Başbakan annelerin barış talebine yanıt vermedi

  • 15:25 24 Ekim 2017
  • Güncel
ANKARA - Başbakan Binali Yıldırım ile görüşmek için Meclis'e gelen annelerin randevu talebine Başbakanlık'tan yanıt verilmedi. Anneler adına konuşan Perihan Akbulut ise "Biz hiçbir annenin artık ağlamasını istemiyoruz. Umuyoruz ki Başbakan randevu talebimize olumlu yanıt verir" dedi. 
 
Çeşitli kentlerden gelen Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri, Meclis'te HDP grubuna katıldıktan sonra barış ve çözüm taleplerini doğrudan Başbakan Binali Yıldırım'a iletmek için Başbakanlıktan randevu talebinde bulundu. Annelerin talebine Başbakanlıktan bir yanıt gelmedi. Aynı zamanda Meclis İnsan Hakları Komisyonu'ndan randevu talebinde bulunan annelerin bu talebine de yanıt verilmedi. 
 
Uzun süre randevu taleplerine yanıt bekleyen anneler, olumsuz gelen yanıtlar üzerine basın toplantısı düzenlendi. HDP Grup Toplantı Salonu'nda gerçekleşen toplantıda annelere milletvekilliği düşürülen HDP Siirt Milletvekili Besime Konca ile HDP'li milletvekilleri Sibel Yiğitalp, Meral Danış Beştaş ve Ayşe Acar Başaran eşlik etti. 
 
'Barışa ellerini uzatsınlar'
 
Anneler adına konuşan Perihan Akbulut isimli anne, kendilerine olumlu bir yanıt gelmediğini bilgisini paylaşarak, "Biz halen kendisinden yanıt bekliyoruz. Annelerin sesini duysun. Biz kaç defadır buraya geliyoruz ancak kendilerinden bir yanıt alamıyoruz. Barışa ellerini uzatsınlar. Anneler de barış istiyor. Barış tüm halkların, bu ülkede yaşayan tüm halkların ihtiyacıdır. Anneler, savaşın durması evlatlarının ölmemesi için ellerinden geleni yaptılar. Kürt, Türk kimsenin ölmesini istemiyoruz" dedi. 
 
Kürt sorunu çözülmedikçe Türkiye'ye demokrasinin gelmeyeceğine vurgu yapan Perihan, "Biz hiçbir annenin artık ağlamasını istemiyoruz. Umuyoruz ki Başbakan randevu talebimize olumlu yanıt verir"  diye belirtti.  
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın güvenlik ve sağlık koşullarının da devam eden şiddet ortamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Perihan, "Bir an önce Sayın Öcalan'la diyalog geliştirilmesini ve çözüm sürecine dönülmesini istiyoruz. Tecrit savaşla bağlantılıdır. Tecrit durursa savaşta durur. Kürt halkı önderinin özgürlüğünü istiyoruz. Biz sadece Kürt annelerine değil hiçbir annenin göz yaşı dökmesini istemiyoruz" ifadesini kullandı. 
 
'Hükümet sorunları çözümden kaçtı'
 
Besime Konca ise "Barış anneleri Sayın Öcalan üzerindeki tecridi Meclis'te gündeme getirmek ve bununla bağlantılı olarak Türkiye'de yaşanan şiddetin kaynağının da tecrit olduğunu iletmek için geldiler. Hem sözlü hem yazılı randevu talebinde bulundular. Barış anneleri yıllardır demokrasi ve özgürlük için mücadele ediyorlar. Eğer bugün tecrit Türkiye'de 2013 kaldırıldığı gibi şu an da olmamış olsaydı Türkiye bambaşka bir noktada olurdu" dedi. 
 
İktidarın savaş ve şiddetten nemalanan bir anlayışla bu politikaları yürüttüğüne işaret eden Besime, "Çözüm süreci gündeme geldiğinde Türkiye sorunlarını tartışmaya başladı. Bu sorunlar hükümetin karşısında çıktığında da çözüm bekleyen sorunlardı. Hükümet ise en kolayından düşman yaratarak, sorunların çözümünden kaçtı" ifadelerinde bulundu.
 
'Hiçbir hukukta  böyle bir tecrit durumu söz konusu değildir'
 
Abdullah Öcalan'ın güvenlik ve sağlık koşullarının annelerin de temel talebi olduğuna vurgu yapan Besime, "Hiçbir hukukta  böyle bir tecrit durumu söz konusu değildir. Türkiye 18 yıldır uyguladığı tecridi bir an önce kaldırmalıdır. Sağlık ve güvenlik koşullarının öğrenilmesi için de heyetlerin de derhal oraya gitmesi için adım atmalıdır. Çözüm sürecinde duyarlılık gösteren bütün kesimlerin de bu tecridin kaldırılması için duyarlı olmasını da talep ediyoruz" diye konuştu.