‘Kadınları intihara sürükleyen şüpheli ölümler araştırılmalıdır’
- 09:10 21 Ekim 2017
- Güncel
Filiz Zeyrek
ADANA - Adana’da son bir ay içerisinde Devlet Su İşleri İdaresi Sulama Kanalı’nda iki kadının cenazesi bulundu. Kentteki şüpheli kadın ölümlerine ilişkin konuşan Avukat Sevil Aracı, “Kadın intihar etse bile onu intihara sürükleyen nedenler nedir diye araştırmak gerekir. İntihar deyip aslında o kadınların öldürüldüğü sonucu da çıkabilir. Çok fazla karşılaştığımız bir konu daha var. ‘Balkondan düştü öldü’, ‘araba çarptı öldü’ ya da ‘kanala atlayıp intihar etti’ gibi de denilebilir. Bundan dolayı bu tür olaylar araştırılmalı” diye konuştu.
Türkiye’de son yıllarda kadın katliamları her geçen gün artış gösterirken, bu yılın başlangıcından itibaren şimdiye kadar resmi kayıtlara göre, 200’den fazla kadın katledildi. Kadın katliamlarının en fazla yaşandığı illerden biri olan Adana’da son bir ay içerisinde Devlet Su İşleri İdaresi Sulama Kanalı’nda iki kadının cenazesi bulundu. Avukat Sevil Aracı, kadınların yaşamını yitirmiş halde bulunmalarının şüpheli olduğunu belirtti.
‘Kadınların korunamadığı gözler önünde’
Kadın katliamlarının OHAL ile birlikte daha çok arttığını söyleyen Sevil, bunun nedenini şöyle dile getirdi: “Kadın ölümlerinin ülkede artmasının en çok etken olan nedenlerden biri de yasal olarak bu konu ile ilgili bir düzenleme yapılmaması ve katillerin çok rahat bir şekilde ceza almadan salıverilmesidir. Şiddet gören kadınların devletin koruma kararı olduğu halde bile çok rahat bir şekilde öldürülmesi, sığınma evlerindeki kadınların yakınları tarafından öldürülmesi bile aslında Türkiye’de kadının korunamadığını gözler önüne sermiş oluyor. ‘Namusu temizledim, erkekliğime küfür etti’ gibi sözlerle cinayeti meşrulaştırma çabasına karşılık bulan katiller ve onlar gibi düşünen erkeklerden cesaret alarak çok daha kolayca kadınları öldürebiliyor. ‘İyi hal’ indirimi gibi uygulamalar yasamızda olduğu takdirde kadın katliamları devam edecektir.”
‘En çok kadın cinayetlerinin yaşandığı bir dönem’
Kadın katliamlarının artmasının bir diğer nedeninin de yeni düzenlemeler ile kapatılan sığınma evleri olduğunu kaydeden Sevil, bu şekilde kadınların toplum içerisinde yalnız bırakılmaya çalışılmasının da şiddetin başka bir boyutu olduğunu söyledi. Sevil, “Türkiye’de söz konusu kadının ölümü ve ölüm şekli. Nasıl gerçekleşirse gerçekleşsin bizim için şüpheli bakılması gereken bir durumdur. Çünkü kadın cinayetlerinin en fazla yaşandığı dönemdeyiz” diye konuştu.
‘Bu tür olaylar araştırılmalı’
Adana’da sulama kanalında bulunan iki kadın cenazesine değinen Sevil, medya aracılığıyla olayın “intihar” diye duyurulmasını “vahim” olarak değerlendirdi. Sevil, tüm bunların araştırılması gerekliliği üzerinde durarak, “Kadın intihar etse bile onu intihara sürükleyen nedenler nedir diye araştırmak gerekir. İntihar deyip aslında o kadınların öldürüldüğü sonucu da çıkabilir. Çok fazla karşılaştığımız bir konu daha var. ‘Balkondan düştü öldü’, ‘araba çarptı öldü’ ya da ‘kanala atlayıp intihar etti’ gibi de denilebilir. Bundan dolayı bu tür olaylar araştırılmalı” ifadelerini kullandı.
‘Politikaların değiştirilmesi gerekiyor’
Çukurava’da kadın katliamlarının yaşanmasının nedenleri arasında göç, yoksulluk ve sömürü olduğunu ifade eden Sevil son olarak, “Kadına değer verilmediğini görüyoruz. Sosyolojik olarak çok daha neden ve etken vardır. Ama ne olursa olsun kadın katliamlarının en çok yaşamasına neden olan Türkiye’de kadına yönelik olumsuz politikalardır. Bu politikaların da değiştirilmesi gerekiyor” dedi.







