Kobanêli kadınlar: Toprağımıza dönmek için pamuk topluyoruz

  • 09:08 20 Ekim 2017
  • Güncel

DİYARBAKIR- Kobanê’den Diyarbakır’a göç etmek zorunda kalan Kevser Nebi, pamuk tarlalarında çapa yaparak yaşamını idame etmeye çalışıyor. Emeklerinin sömürüldüğünün farkında olduklarını kaydeden kadınlar, topraklarına dönebilme umuduyla uzun çalışma saatlerine katlandıklarının altını çiziyor. 

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Bağıvar Köyü’nde pamuk tarlalarında çapa yaparak geçimini temin etmeye çalışan Kobanêli kadınlar, sabahın erken saatlerinde tarlaya doğru yola koyuluyor. DAİŞ çetelerinin Kobanê’yi kuşatmasıyla Diyarbakır’a yerleşen ve Kobanê’nin özgürleştirilmesine rağmen yaşadıkları travma nedeniyle topraklarına dönemeyen kadınlar pamuk toplayarak yaşamlarını sürdürüyor.  Topraklarına dönmeyi çok düşündüklerini ancak hala travmayı üstlerinden atamadıklarını dile getiren Kevser Nebi, çocuklarının hala korku içerisinde uyduklarını kaydetti. 
 
‘Pamuk toplayarak yaşamımızı sürdürüyoruz’
 
3 yıldır Diyarbakır’da yaşadıklarını aktaran Kevser, kendi topraklarında olmasalar da Kürtlerin her yerde birbirini sahiplenme duygusunun olduğunu belirtti.
Kevser, “Burada kendimi dışlanmış hissetmiyorum. Baskılara tanıklık ediyorum ama bu baskıları sadece ben değil Diyarbakır’daki tüm Kürtler yaşıyor. Burada direnmeyi öğrendim. Çocuklarımın kendilerini toparlamasını bekliyorum. Onlar biraz daha toparlandıklarında kendi topraklarıma gideceğim. Burada bu süre zarfı içerisinde pamuk toplayarak yaşamımızı sürdürüyoruz. Zaten burada yapabileceğim tek işte şuanda pamuk toplamak. Kadınlarla birbirimize destek oluyoruz. Dertlerimizi anlatırken o benim için ben onun için hüzünleniyorum. İnsan Kürt olunca acıları da düşmanları da bir oluyor” dedi. 
 
‘Çocuklarımı toprağıma dönünceye kadar hayatta tutacağım’
 
Yaptıkları pamuk toplama işinin zorluğuna değinen Kevser, yaz aylarında güneşin altında çalışmanın kendilerini yorduğunu belirtti. Kevser, kış ayına girmeden pamukların bitmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Kış geliyor ve biran önce işimizin bitmesi gerekiyor. Uzun saatler çalışıyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Günlük 30 TL karşılığında sabah 6.00’dan akşam 20.00’a kadar çalışıyoruz. Emek boyutu çok fazla ama ekonomi boyutu bizi bayağı yıpratıyor. Tek çabam toprağıma dönünceye kadar çocuklarımı hayatta tutabilmek” diye konuştu. 
 
‘Yabancı olduğumuz için sömürülüyoruz’
 
Kobanê’nin DAİŞ saldırısına uğradığı sırada eşinin DAİŞ çeteleri tarafından esir alındığını ifade eden Amira Nebi ise, 3 yıldır eşinin ne durumda olduğu noktasında bilgi alamadıklarını söyledi. Amira, DAİŞ saldırısından birkaç gün önce eşinin kendisini ve çocukları Diyarbakır’a yolladığını kaydederek, eşinin DAİŞ’e karşı mücadele edeceğini ancak ilerleyen süreçte esir düştüğü bilgisini edindiklerini belirtti. 3 yıldır Diyarbakır’da yaşadığını ve Seyrantepe’den, Bağıvar’a pamuk tarlalarında çapa yaparak günde 30 TL karşılığında çalışmaya geldiklerini dile getiren Amira, zor şartlarda yaşamlarını idame etmeye çalıştıklarını söyledi. 
 
‘Yerde yatmışlığımız bile olmuştur’
 
Buraya gelirken bütün eşyalarını, hayvanlarını ve arabalarını sınırın diğer tarafında bıraktıklarını belirten Amira,  “Devlet aramıza sınırlar çekti. Oysa unuttuğu kardeşlerin sınırları ne olursa olsun aşacağı gerçekliğiydi. Eşim orada mücadeleyi seçti, bizi de Kürt kardeşlerinin yanına gönderdi. Toprağımızı çok özlüyoruz ama yaşadığımız korku ve travma öyle kolay değil. Neden toprağınıza dönmüyorsunuz diye soranlar oluyor. Ama biz öyle bir vahşetle ve canavarla yüz yüze geldik ki kimse nasıl bir psikoloji olduğunu bilmiyor. Yerde yattığımız anlar dahi oldu ama insanlar kapıları yüzümüze kapatmadı. Şimdi burada pamuk işçiliği yapıyorum. 30 TL karşılığında uzun saatler çalışıyoruz. Emeğimiz sömürülüyor. Her şeye rağmen para biriktirip kendi toprağıma dönmem gerekiyor. Toprak sahiplerinin baskıları çok yoğun ancak katlanıyoruz” diye kaydetti.