‘Sayın Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği halkların sağlığı ve güvenliğidir’

  • 16:54 29 Ekim 2017
  • Güncel
ANKARA- HDP Ankara İl örgütü PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık durumu ve tecride ilişkin gerçekleştirdiği açıklamada, "Sayın Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği halklarımızın sağlığı ve güvenliği anlamındadır. Zira kendisi bu ülkede barışın, kardeşliğin, adaletin ve özgürlüklerin teminatıdır" dedi. HDP’liler bu kapsamda 15 gün boyunca bir dizi eylem ve etkinlik düzenleyecek. 
 
HDP Ankara İl örgütü son dönemde PKK Lideri Abdullah Öcalan hakkında ortaya atılan iddialar ve devam eden tecride ilişkin İl binasında basın açıklaması yaptı. Birçok ilçeden HDP'linin katıldığı açıklamayı HDP İl Eş başkanı Nur Aytemür gerçekleştirdi. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık durumu ve yaşatılan ağırlaştırılmış tecrit için toplandıklarını belirten Nur, "İmralı tecrit tarihi boyunca dönem dönem ortaya çıkan bu türden haberler, Sayın Öcalan’ın 1999 yılında uluslararası bir korsanlık sonucu Türkiye’ye teslim edilmesiyle sonuçlanan komplocu siyasetin günümüzde de sürdürüldüğünün göstergesidir" dedi. 
 
'O'na yaklaşım Kürt halkına yaklaşımdır'
 
"Adeta intikamcı bir mantıkla dizayn edilen İmralı uygulamalarının son 15 yıllık yürütücüsü AKP iktidarıdır" diyen Nur, iktidarın Kürt halkının hak ve özgürlüklerine yaklaşımında PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın turnusol kağıdı gibi olduğunu belirtti. Nur, "Dolayısıyla Öcalan’a yaklaşım Kürt halkına yaklaşımdır. Tecridin temel nedeni AKP’nin iktidarını koruyabilmek için çözümsüzlük ve savaş politikasını devreye sokmasıdır" ifadelerini kullandı. 
 
'Barışın maliyeti AKP'ye ağır geldi'
 
 Kürt halkına uygulanan soykırım ve düşmanca tutumların bütün hızıyla devam ettiğini, on binlerce kişinin tutuklandığını ve ülkenin de açık bir cezaevine dönüştüğünü vurgulayan Nur, "Yine Kürt karşıtlığı temelinde geliştirilen politikalarla coğrafyamızdaki savaş çığırtkanlığı büyütülmektedir. Ayrıca Kürt sorununa çözüm arama ve Türkiye’nin demokratikleşmesi yerine siyasi soykırım operasyonlarını geliştirme tek seçenek olarak halkların önüne sunulmuştur.  Eğer ki AKP iktidarı çözüm sürecinde kendi iktidarının güçlendiğini görseydi şüphesiz süreci devam ettirirdi. Ancak böyle olmadı. Barışın maliyeti AKP’ye ağır geldi" diye konuştu. 
 
'Öcalan'ın güvenliği halklarımızın güvenliği anlamındadır'
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yaşamına dair ortaya çıkan haberlerin, kamuoyunda infial yarattığını, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın konu hakkındaki açıklamasının kaygıları daha da arttırdığını ifade eden Nur, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eylül 2016 tarihinden bugüne Sayın Öcalan'dan haber alınamadığı bilinmektedir.Yıllarca keyfi bir şekilde yaptırılan aile ve avukat görüşmeleri de yasa tanımaz bir şekilde kesintisiz engellenmektedir. Sayın Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği halklarımızın sağlığı ve güvenliği anlamındadır. Zira kendisi bu ülkede barışın, kardeşliğin, adaletin ve özgürlüklerin teminatıdır. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü başta Türkiye halkları olmak üzere tüm Ortadoğu halklarının özgürlüğüdür. Son dönemde İmralı Ada’sındaki durum ile ilgili gayr-i resmi hesaplardan yayılan vahim iddialar son derece tehlikeli ve biran önce netleştirilmesi gereken iddialardır." 
 
'Amaç Kürt halkının tepkisini ölçmek'
 
Bu iddialarla, Kürtlerin moral güçlerini kırmak ve sözü edilen gelişme karşısında tepkilerini ölçmenin amaçlandığını dile getiren Nur, "Bu konuda tüm kamuoyunu, uluslararası insan hakları örgütlerini duyarlı olmaya ve Sayın Öcalan üzerindeki tecride son verilmesi için mücadele etmeye çağırıyoruz. İmralı tecridi ve Sayın Öcalan’ın yaşamı karşısında sesiz kalmayacağımızı ve durmayacağımızı beyan ediyoruz. Bu bağlamda HDP Ankara İl örgütü olarak  tekrar barış ortamının sağlanması ve müzakerelerin tekrar başlaması için AKP  iktidarına sesleniyoruz; Sayın Abdullah Öcalan, derhal ailesi, avukatları veya siyasi bir heyetle görüştürülmeli, sağlığı ve yaşamı üzerindeki kaygılar biran önce giderilmelidir" şeklinde konuştu. 
 
15 gün boyunca eylem ve etkinlik 
 
Nur, son olarak Ankara İl örgütü olarak 15 günlük eylem ve etkinliklerle PKK Lideri Abdullah Öcalan’la görüşme talebini her platformda ısrarla dile getireceklerini kaydetti. Bu kapsamda 30 Ekim - 4 Kasım tarihleri arası CPT, Adalet Bakanlığı ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ve mektuplarını  göndereceklerini belirten Nur, 4 - 12 Kasım tarihleri arasında ise süreli-  dönüşümlü açlık grevi yapacaklarını duyurdu.