Eylem, istismarı ortaya çıkarmak istediği için mi katledildi?
- 09:20 26 Ekim 2017
- Güncel
Şehriban Aslan
DİYARBAKIR- Geçen hafta Urfa'nın Viranşehir ilçesinde yaşayan Eylem Tiller'in intihar ettiği öne sürülse de, aile üyeleri Eylem'in eşi tarafından katledildiğini ifade etti. Eylemin Annesi Kudret Kırtay, Eylem’in eşi tarafından sistematik işkenceye maruz bırakıldığına dikkat çekerek, "Hüseyin denilen kişi kızımı katletti. Kızım Hüseyin'in akrabasının, oğlunu istismara maruz bıraktığını açığa çıkaracaktı. Buna ne Hüseyin ne de ailesi izin vermedi ve kızım hemen ertesi gün katledildi. Kimse bana kızın intihar etti diyemez" diye konuştu.
Ülkede her geçen gün artan kadın cinayetlerine ya kaza ya da intihar süsü verilerek üzeri kapatılıyor. Kadın cinayetlerinde yaşanan artışın en büyük nedeni ise yasalarda caydırıcı cezaların olmamasından kaynaklanıyor. 'İyi hal indirimi', 'Saygın tutum indirimi' gibi gerekçelerle eşlerini katleden erkekler serbest bırakılırken, şimdi de boşanmalarda "Arabulucu" sistemi gündeme getiriliyor. Eylem Tiller'in hikâyesi ise tam da ‘arabuluculuk’ siteminin bir kadının hayatını nasıl sistematik erkek şiddetine teslim edildiğinin göstergesi olduğunu kanıtlıyor.
Eylem, eşi tarafından sistematik şiddete maruz bırakılmasının ardından ailesine sığınıyor. Fakat araya giren ‘arabulucular’ Eylem'i her defasında zorla ikna ederek Urfa'ya geri gönderiyor. Eylem her gidişinde daha büyük baskı ve şiddet ile karşı karşıya kalıyor ve sonunda ailesinin iddiasına göre intihar ettiği süsü verilerek eşi tarafından katlediliyor.
Eylem’in annesi suç duyurusunda bulundu
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yaşayan Eylem'in Annesi Kudret Kırtay, Urfa'nın Viranşehir ilçesinde yaşarken geçen hafta intihar eden 2 çocuk annesi kızı Eylem'in intihar etmediğini ve katledildiğini söyleyerek, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
‘Eşinin babası da şiddet uyguluyordu’
Emine Aslan ise ablasının asla intihar edecek biri olmadığını ifade ederek, "Eşi ve ailesi onun intihar ettiğini söylüyor. Fakat buna inanmadık ve hiçbir zaman inanmayacağız. Ablamın her zaman sorunları vardı. Zaten eşi ona yalan vaatler vererek kandırıp kaçırarak evlendi. Ablam evlendiği gün sorunları başladı. Bir çocuğu oldu ardından daha büyük sorunları başladı. Her tartıştığında ablam Silvan'a geliyordu. Sonra ikna edilip geri gidiyordu. Eşi, çocukları ablama vermediği için geri gitmek zorunda hissediyordu. Ablam bize dövüldüğünü ayrıca eşinin babasının da kendisine şiddet uyguladığını söylüyordu" dedi.
'Ablamın hayalleri vardı'
Emine, ablasının sorunlarının her defasında daha da büyüdüğüne dikkat çekerek, bu yıl içerisinde kaç ailesinin evine geri geldiğini hatırlamadığını belirtti.
Emine, "Ablam çok defa geldi fakat arabulucular araya giriyordu. Zaten bu tür sorunlar oldu mu herkes araya girip kadını eve göndermekten başka bir şey yapmıyor. Fakat sonrasında ne olacağını düşünmüyorlar. Ablam gitti ama sorunları bitmedi. Ne maddi olarak nede manevi olarak hep sorun yaşadı. Ablam kuruş kuruş para toplayıp Urfa'dan Silvan'a gelip çocuklarının ihtiyacını karşılıyordu. Bunca zulme rağmen ablam asla intihar ya da ölümden bahsetmedi. Hayalleri vardı. Ayrılıp çocukları ile yeni bir yaşama başlayacağını söylüyordu" ifadelerini kullandı.
