Tutsak kadınlar, askeri uygulamaları reddettikleri için tecrit altında

  • 09:08 26 Ekim 2017
  • Güncel
Esra Aydın 
 
ELAZIĞ - Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevindeki kadın tutsaklar, ‘askeri’ dayatmalara boyun eğmedikleri için bir aydır tecrit altında tutuluyor. Tutsak Medya Tağam gönderdiği mektupta, tutsakları eşya gibi numaralandıran ‘tutuklu/hükümlü’ kimliğini reddettiklerini belirtirken, bu sebepten ötürü tecride, avukat ve savunma hakkı engeline maruz kaldıklarını bildirdi. 
 
15 Temmuz ‘darbe girişimi’nin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte cezaevlerinde işkence, kötü muamele ve hak ihlalleri artış gösterdi. Geçen günlerde de cezaevlerinde son 8 ayda yaşanan hak ihlalleri raporlaştırıldı. Raporda, cezaevinde 8 kişinin öldüğü, 367 mahkûmun işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, 605 mahkûmun da bulundukları cezaevlerinden başka cezaevine zorla sevklerinin gerçekleştiği, 35 mahkûmun ise sağlık hakkının ihlal edildiği ve binlerce tutuklu ve hükümlünün dövüldüğü, ters kelepçeyle uzun süre bekletildiği, hakarete maruz kaldığı ifade edildi.  
 
Bu cezaevlerinden Elazığ T Tipi Kapalı  Cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin yaşadığı hak ihlallerini mektup gönden tutsak Medya da, duyarlılık çağrısında bulunuldu. 
 
Bir aydır tecrit altındalar
 
Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevinde tutsak olan Medya Tağam, cezaevinde KHK’ler ile birlikte birçok keyfi uygulama ve hak ihlali yaşandığını dile getirdi. Bulundukları cezaevinde tutsakların sık sık işkenceye ve insanlık onurunu hiçe sayan uygulamalara maruz bırakıldığını belirten Medya, “Biz kadın tutsaklar 21 Eylül’den bu yana tamamen tecrit altında tutuluyoruz” dedi. 
 
Askeri dayatma ve ‘numaralandırma’
 
Cezaevinde aile görüşü, telefon görüşü, avukat görüşü, kargo alımı, revir ve hastane sevk haklarından yararlanamadıkları gibi hak ihlallerine maruz kaldıklarını yazan Medya, “Gerekçe olarak tutuklu / hükümlü kimliğini üzerimizde taşımak istemememiz. Tutuklu/ hükümlü kimliğinin üzerimizde taşıtılma dayatması bir askeri uygulamadır. Amaç her an tekmil verme pozisyonda tutmak. ‘Biz sizin üstünüz, siz de buna uymak zorundasınız’dır. Yine biz tutsakları numaralandıran eşya, araç yerine koyan bir uygulamadır. Bu uygulamalar insanlık onurunu hiçe sayan gayri ahlaki uygulamalardır” dedi. 
 
Medya, “Biz siyasi kadın tutsaklar da bir asker, eşya, araç olmadığımız için bu numaralandırılmış kimlikleri üzerimizde taşımayı ahlaki bulmuyor ve üzerimizden taşmayı kabul etmiyoruz.  Bundan kaynaklı da en doğal haklarımızdan mahrum bırakılarak tecrit altında tutuluyoruz” ifadelerinde bulundu. 
 
Avukat ve sağlık hakkında engel
 
Cezaevlerinde muhatap bulamadıklarını ve bundan kaynaklı olarak da sorunlarına çözüm bulamadıklarına dikkat çeken Medya, “Ailelerimiz uzak şehirden gelip kapının önünde geri çevriliyorlar. Maddi ve manevi anlamda mağdur oluyorlar. Avukat görüşlerimiz engellendiği için savunmalarımız hazırlayamıyoruz. Hiçbir koşul altında kısıtlanamayan (mahkeme kararı dışında) avukat görüşlerimiz kısıtlanarak savunma hakkımız elimizden alınıyor. Ciddi rahatsızlıklarımız olmasına rağmen kurum revirine çıkarılamıyoruz. Yapılan hastane sevklerimiz engellenerek tedavi hakkımız elimizden alınıyor” diye belirtti.
 
Medya yazdığı mektupta, cezaevlerinde uygulanan hak ihlallerinin bir an önce son bulmasını istediklerini belirterek, herkese bu konuda duyarlı olma çağrısında bulundu.