Cumartesi Anneleri: Korkmuyoruz, akıbetlerini sormaya devam edeceğiz
- 13:11 21 Ekim 2017
- Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri 656'ncı kez kayıplarının akıbetini sordu. Cumartesi insanlarından Berivan Yurtsever, "OHAL ile korku yaymaya çalışan hükümetten korkmuyoruz, kayıplarımızın akıbetini sormaya devam edeceğiz" dedi.
Cumartesi Anneleri, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" şiarı ile Galatasaray Meydanı'nda 656'ncı haftada bir araya geldi. Eylemde bu hafta, gözaltına alınan gazeteci ve cumartesi insanlarının durumuna da dikkat çekildi. Kaybedilen Abdulkerim Yurtseven, Miktad Özeken, Münir Sarıtaş'ın akıbeti sorulduğu eylemde İstanbul'a gelemeyen kayıp Münir Sarıtaş'ın annesi Mahbut Sarıtaş, gönderdiği ses kaydı ile duygularını ve tepkisini iletti.
Mahbut, yıllardır oğlunun kemiklerini aradıklarını belirterek, "Yıllardır hesap bekliyoruz, nerede olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. 22 yıldır çocuğumu bekliyorum. Oğlumun kemiklerini yıkayıp defnetmek istiyorum. Mezarı başında ağlamak istiyorum. Ben oğlumun kemiklerini istiyorum. Oğlum en büyük çocuğumdu. Odun toplamaya gitti ve bir daha geri dönmedi. Oğlumun toprağına hasret kaldım" ifadelerini kullandı.
'Hesabını sormaya devam edeceğiz'
Ardından konuşan Berivan Yurtseven de dedesi Abdulkerim Yurtseven'in akıbetini sorarak, "73 yaşında ki dedemiz Abdülkerim Yurtsever 22 yıldır 3'üncü kuşaktır cevap bekliyoruz. Dedem nerede? Devlet hesap vermekten korkuyor. Bir kez daha ilan ediyoruz. OHAL ile korku yaymaya çalışan hükümet karşısında korkmayacağız. Hesabını sormaya devam edeceğiz" sözlerini kullandı.
'Türkiye'de bizim için hukuk yok'
Bu haftaki basın metnini okuyan Cumartesi İnsanı Gönül Sonbahar, "Hakikat, adalet ve etik kurallarla örtüşmeyen hukuk yok hükmündedir. 656 haftadır 'Kayıplarımızı ve adalet istiyoruz' diyerek Galatasaray'da buluşuyoruz. Her hafta burada gözaltında kaybedilen insanlarımızı ararken nasıl bir inkar ve hukuksuzlukla karşı karşıya kaldığımızı, bütün hukuk yollarına başvurmamıza rağmen nasıl adalete ulaşamadığımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz. 656 haftadır Galatasaray'dan kamuoyuna ve devleti yönetenlere sesleniyoruz: Türkiye'de bizim için hukuk yok" dedi.
'Dava 2003 yılında sonuçlandı'
Gözaltında kaybedilen Abdulkerim Yurtseven, Münir Sarıtaş ve Miktad Özeken'in hikayesini okuyan Gönül, şu şeklide devam etti: "Sorumlular hakkında açılan dava 12 Kasım 1999 tarihinde delil yetersizliği gerekçesiyle kesin beraat hükmü ile sonuçlandı. Ailelerin yaptığı temyiz başvurusu Yargıtayca reddedildi ve 2 Nisan 2001 tarihinde beraat kararı onaylandı. AİHM'e taşınan dava 2003 yılında sonuçlandı. AKP hükümeti AİHM'e yaptığı savunmada suçu kabul ederek, tazminat ödeme yoluna gitti 20 yıldır söylüyoruz: Abdülkerim Yurtseven, Mikdat Özeken ve Münür Sarıtaş'ın kaybedilmesinden Yüksekova Komando Taburunda görevli Piyade Yüzbaşı Nihat Yiğiter, Yüksekova Komando Taburunda görevli itirafçı Kahraman Bilgiç, Yüksekova Komando Tabur Komutanı Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul sorumludur."
'Adalet ve hukuk talebimizden vazgeçmeyeceğiz'
Gönül, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dönemin Yüksekova Tugay Komutanlığı'nda görev yapan kurmay başkanı Albay Hamdi Poyraz, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Necati Kılıçkaya, Hakkâri İl Jandarma İstihbarat Şube Başkanı Binbaşı Abdullah Kaya, Hakkâri Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Tuncay Koyuncu, Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman, Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı sorumludur. Bugüne kadar, kayıpların akıbetlerini açıklamaya yönelik mekanizmaları oluşturmayan, failleri korumaya devam eden bütün hükümetler sorumludur. Lafta değil, gerçekte 'Türkiye bir adalet ülkesidir' diyebilmek istiyoruz. Gerçek adalet ve gerçek hukuk devleti talebimizden vazgeçmeyeceğiz."







