Özlem Özkan: Birçok kadın uzlaşlaştırılmaya çalışılırken katledildi

  • 09:07 23 Ekim 2017
  • Güncel

Zülal Koçer

İSTANBUL - Müftülere nikah yetkisinin verilmesinin yasalaşmasının ardından Adalet Bakanı Abdulhamit Gül tarafından boşanmak isteyen kişilerin mahkemeye gitmeden arabulucuya gitmesi için çalışma yapıldığını duyurdu. Bakanın açıklamasına tepki gösteren feminist avukat Özlem Özkan, birçok kadının uzlaştırılmaya çalışılırken katledildiğine dikkat çekti.  
 
Kadın örgütlerinin tepkiyle karşıladığı müftülere nikah yetkisi verilmesinin yasalaşmasının ardından AKP hükümeti şimdi de boşanma öncesi "arabulucu" düzenlemesini getirmeyi planlıyor. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, boşanmak isteyen kişilerin mahkemeden önce arabulucuya gitmesi için çalışma yaptıklarını söyledi. Böylece kişiler boşanmak için mahkemeye gitmeden önce bir "uzman danışman" ile görüşecek. Düzenlemeye ise kadınlar tepki göstermeye devam ediyor.
 
'Politik bir tercih'
 
Feminist avukat Özlem Özkan, Bakanlığın böyle bir çalışma girişiminin nedenlerine dair,  "Özellikle gerek müftülük yasası, sadece nikah kısmını kapsamıyor bu değişiklik gerekse de şimdiye kadarki pek çok söylemde de özellikle kadınları baskılamaya, kadınları kontrol altına almaya, nasıl yaşayacaklarına dair bin bir çeşit beyanda bulunmaya yönelik hareketlerin özellikle ve politik bir tercihte bulunularak yapıldığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
 
'Önce kadınlar susturulmak isteniyor'
 
"Kadınların haklarını arama ve özgürlüklerini koruma noktasında ne kadar kararlı olduklarını aslında biliyorlar, bu nedenle 'önce kadınları susturalım' diyorlar. 'Kadınları susturursak her şeyi kontrol altına alabiliriz' diye düşünüyorlar" diye belirten Özlem, "Yasalar da bu kafaya hizmet çıkarılıyor. Aileyi koruyoruz adı altında aslında her türden şiddeti, istismarın hepsinin aynı şekilde devam etmesi yönünde bir girişim olduğunu düşünüyorum"  dedi. 
 
'Kadınlar uzlaştırılmaya çalışılırken öldürüldü'
 
Bakanın duyurduğu çalışmanın kadınlar açısından ne anlama geldiğine dair ise Özlem, "'Mümkünse evlilik içerisinde kalın, boşanmaya çalışmayın, bu hem dinen de caiz değil hem de vatana millete daha hayırlı olacaktır'. Zira kadına yönelik şiddete bakışları da bu yöndeydi. İktidara geldiklerinde 'şiddete sıfır tolerans' demişlerdi ve yasalar çıkmıştı o dönemde. Ancak ikiyüzlü bir politika izledikleri yıllar sonra tekrar ortaya çıktı. Çünkü şiddete uğrayan kadınlar, Şiddet Önleme Merkezlerine ya da devlete ait sığınma evlerine başvurduklarında kocalar çağrılıyor ve barıştırılmaya çalışılıyordu. Pek çok kadın da uzlaştırılmaya çalışılırken öldürüldü" ifadelerini kullandı. 
 
'Hukuken de karşıyız'
 
Özlem, uzlaştırma ya da arabuluculuğun aile hukukunda çok riskli bir alan olduğunun altını çizerek, "Kadın şiddet görüyorsa, boşanmak istiyorsa bu durumda da arabulucuya mı gidecek? Hukuken de buna karşı çıkıyoruz" dedi.
 
'Toplumsal uzlaşması sağlanmamış bir ülke'
 
Arabuluculuğun mümkün olsa uygulanabilecek bir yöntem olabileceğini belirten Özlem, Türkiye'de ve bu alanda neden uygulanmayacağına dair,  "Toplumsal uzlaşmasını sağlamış bir ülkede olmadığımız için arabuluculuk kurumunun aile hukukunda ve şiddet alanında olmaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi.
 
Arabulucular kimler olacak?
 
Bir diğer önemli hususun arabulucuların kimler olacağı meselesi olduğunu söyleyen Özlem, "Bu arabulucuların kim olacağı da çok meçhul, daha önceki açıklamalarda Aile Bakanlığı danışmanları yapacak denmişti arabuluculuğu, peki bu danışmanlar kimlerden oluşuyor, psikolog mu, hukukçu mu hayır değil, en son pek çok imam danışman olarak bakanlık bünyesine alındı. Burada da görüyoruz ki kadınlar yine bir kıskacın içine alınıyor zaten 'önce bir kadınları zapt edelim' gibi bir niyet içerisindeler" şeklinde konuştu.