DBP Abdullah Öcalan için eylem kararı aldı
- 13:16 23 Ekim 2017
- Güncel
DİYARBAKIR - DBP, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki görüşme yasağına ilişkin tüm parti teşkilatına gönderdiği genelgede, 19 Kasım tarihine kadar açlık grevi, oturma eylemi, panel, halk toplantısı, miting gibi etkinliklere başlama talimatı verdi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), PKK Lideri Abdullah Öcalan'dan haber alınamamasına ilişkin genelge yayımladı. DBP Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hacer Özdemir,imzasıyla yayınlanan genelge, eylem ve etkinliklerin gerçekleştirilmesi talebiyle Parti Meclis (PM) üyelerine, il ve ilçe başkanlarına gönderildi. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması, aile, avukat ve İmralı Heyeti'nin görüşme gerçekleştirmesi için yayınlanan genelge şöyle:
"Sayın Öcalan 18 yıldır hiçbir evrensel hukuk normunda karşılığı bulunmayan keyfi ve insanlık dışı uygulamalarla, özel bir politikanın yürütüldüğü İmralı sisteminde ağır tecrit koşullarda bulunmaktadır. Özellikle, 902 gündür derinleştirilen mutlak tecrit koşullarında tutulması ve sağlık durumuna ilişkin sosyal medyada ortaya atılan iddialar kaygı verici bir boyuta ulaşmıştır. Sayın Öcalan'ın 2013 Newroz'undaki tarihi çağrısıyla başlayan 'Barış ve Demokratik Çözüm' süreci, Erdoğan-AKP iktidarı tarafından, tekçi, cinsiyetçi, imha ve inkara dayalı, 'Tek Adam' rejiminin tahkimi uğruna, 5 Nisan 2015 tarihinde tecridin derinleştirilmesi ile sona erdirilmiştir.
Son günlerde Sayın Öcalan'ın yaşamına ve sağlığına ilişkin sosyal medyada spekülatif, kirli haberler yayımlanmaktadır. Kirli medyada yayımlanan bu haberler Kürdistan halklarına ciddi bir kaygı ve kuşku uyandırmaktadır. Sayın Öcalan'ın özgürlüğü ve güvenlik sorunu artık sadece Kürtlerin gündeminde değil, başta Ortadoğu halkları olmak üzere Avrupa'da yaşayan birçok kurum ve kuruluşların gündeminde. Ortadoğu halkları ve Avrupa kurum ve kuruluşları için böylesine önemli bir öneme sahip olan Sayın Öcalan üzerinde sürdürülen bu vahin özel savaş politikası kabul edilemez.
Bu yüzden Sayın Öcalan'ın durumu ile ilgili Bursa Cumhuriyet Savcılığı'nın üstünkörü yaptığı açıklama inandırıcı, yeterli ve tatmin edici olmaktan uzaktır. Hükümeti, en önemli barış gücü olan Sayın Abdullah Öcalan'ın üzerindeki tecridin derhal kaldırılması, halkımızı ve kamuoyunu tatmin edecek bir görüşmenin gerçekleştirmesini sağlamalıdır. Türkiye'nin barış ve demokratik çözüm sürecinde sorumluluk üstlenen, rol oynayan tüm demokratik kitle örgütlerini, kadınları, gençleri ve tüm kamuoyunu ağırlaştırılmış tecrit ve çözümsüzlüğün ortadan kaldırılmasına yönelik demokratik eylem ve etkinlikleri örgütleyerek tepkilerini ortaya koymalıdır. Parti olarak AKP'nin toplumsal gerilimin arttırılmasına ve halkları karşı karıya getirecek yanlış politikadan vazgeçirerek demokratik tepkimizi sergilememiz tarihsel bir sorumluluk olarak karşımızdadır.
Bu konuda il ve ilçe örgütlerimiz tüm yapılarımızla birlikte mutlak tecride karşı ortak mücadeleyi geliştirmeli, Sayın Öcalan üzerindeki tecrit ve izolasyona son verilmesi için kamuoyunu ve uluslararası insan hakları örgütlerini harekete geçirecek tüm zeminlerde sesini çıkarmalıdır. Sağlığı konusunda kamuoyu beklentilerini gidermek üzere ailesi, avukatları veya siyasi bir heyetin acilen Sayını Öcalan'ı ziyaret etmelerinin sağlanmasına yönelik çalışmaların ve etkinliklerin her platformda hayata geçirilmesi konunun tüm faaliyetlerimizde ele alınması öncelikli gündem haline getirilmesi halkın doğrudan bilgilendirilmesi sağlanarak ve demokratik halklarımızı kullanarak kitlesel yürüyüş oturma eylemleri, basın açıklamaları ve açlık grevlerinin aşağıda belirtilen takvime uygun olarak yapılması büyük önem taşımaktadır.
DBP, yayınladığı genelgede PM üyeleri, il ve ilçe başkanlarının gerçekleştirmesi üzere sıraladığı eylem ve etkinlikleri ise şöyle sıraladı:
* Genelge tarihinden 29 Ekim'e kadar tüm il ve ilçe teşkilatlarımız yaygın kitlesel basın açıklaması yapmalıdır.
* 30 Ekim'den 4 Kasım'a kadar kitlesel olarak Sayın Öcalan'a mektup, görüşme ve görüştürülme talebiyle Adalet Bakanlığı'na, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na, CPT vb. uluslararası insan hakları kuruluşlarına dilekçe yollanmalıdır.
* 4 Kasım'dan 12 Kasım'a kadar yapabilecek tüm il ve ilçe örgütlerinde dönüşümlü-süreli açlık grevleri başlatılmalı ve finali oturma eylemleriyle sonlanmalıdır.
* 12 Kasım'dan 19 Kasım'a kadar yürüyüş, oturma eylemi, panel ve halk toplantıları gibi kapalı ve açık etkinlikle yaygın bir şekilde hayata geçirilmelidir.
* Tüm bu etkinlikle boyunca genelge tarihinden itibaren tüm yönetimlerimiz başta olmak üzere, yapılarımızla konunun gündemleşmesi ve etkinlik katılımlarının artması için gruplar şeklinde saat 17.00'dan sonra mahalle ve aile çalışmaları sürdürülmelidir.
* 11 Kasım'da Diyarbakır'da kadınların düzenleyeceği 'Özgürlük Kazanacak' mitingine çevre illerden katılım sağlanmalıdır.







