‘Gazeteci arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı’

  • 11:41 24 Ekim 2017
  • Güncel
İSTANBUL - RedHack'in sızdırdığı Enerji Bakanı Berat Albayrak'a ait e-postaları haberleştirdikleri için 304 gündür tutuklu olan ve ilk kez bugün mahkemeye çıkarılacak gazetecilerin duruşması öncesi meslektaşları, "Bizler burada bulunan gazeteciler, yazarlar, milletvekilleri, meslek örgütü temsilcileri, siyasi parti yöneticileri ve aileler olarak gazeteci arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" dedi. 
 
RedHack’in sızdırdığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait e-postaları haberleştirdikleri için 10 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Haber Müdürü Ömer Çelik, diken.com.tr eski editörü Tunca Öğreten ve BirGün Gazetesi çalışanı Mahir Kanaat bugün ilk kez mahkemeye çıkacak. Çağlayan’da bulunan İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması öncesinde, tutuklu gazeteciler için meslektaşları basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, yargılanan gazetecilerin aileleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda basın örgütü ile gazeteci katıldı. 
 
‘Birilerinin kini ile iftira atılamaz’
 
 Açıklamayı yapan Birgün Gazetesi çalışanı Demet Sargın, internet üzerinden gazetecilere her gün çeşitli yerlerden bilgi ve istihbarat geldiğini, arkadaşlarını çeşitli kişilerce sosyal medya gruplarına ya da mail gruplarına eklendiklerini belirtti. Demet, "Gazeteciler bu bilgileri incelemekte asılsızsa kullanmamakta, haber değeri ve kamu yararı varsa yayımlamaktadırlar. Bu yüzden gazeteciler tutuklanamaz, birilerinin kini ile üzerlerine iftira atılamaz" diye konuştu.
 
‘Bu hukuksuzluktan vazgeçilmeli’
 
Demet, şöyle devam etti: “ "Milyonlarca kişinin okuduğu, 17-25 Aralık fezlekelerini bilgisayara indirmek suç gibi gözetiliyor. Üstelik oluşturulma tarihi ile indirilme tarihi bilinçli bir şekilde birbirlerine karıştırılıyor. Bilirkişi görevlendirilmiyor, uzmanlar dinlenilmiyor. Dava ile hiç ilgisi olmayan kişisel tweetler dosyaya konuluyor. Bu hukuksuzluk hangi talimatla yapılıyor. Bizler bir an önce bu hukuksuzluktan vazgeçilmesini talep ediyoruz" sözlerini kullandı.
 
‘Bunun bedelini kimler ödeyecek?’
 
 Demet, Mahir’in bebeğinin doğumuna tanık olamadığını, Tunca’nın cezaevinde evlendiğini, Ömer’in ise, ailesinden ve çocuklarından mahrum bırakıldığını kaydederek, “Bunun bedelini kim veya kimler ödeyecek” diye sordu. Demet, "Bizler burada bulunan gazeteciler, yazarlar, milletvekilleri, meslek örgütü temsilcileri, siyasi parti yöneticileri ve aileler olarak gazeteci arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" diye belirtti.