Cezasızlık politikaları zırhlı araç katliamlarının önünü açıyor

  • 09:22 22 Ekim 2017
  • Güncel

DİYARBAKIR - Son 8 ay içinde zırhlı araçların çarpması sonucu 21 kişi katledildi. Zırhlı aracı sürücüsü polisler hakkında hazırlanan raporlar adeta polisleri haklı görürken, yargı ise bu polisleri tutuksuz yargılayarak yeni infazların yolunu açıyor. Son olarak Bitlis’in Hizar ilçesinde 55 yaşındaki Gülten Yaraşlı, Siirt’in Çal Mahallesi’nde ise 7 yaşındaki Felek Batur zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

Kürdistan’ın her sokağının başında konumlanan zırhlı araçlar halkın yaşam alanlarını ihlal etmeye devam ediyor. Güvenlik gerekçesiyle sokak başlarında bekletilen ve kent içerisinde sürekli tur atan zırhlı araçlar halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokuyor. Zırhlı araçları kullanan polisler cezasızlık politikaları sayesinde insanların can güvenliğini hiçe sayarak çok suratlı ve dikkatsiz kullanıyor.  
 
Son 8 ay içerisinde zırhlı aracın çarpması sonucu 21 kişi katledildi. Katledilenin çocuğu kadın ve çocuklar olurken, halk zırhlı araç korkusu yüzünden evinden çıkamaz hale geldi. Sadece sokaklarda, köşe başlarında değil insanlar evlerinde uykularında bile zırhlı araçlar tarafından katlediliyor. Bütün bunlara karşın zırhlı araçlarla yapılan katliamların neredeyse tamamının üstünü örtmek için ‘kaza’ süsü veriliyor.
 
Bu araçları kullanan ve ölüme sebebiyet veren polisler çalıştıkları kurumlar tarafından ‘kaza’ süsü verilerek aklanmaya çalışılıyor.  Polisin kendi personeli için hazırladığı kimi raporlarda araç şoförü değil, zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirenler ‘kusurlu ve dikkatsiz ’sayılıyor. 
 
Polisler ise ifadelerinde “Görmedim, aracın görüş açısı dar” diyerek kendilerini aklamanın çabası içerisine giriyor. Yargı ise bu polisleri tutuksuz yargılayarak yeni katliamların önünü açıyor. Dokunulmazlık zırhının verildiği güvenlik güçleri hakkında dava açılmaması, açılan davaların sonuçsuz kalması nedeniyle Kürdistan’da bu tür katliamlar ‘sıradanlaşırken’, sorumlular cezalandırılmak yerine ödüllendiriliyor. Tutuksuz yargılamalar ve cezasızlık politikası yeni katliamların yaşanmasının önünü açıyor. 
 
OHAL’in ardından sadece Kürdistan’da zırhlı araçlar, çok sayıda insanın ölümüne neden olurken en son Bitilis'in Hizan ilçe merkezine 5 kilometre uzaklıktaki evinden Gökçimen Mahallesi'nde oturan babasını ziyarete giden 55 yaşındaki Gülten Yaraşlı'ya Hizan-Tatvan karayolunda zırhlı aracın çarptı. 19 Ekim sabahı meydana gelen çarpmanın ardından Gülten, zırhlı araçla Hizan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla sedyeye bağlanmadan Tatvan Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Gülten'in taşınma esnasında sedyeden 3 defa düştüğü öğrenildi.  20 Ekim akşamı kaldırıldığı Hizan Devlet Hastanesinde yaşamını yitiren Gülten, ailesi tarafından Gayda Mezarlığı'na defnedildi. Olayın ardından Hizan Kaymakamı ve Hizan Devlet Hastanesi Başhekiminin Gülten’in ailesine polis ve ambulansla hastayı taşıyan iki personelin açığa alındığını bilgisi verdiği.
 
Siirt'in Çal mahallesinde 19 Ekim’de devriye gezen polislere ait zırhlı araç, kardeşi ile birlikte sokakta bekleyen 7 yaşındaki Felek Batur'a çarptı. Kardeşiyle el ele olduğu belirtilen Felek, zırhlı araç altında ezilerek olay yerinde yaşamını yitirirken, kardeşi şans eseri yara almadan kurtuldu. Felek'in cenazesi  mahalle sakinleri tarafından Siirt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
 
Son 8 ayda yaşanan zırhlı araç katliamları:
 
*İstanbul’un Okmeydanı ilçesinde 1 Ağustos’ta 8 yaşındaki Kobanêli Raşid Oso, sokakta oynadığı sırada polis tarafından zırhlı araç ile katledildi. Raşid’in Okmeydanı’nda mülteci çocukları için açılan Can Suriye İlköğretim Okulu’nda 2’nci Sınıf öğrencisiydi. Polis yine olayın üstünü örtmek ve olayın yayılmaması için harekete geçerek ailenin Örnektepe’deki evine gidip, Raşid’in bütün fotoğraflarını ve evde bulunan tüm eşyaları topladı. Üstelik Raşid defnedilirken cenazesine ailesinden başka kimsenin katılmasına izin verilmedi.
 
* Mardin’in Derik ilçesinin Bahçebaşı mahallesinde 9 Şubat 2017 tarihinde okuldan eve dönen 7 yaşındaki Berfin Dilek’e zırhlı araç çarptı. Dilek olay yerinde yaşamını yitirdi. Failler ise yargılanmadı.
 