'Ablamın katili onlardır'
Emine, Eylem intihar etmiş olsa bile onu bu karara iten şeyin erkek şiddeti olduğunu ve suçlunun her halükarda cezalandırılması gerektiğini belirtti.
Cenazeyi almak için hastaneye gittiği zaman yaşadıklarını da anlatan Emine, hastane önünde hastane önünde erkeklerin savunma pozisyonunda beklediğinin altını çizdi. Hastane önünde herhangi bir jandarma ve polisin bulunmadığını kaydeden Emine, otopsiyi yapan savcının da kendilerine bilgi vermeden gittiğini kaydetti. Emine son olarak, "Benim ablamın hayatı gitti başka kadınların hayatı gitmesin. Bir diğer şeyde eğer şiddet zulüm gören kadınlar varsa ayrılmaktan ve çocuklarından ayrılmaktan korkmasınlar. Ölümden daha zor değildir. Böyle erkeklere katlanmayın. Ablamın katillerinin ceza alması için tüm kadınlardan destek bekliyoruz" diyerek dayanışma çağrısında bulundu.
'Kızımla evliyken başka biriyle daha evlendi'
Eylem'in durumuna ilişkin konuşan Anne Kudret Kırtay'da, kızının intihar etmediğini ve eşi tarafından katledildiğini vurguladı. Kudret, kızının artık açlıktan neredeyse kemiklerinin ortaya çıktığını, her türlü şiddet ve işkenceye maruz bırakıldığını kaydetti. Kudret, "Hüseyin denen o adam kızıma yalan vaatlerde bulunup kaçırdı ve işkenceye başladı. Eylem ile evliyken başka bir kadınla evlenmeye çalıştı. Ancak kadın gerçek yüzünü ve evli olduğunu öğrenince vazgeçti. Ardından Eylem kavga edip Silvan'a geldiğinde Hüseyin’in başka bir kadınla evlendiğini duydu ve gidip gerçek yüzünü ortaya çıkaracağını ve çocuklarını yanlarına bırakmayacağını söyledi. Ona ‘gitme’ dedim ‘boşver bırak’ dedim ama dinletemedim" dedi.
‘Eylem, istismarı açığa çıkaracaktı’
Kudret, Eylem’in eve döndüğünde çocuklarına banyo yaptırdığını ve o sırada vücutlarında oluşan morlukları gördüğünü belirtti. Kudret, Eylem’in çocuklarından birinin yine Hüseyin’in akrabası tarafından akran istismarına maruz bırakıldığını iddia ederek, “ Eylem çocuğun ailesinin yanında gitti hesap sormaya. Ama aile toplanıp Eylem’i dövdü. Eylem ertesi gün jandarmaya gidip ifade verecekti.
Sabah olunca Hüseyin denen adam büyük çocuğu okula bırakmış, küçük çocuğu da arabaya kilitleyip içeri gitmiş. Ardından silah sesi gelmiş. Çocuk arabadan çıkıp gidip annesini kanlar içinde görünce saatlerce ağlamaya başlıyor. Şimdi soruyorum kim diyebilir Eylem kendini öldürdü diye? Eylem gerçekleri ortaya çıkarma peşinde olduğu için katledildi" diye vurguladı.
‘Kadınlar kızıma sahip çıksın’
Kudret son olarak savcılığa başvuruda bulunduğunu söyleyerek, "Savcılığa kızımın kendini öldürmediğini eşinin öldürdüğünü söyledim. Savcı ise bana, 'pompalı ile öldürmek suç değil' dedi. O silahtan çıkan kurşun ile kızım katledildi nasıl suç değil? Viranşehir'de birkaç kadın ölümü daha olmuş onlarda pompalı silah ile katledilmiş. Herhalde o katillere bir ceza verilmemiş ki oda buna bakarak kızımı pompalı ile öldürdü. Kadınlar kızıma sahip çıksın. Ben kızımın çocuklarının bana verilmesini istiyorum. O aile sağlıklı bir aile değil. Her türlü pis işi yapıyor. Savcılığa yaptıkları işi söyleyince, 'biliyoruz haberimiz var' dedi. Madem biliniyor neden herhangi bir müdahalede bulunulmuyor" diyerek dayanışma çağrısında bulundu.







