Cezaevinden mektup var: Hak ihlali çok, mücadeleye devam!

  • 09:10 29 Ekim 2017
  • Güncel
Esra Aydın
 
İSTANBUL-  Bakırköy Kapalı Kadın Cezaevinde tutuklu bulunan Canan Ceylan gönderdiği mektupta cezaevi yönetimi tarafından maruz bırakıldıkları hak ihlallerine dikkat çekti. Tutuklu ve hükümlülerin görüş hakkının kısıtlandığını, sağlık haklarının gasp edildiğini ve çıplak aramaya maruz bırakıldıklarını ifade eden Canan, "Ancak tüm bunlara rağmen direniş azmiyle yaşanan tüm gelişmeleri de takip ederek, umutlu olduğumuzu ve mücadele etmeye devam edeceğimizi belirtmek isterim" diye yazdı. 
 
Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL 5.kez uzatılırken buna bağlı olarak artan hak ihlalleri de devam ediyor. Özellikle cezaevlerinde artış gösteren hak ihlalleri tutuklu ve hükümlülere getirilen görüş yasağı, sağlık gaspı, işkence ve kötü muamele olarak gündeme geliyor. Hak ihlallerin her geçen gün artış gösterdiği cezaevlerinden biri de Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi. Tutsak Canan Ceylan da cezaevinden gönderdiği mektupta, yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti. Canan aynı zamanda baskının artığı cezaevlerinde tutsakların direniş ve mücadeleden vazgeçmediklerini vurguladı. 
 
Aileler geri dönmek zorunda kalıyor 
 
Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Canan Ceylan, KHK’ların ardından cezaevlerinde ‘hak’ diye bir kavramın kalmadığına dikkat çekerek buna bağlı olarak ‘ihlal’ kelimesinin de anlamını yitirdiğini ifade etti. Kaldıkları cezaevi dışında tüm cezaevlerinde belli bir görüş saati olduğunu ancak son süreçte cezaevlerinin yoğunluğu ve doluluğu gerekçe edildiği için görüş süresinin 35 dakikaya indirildiğini belirten Canan, ailelerin kısacık bir görüş için kilometrelerce yoldan geldiğini yazdı. Canan, ailelerin beş dakika bile geç kalması durumunda görüşe alınmadığını ve tekrar geldikleri yoldan geri dönmek zorunda kaldıklarını da belirtti. 
 
Siyah da yasaklı renkler arasında
 
Her cezaevinde görüş sırasında fotoğraf çekildiğini fakat Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde OHAL gerekçe gösterilerek fotoğraf çekinmenin de yasaklandığını belirten Canan, bu uygulamanın keyfi olduğunu ifade etti. Canan,  tüm cezaevlerinde haki ve lacivert renkleri yasaklıyken Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde siyahın da yasaklı renkler arasına girdiğini ve tutsaklara ‘tek tip kıyafet’ uygulamasının sinyallerinin verildiğini kaleme aldı. 
 
En büyük sorun sağlık hakkı gaspı 
 
Cezaevlerindeki hak ihlallerinden en büyüğünün sağlık hakkına yönelik olduğunu belirten Canan, mektubun devamında şu ifadelere yer verdi; "Hastane sevkleri her cezaevinde sorun olduğu gibi burada da sorunlu haldedir. Sevkler aylar sonra çıkabiliyor ve sevke giden arkadaşlarımız ringin kapısında kadar gidip; "ring dolu, asker sayısı eksik" denilerek, koğuşa geri gönderiliyor. Yine hastaneye giden arkadaşlarımız ‘kelepçeli muayene ve askerin muayene odasında çıkmamasından’ kaynaklı muayene olmadan geri gelme durumu yaşıyorlar."
 
'Umutluyuz,  mücadele etmeye devam edeceğiz'
 
Cezaevinden gönderdiği mektup aracılığı ile hak ihlallerin had sayfaya ulaştığını belirten Canan, kadın tutukluların onur kırıcı uygulamalara ve çıplak arama gibi insanlık dışı işkencelere maruz bırakıldıklarını yazdı. Canan, mektubunda son olarak şu ifadelere yer verdi: “Temel ihtiyaçlarımız olan ürünleri kantin kısıtlamasından kaynaklı alamama durumumuz gelişiyor. Ancak tüm bunlara rağmen direniş azmiyle yaşanan tüm gelişmeleri de takip ediyoruz. Umutluyuz ve mücadele etmeye devam edeceğiz."