Dersimli kadınlar: Yasalar kadın mücadelesini engelleyemez

  • 09:10 28 Ekim 2017
  • Güncel

Melike Aydın

 
DERSİM- Müftülük yasası ile kadınlara muhafazakâr yaşam şeklinin dayatıldığını söyleyen Dersimli kadınlar, Meclis’te kabul edilen yasa tasarısına karşı kadın dayanışmasının arttırılması gerektiğine dikkat çekti. 
 
Meclis'te kabul edilen ve müftülere nikah kıyma yetkisini de kapsayan Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na karşı kadınların tepkisi sürüyor. Dersimli kadınlar müftülük yasasından eğitimdeki müfredat değişimine kadar pek çok uygulamanın şeriat sistemini hatırlattığını vurguladı. Bu gidişata karşı kadın dayanışmasının büyütülmesi gerektiğine dikkat çeken Dersimli kadınlar, kadın örgütlülüğünü güçlendirerek sokakları terk etmeme çağrısında bulundu.
 
‘Erkekler için olan devletten adalet beklemek naiflik olur’
 
Dersim Munzur Üniversitesi'nde öğrencisi Saadet Yıldırım, Türkiye’nin giderek şeriat devleti formuna büründüğünü söyleyerek, herhangi bir dine veya mezhebe ait bir kurumun devlet yetkileriyle donatılmasının eşitliği zedelediğini söyledi. Saadet, “İnsanlar devlet güvencesinde yaşamak için evlendiği zaman resmi nikâh yapar. Oysa yasalar zaten yeterince erkekten yana. Devletin kadından yana olduğu hiç görülmedi. Ancak kadınların yıllarca mücadele ederek kazandığı haklar da yavaş yavaş ellerinden alınıyor ve hiçbir eylem  yapılmasına izin verilmiyor. Kadınlar sürekli olarak bir saldırı ile karşı karşıya bırakılıyor. AKP şeriatı getirmek istiyor. Çünkü bir toplum din kuralları her zaman daha kolay yönetilir” dedi.
 
‘Bir kadın olarak bütün kadınların hakları için mücadele edeceğiz’
 
Güneş Hazret de, müftülük yasasından daha çok Suriye gibi savaş koşullarından dolayı Türkiye'ye gelen göçmen kadınların etkileneceğine dikkat çekti. Güneş, "Kadınların kazanılmış haklarına, kız çocuklarının geleceğine göz dikilmesine, laik hukukun yok sayılmasına asla izin vermeyeceğiz. Yaratmaya çalışılan ayrıştırma politikaları ters tepecektir. Haklarımıza her el uzatıldığında biz orada olacağız ve mücadeleye devam edeceğiz" diye kaydetti.
 
‘Müftülük yasası şeriatçı bir sistemin inşası demek’
 
Memur emeklisi olduğunu söyleyen Dilber Demirkaya ise, yasanın Meclis’ten geçtiğini ancak her hâlükârda kadın mücadelesinin devam etmesi gerektiğini söyledi. Her alanda  ve her yerde OHAL dahil bütün engellemelere rağmen dayanışmanın devam etmesi gerektiğinin altını çizen Dilber, Meclis’ten geçirilen yasa ile kadınların tüm kazanımlarının hedef alındığına vurgu yaptı. Dilber, “Bu yasa gerici muhafazakar sistemin inşası demektir. Bu kadına köleliği dayatmadır. Bu yasayla özellikle çocuk yaşta evlilikler fazlalaşacak. Bu yasa erkeklerin kötülüğün perde arkasında daha rahat iş çevirebilmeleri anlamına geliyor. Şeriatın ilk adımları bunlar. Bu yasanın asıl amacı kadınları tamamen köreltmek ve silmektir” dedi.
 
‘Müftülük yasası tarikatları güçlendirir’
 
Kadın kurum ve muhalif derneklerin baskı altında olduğunu, kadın örgütlülüklerinin iktidar tarafından dağıtılmak istendiğini söyleyen Fidan Akbayır ise devletin kadından evinde oturmasını ve sadece erkeğe itiaat etmesini istediğini söyledi. Fidan, “İktidarın bu kurumlara yetki vermesinin bir diğer nedeni ise tarikatları güçlendirme çabasıdır. Ayrıca bu yasa müftülük gibi kurumların zenginleşmesi, güçlenmesi anlamına geliyor. Sadece Suriye gibi savaştan kaçan kadınlar değil aynı şekilde bizler de cinsel saldırıların en kötüsüyle karşı karşıya kalacağız” diye belirtti.