JINHA’nın mücadelesi kadınların objektiflerinde, kalemlerinde, dillerinde…
- 09:30 29 Ekim 2017
- Güncel
HABER MERKEZİ- Virginia Woolf’un bir sözü ve kadın haber ajansı kurma hayaliyle çıktığı basıncılık yolunda yaşamını yitiren Ayfer Serçe’nin öğretileriyle yayın hayatına başlayan JINHA’nın mücadelesi, erkeklerin verdiği hükümleri esas almayan kadın gazetecilerin objektiflerinde ve kalemlerinde devam ediyor.
AKP hükümetinin 15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan ettiği Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında hedef aldığı özgür basın kurumları, çıkarılan 675 ve 676 Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kapatıldı. Jin Haber Ajansı (JINHA), Özgür Gündem, Dicle Haber Ajansı (DİHA) ve günlük Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat Gazetesi kapatılan kurumlar arasındaydı. AKP hükümetinin 24 Temmuz 2015 tarihinde devreye koyduğu savaş konseptiyle birlikte özgür basın çalışanlarına yönelik gözaltı, tutuklama, sansür ve baskı; özgür basın kurumlarının kapatılmasıyla devam etti. Özgür basına yönelik geçmişten bugüne gelen saldırılar, AKP hükümetinin uyguladığı politikalar ile ağırlaştırılarak sürdürüldü.
İlk kadın haber ajansı: JINHA
"Ve yazıyoruz… Erkekler ne der diye düşünmeden yazıyoruz" şiarıyla 8 Mart 2012 tarihinde yayın hayatına başlayan JINHA, dünyanın ilk kadın haber ajansı olma özelliğini taşıyordu. 2012 yılıyla birlikte ezilen, darp edilen, sokak ortasında öldürülen, giyiminden kahkahasına kadar müdahale edilen, nasıl yaşayacağına karar verilen, tecavüz edilen ve tecavüzü meşrulaşan, köle pazarlarında satılan, yakılarak katledilen ve tüm bunlara karşı mücadele eden, direnen, erk zihniyeti yırtan ve özgür yaşamı kendinde nakşeden, devrimi getiren kısacası tüm kadınların sesi olan JINHA, kadın mücadelesinin yayın alanındaki sürdürücüsü oldu. Yayın hayatı boyunca saldırıların hedefi olan JINHA, bölgede yaşanan savaşın içinde barış gazeteciliği yaptı. 29 Ekim 2016 yılında yayınlanan 675 sayılı KHK ile kapatılan JINHA'nın çok sayıda muhabiri gözaltına alındı, tutuklandı. JINHA editörlerinden Zehra Doğan ise halen tutuklu bulunuyor.
JINHA pek çok başarının sahibi
Alanında ilk olan JINHA, pek çok başarıya da imza attı. JINHA sahiplenildikçe büyümeye, büyüdükçe de sahiplenilmeye devam etti. Ankara Üniversitesi (AÜ) İletişim Fakültesi (İLEF) bünyesinde 2007 yılından beri yürütülen Ayrımcılığa Karşı Dersler’in bir parçası olan Ayrımcılığa Karşı İLEF Evrim Alataş Ödülü öğrencilerin oyları ile 2016 senesinde JINHA’ya verildi. JINHA muhabirleri ödüllerini Kürdistan’da öz yönetim alanlarında hayatını kaybeden kadınlara adadı.
JINHA muhabirleri yine imza attıkları pek çok haberle ödüle layık görüldü. “Ezidi kadınların çığlığı” haberi 2015 yılında yazılı haber kategorisinde Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü’nün sahibi oldu. “Cizre’de Öz yönetim çocuk evliliğe müdahale etti”, “Aysun’un ölümü ders olmadı, mahkeme aile boyu cinsel saldırıya beraat verdi!” başlıklı haberler çeşitli tarihlerde Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik adına düzenlenen yarışmada ödüllendirildi.
