama sonra götürüp onları cezaevinde besliyorlar.  Rabbim iyi yapmış diyenin burnundan getirsin. Biz peşini bırakmayacağız. Kızımızın hesabını soracağız"  diyor
 
Çevresinin de sevgi ve sempatiyle karşıladığı Helin aynı zamanda o büyük aile içerisinde özellikle annesinin ölümüyle özen gösterilen bir çocuk olmuş. Helin ise buna karşı daha fazla sorumluluk almış. Kardeşine annesinin yokluğunu aratmamayı kendine görev bilen Helin, babasının da yaşama yeniden sarılmasını sağlamış. 
 
‘Helin bana arkadaştı, dosttu, kardeşine anneydi’
 
Nihat Palandöken, kızına nasıl sarıldığını şöyle anlatıyor: “Annesini kaybettikten sonra Helin bana arkadaştı, dosttu, kardeşine anneydi, bana da anneydi sanki. Helin için de zordu. Biz oturur konuşurduk Helin’le her şeyi. Tam yeni yeni toparlamıştık kendimizi, bu felaket geldi başımıza.” 
 
Nihat, Helin’in hayallerinin başında İstanbul Üniversitesini kazanmak geldiğini söylüyor. Helin’in okulda da çok sevilen biri olduğunu söyleyen Nihat, günlerdir Helin’in arkadaşlarının ve öğretmenlerinin aralıksız kendilerini ziyaret ettiğini söylüyor. 
 
‘Adalet istiyoruz’
 
Helin’i katleden erkeğin adil bir yargılama ile cezalandırılmasını istediklerini söyleyen Nihat, sosyal medyada kullandığı profil resminin aylardır “Adalet” yazan görsel olduğunu aktarıyor ve ekliyor “Biz adalet istiyoruz, adalet! İstediğimiz tek şey adalet!” 
 
Nihat son olarak şöyle diyor:  “Bizim evimize ateş düştü başka evlere düşmesin, umarım bu son olur. Umarım verilen cezalar da çıkarılan yasalar da bundan sonra bu cinayetlerin işlenmesine engel olur” diye belirtiyor.
 
‘Bu son olsun’
 
Evden ayrılırken kapıda Helin’in staj arkadaşlarıyla karşılaşıyoruz, konuşmakta güçlük de çekseler Helin’in ailesini hiçbir şekilde yalnız bırakmayacaklarını söylüyorlar ve içlerinden biri “Bu son olsun istiyoruz, artık kadınlar, kız çocukları öldürülmesin” diye isyanını dile getiriyor.