* Siirt-Batman karayolu üzerinde 4 Mart 2017 zırhlı aracın altında kalan 34 yaşındaki Kerem Arslan yaşamını yitirdi.
 
* Şırnak’ın İdil ilçesinden Cizre’ye giden sivil bir otomobile 21 Mart 2017 tarihinde Ejder tipi zırhlı araç çarptı. Arabada bulunan Okan İnce, Bahadır Beyazlıoğlu ile adı öğrenilemeyen bir kişi hayatını kaybetti.
 
* Van’ın 2 Nisan Kavşağı’nda 18 Nisan 2017 tarihinde gece saatlerinde polis aracı bir motosiklete çarptı. Ağır yaralanan 2 yurttaşlardan Sami Uçan yaşamını yitirdi. Olaya ilişkin konuşan tanığın “Zırhlı araç çarptıktan sonra yerde yatan 2 gencin yanına geldiler. Yaklaşık 40 dakika hiçbir müdahalede bulunmadılar. Polisler gençlerin etrafını çembere alarak dışarıdan görünmesini engelledi. Olay yerine 40 dakika sonra ambulans geldi” şeklindeki beyanlar ise polislerin keyfi tavırlarını ortaya serdi.
 
* Van’ın Edremit ilçesinde bulunan Kocaeli parkı kavşağında 19 Nisan 2017 tarihinde sivil polis aracı yayalara çarptı. Çarpma sonucu, isimleri öğrenilemeyen 1’i ağır 3 yurttaş yaralandı.
 
* Van merkezde bulunan Kültür Sarayı kavşağında 23 Nisan 2017 tarihinde E.Ç. isimli kişiye zırhlı polis aracı çarptı. E.Ç., çarpmanın etkisiyle ağır yaralandı.
 
* Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde 25 Nisan 2017 tarihinde sivil polis aracı, Feride Beşer isimli yurttaşa çarptı. Yaralanan Beşer, Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
 
* Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 4 Mayıs 2017 tarihinde Akrep tipi zırhlı araç, saat 23.30 sıralarında 715’inci sokakta bulunan bir evin duvarını yıkarak içeri girdi. Yıkılan duvarlarında bulunduğu odada uyuyan 7 yaşındaki Muhammet ile 6 yaşındaki kardeşi Furkan Yıldırım ağır yaralandı. Mahallelilerin kendi imkanları ile Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırdığı Yıldırım kardeşler, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Mahaleliler zırhlı aracı kullanan polisin alkollü olduğunu belirtti. Açıklama yapan valilik ise iddiaların doğru olmadığını belirterek, yaşanan katliama ‘kaza’ olduğunu söylemekle yetindi.
 
* Nusaybin’de 9 Haziran 2017’de özel harekat polislerini taşıyan zırhlı aracın çarptığı motosiklet üzerindeki 17 yaşındaki Mehmet Şerif B. ağır yaralandı. Yaralı B., uzun dönem hastanede kaldı ve bir ayağı dizinden kesildi.
 
* Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 14 Haziran 2017 tarihinde sokakta yürüyen Pakize Hazar isimli yaşlı kadına askeri zırhlı araç çarptı. Zırhlı aracın çarptığı Hazar, olay yerinde yaşamını yitirdi. Pakize’nin cenazesi uzun süre yerde bekletildi. soruşturmanın açılıp açılmadığı bilinmezken, sokağın 1 yıldır araç trafiğine kapalı olduğu öğrenildi.
 
* Diyarbakır-Bingöl karayolunda 19 Haziran 2017 tarihinde Özel Harekat Polislerini taşıyan zırhlı polis aracı, bir yolcu minibüsüne çarptı. Araç şoförü Remzi Menteşe ile ismi öğrenilemeyen 8-10 yaşlarında bir çocuk yaşamını yitirdi.
 
* Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 20 Haziran 2017 tarihinde akrep tipi zırhlı askeri aracın otomobile çarpması sonucu 3 yurttaş yaralandı.
 
* Diyarbakır’ın Licê ilçesine bağlı Fis köyü civarında 20 Haziran 2017’de polise ait zırhlı araç, sivil bir otomobili ezdi. Zırhlı aracın vurduğu araçtaki 74 yaşındaki Mahmut Öner, 64 yaşındaki Mevlüt Dağtaş, 63 yaşındaki Abdulhamit Dağtaş, 53 yaşındaki Fikri Demirbaş ile Fikri Demirbaş’ın annesi Zeyel Demirbaş yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren 5 yurttaşın, 19 Haziran 2017 tarihinde, aynı bölgede özel harekat polislerini taşıyan midibüsün, yolcu minibüsüne çarpması sonucu yaşamını yitiren 2 sivil yurttaşın kurulan taziyesinden Diyarbakır’a döndükleri öğrenildi.
 
* Şırnak’ın Silopi ilçesinde bulunan Kıbrıs caddesinde 24 Haziran 2017 tarihinde zırhlı araç, bayram alışverişine çıkan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Mizgin Kızıl’a çarptı. Mizgin başından boynundan ve kolundan yaralandı. Baba Fettah Kızıl kızının bayram alışverişine çıktığını ve kızına çarpıp kaçtıklarını belirterek konu ile ilgili şunları anlattı: “İnsanlar zırhlı aracın peşinden koşuyorlar ‘birine çarptın’ diye ama durmuyor. Ancak hastaneye gittiğimde polis oradaydı. Hiçbir şey olmamış gibi ifade almak için gelmişler. İnsanların canı bu kadar ucuz mu?”