Besime Konca: Kadın mücadelesini görünür kılmaya çalışan medya baskı altında
- 09:04 28 Ekim 2017
- Güncel
Zülal Koçer
İSTANBUL - Medyada cinsiyetçiliğin günümüz Türkiye'sinde güncel bir gerçeklik olarak varlığını koruduğunu söyleyen HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca, "Bu durum AKP'nin kendi ideolojik, politik çizgisiyle yeniden bir kadın yaratma çabasıdır. Buna karşı kadınlar eylemde, sokaklarda ve direnişte. Kadınların direnişini görünür kılmaya çalışan medya da ciddi bir baskı altında” dedi.
Geçtiğimiz haftalarda Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi'nin "Bu böyle gitmez, kadınlar izin vermez" kampanyası kapsamında Taksim Hill Otel'de "Medyada Cinsiyetçilik" çalıştayı düzenlendi. Çalıştayda "Medyada cinsiyetçilik, militarizm ve milliyetçilik" gibi önemli konu başlıkları ele alındı. Çalıştayda hem Türkiye'de hem de dünyada medyanın rolü tartışıldı. Çalıştaydan hemen sonra kadın gazetecilere yönelik baskıların devam ettiği Türkiye’de Jin News, Mezapotamya Ajans ve Etkin Haber Ajansı çalışanı gazeteciler gözaltına alındı. Etkin Haber Ajansı muhabirleri İsminaz Temel ve Havva Cuştan gözaltı sürecinin ardından tutuklandı. Kadın gazetecilere yönelik baskılar devam ederken, bugün neredeyse ‘birinci kuvvet’ olarak değerlendirilen medya ise tamamen erkek egemen bakış açısı ile şekillendirilmeye çalışılıyor.
'Medyayı önemsiyoruz'
Türkiye'de son yıllarda medyanın kutuplaştırma, hükümet tarafından kullanma ve algı yaratma biçiminin önemine dikkat çeken Besime, "Yıllardır medyanın, toplumsal cinsiyetçiliği nasıl kullandığı, nasıl inşa ettiği, toplumsal hafızamızda nasıl yer ettiği tartışılan bir konuydu ve kadınların bunu değiştirme yönünde çabaları var. Siyasetin demokratikleşmesi noktasında HDP olarak biz de medyayı önemsiyoruz. Çünkü medya 7/24 insanların hayatında olan, insanlara ulaşan, algı yaratmada önemli olan bir araçtır" ifadelerine yer verdi.
'Hakikati arayan medya ciddi saldırı altında'
Besime sözlerinin devamında, "Bugün de OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile darbe rejimi ile ve tek adam anlayışı ile bütün toplumsal alanlarının, bütün muhalefet alanları ve direnme noktalarının tasfiye edildiği bir süreç yaşamaktayız. Bağımsız, demokratik, hakikati arayan, hakikati halklara sunmaya çalışan, muhalif yayın yapan, alternatif medya anlayışı çok ciddi saldırılarla karşı karşıya bırakıldı" diyerek kapatılan medya kuruluşlarını hatırlattı.
Yine yüzlerce gazetecinin cezaevinde olduğunu anımsatan Besime, hükümetin muhalif gördüğü medya kuruluşlarına yönelik çok yönlü bir saldırının gerçekleştiğini, ekonomik ambargonun da bunlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.
'Mevcut anlayışla mücadele önemliydi'
Bir diğer konunun ise geleneksel medya anlayışı olduğunu söyleyen Besime, "Havuz medyası olarak AKP iktidarı döneminde kurusallaşan medya anlayışı, toplumu ve hakikati bağlamından koparan; aşırı cinsiyetçi, milliyetçi, militarist, politize olmuş, bir anlayıştır. Bizim mevcut anlayışı aşmamız için bu anlayışla mücadele etmemiz, bunun nedenlerini, toplumdaki etkilerini tartışmamız elbette önemliydi" sözlerini kullandı.
'Yeniden bir kadın yaratma çabası'
Medyanın kadın üzerinden yarattığı algının kaygı verici olduğunu dile getiren Besime, bunlardan en önemlisinin de kadının ele alınış biçimi olduğunu söyledi. Besime, şöyle devam etti: "Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, cinsel saldırılar, parlamentoda geçirilmeye çalışılan tecavüz yasasının meşrulaştırılma çabası, yine nüfus hizmetleri kanununda yapılmak istenen değişikliklerinin hepsi AKP'nin kendi ideolojik, politik çizgisiyle toplumda yeniden bir kadın yaratma çabasıdır. Buna karşı kadınlar eylemde, sokaklarda ve direnişte. Kadınların direnişini görünür kılmaya çalışan medya da ciddi bir baskı altında."
'Medyada kadın üzerinden militarist anlayış'
Böylesi bir tablo karşısında bu çalıştayın önemli olduğunu kaydeden Besime, "Medyada cinsiyetçilik, milliyetçilik ve militarizm bugün Türkiye'de çok güncel bir gerçeklik olarak varlığını korumaktadır. Bu üç başlık dizilerden tutun reklamlara, haber bültenlerine kadar çok fazla işleniyor. Sosyal medya yine bu alanda ayrı bir öneme sahip. Medyada çatışmayı, şiddeti, ölmeyi, öldürmeyi kutsayan, milliyetçi, militarist bir anlayış söz konusu ve bu en çok da kadınlar üzerinden yapılıyor" ifadelerine yer verdi.
'Kadın bakış açısı ile özgürlükçü bir medya'
Kadın bakış açısı ile daha özgürlükçü bir medyayı geliştirme çabasının mevcut olduğunu kaydeden Besime, "Biz kadınlar erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü bu medyayı nasıl değiştirebiliriz, dizilerle, çeşitli propagatif yayınlarla, insanların evlerine kadar, yatak odalarına kadar giren bu medya anlayışını biz daha nasıl demokratik, sorgulayıcı, bir medya anlayışına dönüştürebiliriz? Bu soruları sormak açısından bu çalıştay bizim için önemliydi" diye konuştu.
'Kadına şiddet medya aracılığıyla meşrulaştırılıyor'
Medyanın toplumda yeni rol modeller yaratma haline dikkat çeken Besime, bunların başında kadın katliamları ve kadına yönelik şiddetin işlenme biçimi olduğunu ifade etti. Besime, "Medya kadın katliamlarını gerekçelendirerek işliyor. İşte kadın şöyle yapmış, kızdırmış, aşkına cevap vermemiş gibi… Ardından verilen iyi hal indirimleri de, sömürüyü, şiddeti, yok saymayı medya aracılığıyla meşrulaştırılıyor" sözlerine yer verdi.
Var olan medyaya karşı alternatif bir kadın medyasının geliştirilmesine işaret eden Besime, bu açıdan çalıştayın çok önemli bir noktada durduğunu söyledi.
'Bir partiyi anayasal olarak kapatamamanın sonucu'
Son olarak HDP'ye yönelik baskılara değinen Besime, bunun 2015 yılındaki 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri sonrasında giderek arttığını dile getirdi. Besime, "Partiyi hukuki ve anayasal olarak kapatamamanın sonucu; iktidar tarafından Türkiye'nin demokratikleşmemesi, Türkiye'deki bütün tarihsel sorunların çözülmemesine dair başlattıkları bir saldırı kampanyası var. İktidar en fazla medyayı kullanıp algı operasyonu yaparak, HDP'yi ve temsil ettiği çoğulcu demokrasiyi, kadın iradesini, siyasetini terörize edip yok sayarak, her türlü saldırıyı gerçekleştiriyor" şeklinde konuştu.







