Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesi imara açılıyor: Yurttaşlar tepkili

  • 10:15 21 Ekim 2017
  • Güncel
Zülal Koçer 
 
İSTANBUL - Bakırköy İlçesinin tek yeşil alanı olarak dikkat çeken Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi için hazırlanan imar planına yaşam savunucuları ve vatandaşların itirazları sürüyor. Bakırköy Kent Savunması’ndan Oya Erakıncı, plan hayata geçerse yurttaşların sağlık haklarının ve sağlıklı yaşam  haklarının ellerinden alınacağını söyledi. 
 
Bakırköy İlçesinin tek yeşil alanı olan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi için geçtiğimiz Mayıs Ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından imar planı hazırlanmış ve askıya çıkarılmıştı. Yaklaşık 1 milyon metrekarelik alanda bulunan ve 1927 yılından beri hizmet veren hastane arazisi  için hazırlanan plana yurttaşlar tepki göstermiş ve askı süresinde itiraz edilmişti. Bu süre zarfında hukuki yollar ile itiraz etmenin yanında Bakırköy Kent Savunması da  mza kampanyası başlatarak plana itirazlarını sürdürdü. 
 
Hastane arazisinde Sultan Reşad döneminde dikilmiş binlerce ağacın yer alması nedeniyle yenileme projesi tepkilere yol açmış, hastanenin yerine AVM yapılacağı iddiaları gündeme gelmişti. İddialar, yeni plan ile açıklığa kavuşmuş, plan açıklama raporuna göre parsellerdeki mevcut sağlık tesisi ve spor tesisi kullanımı devam edilecek denmişti. Ancak yaşam savunucuları burada şehir hastanesi yapılacağı kaygısını da dile getirerek plana karşı durmaya devam ediyorlar.
 
1 milyon metrekare yeşil alan proje kapsamında
 
Bakırköy Kent Savunması Yürütme Kurulu üyesi Oya Erakıncı imar planı ile neler yapılmak istendiğinin birkaç yıldır gündemde olduğunu belirtti. Oya, “Konu unutturulduğu düşünülse bile vatandaşların, sivil toplum kuruluşlarının tepkisiyle  sık sık gündeme geliyor. Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesinin 1 milyon metrekareye yakın yeşil alanı var ve burası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Şehir Hastanesine dönüştürülmek istendi. Bu imar planı Temmuz ayında askıdan indi. Askıda olduğu süre zarfında gerek kişi bazında gerek STK’lar bazında itirazlar yapıldı” diye konuştu.
 
İmar projesinin iptali için 30 Bin imza toplandı
 
Süreci anlatmaya devam eden Oya, Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası’nın da plana itiraz ettiklerini söyleyerek,  “İtirazların ardından hukuki süreç başladı. Hukuki süreç devam ediyor, ancak biz bunun yanında bir de imza kampanyası başlattık. İki ayı kapsayan imza kampanyamızı Temmuz ve Ağustos ayları boyunca yaptık" diye konuştu.  Oya, 30 bin imza toplandığını belirterek imzaları meclise iletilmesi üzerine bugün milletvekillerine teslim edileceği bilgisini verdi.
 
İçerisinde önemli hizmet binaları var
 
Hastanenin neredeyse 100 yılık geçmişi olduğunu hatırlatan Oya, “Bu hastane her ne kadar Bakırköy ilçesi sınırları içerisinde hizmet verse de aslında tüm Türkiye’ye hizmet veren bir hastane. Burada yok edilmek istenen sadece bu hastane değil, içerisinde Lepra dediğimiz yani eskide Cüzamlıların tedavi edildiği bir hizmet binası var. Özel hastaların tedavi olduğu bir hastane, kadınların yine çok fazla yaralandığı bir yer bu alan. Sadi Konuk Hastanesi yine bu arazi içerisinde yer alan, önemli, merkezi çok fazla insanın iyi ve ucuz hizmet aldığı bir hastane. Bütün bunlar da yok edilecek” diyerek imara açılan bu alandaki hizmet binalarının önemine dikkat çekti.
 
İmar projesine neden karşı çıkılıyor
 
İmar planına karşı çıkma nedenlerine değinen Oya şöyle devam etti: “Burada Şehir Hastanesi yapılmak isteniyor. Devlet yüzde 70 doluluk garantisi veriyor, hasta garantili bir proje. Yine devlet buraya kira ödemek durumunda, özel kamu ortaklığında oluyor şehir hastanesi dediğimiz şey. Başka yerlerde yapılan şehir hastaneleri örneklerinden görüyoruz ki, çalışan personel açısından daha zorlayıcı koşullar ortaya çıkıyor, aynı zamanda vatandaşlar yüksek ücret ödeyerek hizmet alabiliyorlar. Diğer önemli husus ise, özel bir firmaya veriliyor ve bu firma projede her türlü değişiklik yapma hakkına sahip aynı zamanda 25 yıl boyunca burayı işletme hakkına sahip ve bu süre uzatılabiliyor.” 
 
'Proje ile cezaevi de kaldırabilir'
 
Oya, bu arazi içerisinde Kadın Kapalı Cezaevi olduğunu da sözlerine ekleyerek, “Proje ile cezaevinin de buradan kaldırılması söz konusu. Burası gerek avukatların gerekse tutuklu ve hükümlü kadınların yakınlarının çok rahatlıkla ulaşabildiği bir yer, şehrin uzak bir noktasına taşınması da avukatlar ve tutuklu, hükümlü yakınları için büyük sorun olacak” diye belirtti. 
 
‘Sağlıklı yaşam hakkı ellerinden alınmış olacak’ 
 
Yine projenin hayata geçmesi durumunda bu alanda yüksel binaların inşa edileceğine işaret eden  Oya, “Burada hem insanların sağlığa erişim hakkı, hem de sağlıklı yaşam hakkı ellerinden alınmış olacak. Projede özel firmaya her türlü yetki verildiği için ve şehir hastaneleriyle neler yapıldığını bildiğimiz için ticari alanlara da yol açılmış olacak” dedi. Oya aynı zamanda nüfus yoğunluğunun da artacağını öngördüklerini belirterek, bunun da trafik  yoğunluğu gibi sorunları beraberinde getireceğini ifade etti. 
 
‘Yerinde yenilensin, ranta açılmasın’
 
Oya son olarak; “Biz hastanelerimizin son teknolojik sistemle yenilenmesine karşı değiliz, fakat yerinde yenilensin ve daha fazla yapılaşmaya ranta açılmasın” dedi.