JINHA, kapatılmasının ardından yayınladığı açıklamada şöyle seslenmişti:
"Kararlı tutumumuz ve haklı mücadelemiz sonucunda ilk yıl bizim haberlerimizi kullanmayan gazete ve televizyonlar artık bizi referans almaya başladı. Sadece kadını ilgilendiren meseleler algısında, aslında kadını ilgilendiren meselelerin hayatın ta kendisi olduğu ve bu anlamada tüm alanlarda kadına dair haberlerin yapılması gerektiğini yaptığımız haberlerle ispatladık. Bu doğrultuda Rojava devriminin ilanının hemen ardından Rojava'ya giden ilk gazeteciler bizim ajansımızın muhabirleri olmakla kalmayıp, Rojava devriminin bir kadın devrimi olduğunu dünyaya ilk duyuran ajans yine JINHA oldu. JINHA bunun yanı sıra daha birkaç aylık ajans olmasına rağmen savaş muhabirliğini de yaparak Suriye savaşını da takip etti. Halep'te muhabir arkadaşlarımız birkaç defa hedef olmasına rağmen Irak'taki sıcak savaşı da halka duyurdu.
'Muhabirlerimiz gazetecilik heyecanlarıyla tutuklandı!'
Bölgedeki muhabirlerimiz hem kadın, hem de devrimci duruşu nedeniyle birçok saldırılara maruz kalıyor ve polisin hedefi oluyor. Arîn Mîrkan'ın fotoğrafını paylaştı bahanesiyle Van muhabirimiz Vildan Atmaca tutuklandı. Diyarbakır muhabirimiz Beritan Canözer, haber takibi yaptığı sırada "heyecanlı" olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı ve tutuklandı. Van muhabirimiz Rojda Oğuz da Vildan'ın özgürlüğüne kavuştuktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak tutuklu tüm arkadaşlarımız mücadelemiz sonucu özgürlüğüne kavuştular. Yine Şengal'i kurtarma hamlesinde arkadaşlarımız savaş anını takip etmiş hatta günlerce onlardan haber alamamıştık. Sur içinde ve sınırda arkadaşlarımız hedef olmuş ve ağır yaralanmıştı. Şehriban Aslan arkadaşımız polisin gaz fişeğiyle başından darbe almış ve bu anlamda geçirdiği beyin kanaması nedeniyle aylarca yoğun bakımda kalmıştı. JINHA çalışanlarının yaşadıklarının içerisinde buna benzer birçok örnek var.
Kadın odaklı habercilik
JINHA olarak sadece var olan kadın dünyası algısının aslında olması gereken bir dünya olduğuna ve savaşın içinde inatla barış gazeteciliğini yapmaya ısrar ederek tüm haberleri kadın odaklı habercilik perspektifiyle sunma mücadelesi içerisindeyiz. Erkek devletin, erkek hükümetin karar verdiği hükümlere boyun eğmeyecek JINHA, "Erkekler ne hüküm verir" diye düşünmeden kadınların sesi olarak yazamaya devam edecek."
JINHA’nın kapatılmasının ardından kadın gazetecilerin kalemlerinin esir alınamayacağı işsiz kalan kadın gazeteciler tarafından kurulan Gazete Şûjin ve yine kadın gazetecilerin örgütlü mücadelesini güçlendirmek adına kurdukları Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ispatlandı.
JINHA’nın mücadelesi sürüyor
JINHA, KHK ile kapatılmış olmasına karşın dünyanın pek çok yerinde haberleri aracılığı ile yaşamlarına konuk olduğu kadınlarda hala aynı heyecanı uyandırıyor. Virginia Woolf’un bir sözü ve kadın haber ajansı kurma hayaliyle çıktığı basıncılık yolunda yaşamını yitiren Ayfer Serçe’nin öğretileriyle yayın hayatına başlayan JINHA’nın mücadelesi, erkeklerin verdiği hükümleri esas almayan kadın gazetecilerin objektiflerinde ve kalemlerinde devam ediyor.







