‘Kobanê ve Gezi ile halklara verilmek istenen mesajı almayacağız’
- 15:02 8 Mayıs 2022
- Güncel
İSTANBUL - Kobanê Davası ile ceza ile sonuçlanan Gezi davasına dair hukuk örgütleri ile açıklama yapan ÖHD İstanbul Şubesi, bu davalar ile Kürt ve Türkiye halklarına bir mesaj verildiğini vurgulayarak, “İktidarın, hükümetin bizi bu yargılamalarla, ağır cezalarla vermeye çalıştığı mesajı almadığımızı, almayacağımızı buradan bir kez daha belirtmek istiyoruz” dedi.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 21’i tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobanê Davası’nda yaşananlar ile Gezi Davası’nda yargılanan isimlere verilen cezalara dair Taksim’de bulunan bir otelde basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu,Oya Ersoy, ÖHD İstanbul Eşbaşkanları Esra Erin ile Gürkan İstekli’nin yanı sıra Kobanê Davası avukatları ile hukuk örgütü temsilcileri de katıldı.
‘Kürt halkı kumpas davalarının canlı tanığıdır’
Kobanê Davası avukatlarından ve HDP PM üyesi Atilla Bahçıvan söz alarak davada yaşananlara dikkat çekti. İlk olarak 50 yıl önce idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anan Atilla, Türkiye tarihinde yaşanan kumpas davalarına işaret etti. Atilla, “Kürt halkı kumpas davalarının canlı tanığıdır. Gezi davası bu kumpasların açığa çıktığı bir dava. Kobanê ve Gezi davasının benzeştiği durumlar var. Gezi davasında mahkeme üyelerden birinin AKP vekil adayı olduğu açığa çıktı ve arkadaşlarımıza cezalar verildi” dedi.
‘Bahtiyar Çolak çete mensubu’
Kobanê davası eski mahkeme başkanı Bahtiyar Çolak’ın durumuna da dikkat çeken Atilla, “Bu ilginç bir isimdi. Dava dosyasını bir hafta içinde imtinayla okuduğunu iddia eden bir mahkeme başkanıydı. O dönem hem yargılanan arkadaşlarımız hem müdafileri olan bizlerin tüm itirazları reddedildi. İlk oturumda arkadaşlarımıza söz verilmeden yargılamaya geçilmişti. Reddi hakim talebimiz reddedildi. Kobanê Kumpas davasının savcı tarafından değil AKP-MHP tarafından hazırlanmıştı demiştik. Ki iddianamesi çıktıktan sonra duyurusu 18 dakikada MHP’li twitter sayfalarında paylaşıldı. Bu iddianame ya MHP Genel Merkezinde hazırlandı ya da onlar ile paylaşıldı. Biz bunu mahkeme ile paylaştık. Bahtiyar Çolak’ın bir çete mensubu olduğu ortaya çıktı. Bu çetenin MHP Genel Başkanını ve Süleyman Soylu’yu referans aldığını görüyoruz” sözleri ile Bahtiyar Çolak ile iktidar arasındaki bağlantıya işaret etti.
‘Gözümüzün içine baka baka yalan söyledi’
Bahtiyar Çolak’ın görevden alınma bilgisinin kendilerine verilmediğini belirten Atilla, mahkeme başkanının kendilerine “Bahtiyar bey burnundan ameliyat oldu. Ne zaman geleceği belli değil” yanıtını verdiğini ve daha sonra bu yanıtı veren başkanın mahkeme başkanı olarak atandığını kaydetti. “Gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Tıpkı Gezi davasında AKP’li mahkeme üyesinin gözümüze baktığı gibi. Şuan yürütülen süreç şaibelidir” diyen Atilla, daha sonra yeni mahkeme başkanının yürüttüğü süreçte davada yaşanan hukuksuzlukları tek tek saydı.
‘Muhalif siyaset suç yapılmaya çalışılıyor’
Adalet İçin Hukukçular üyesi Özgür Urfa da Türkiye’nin yargı pratiğinin siyaset ile yargı arasındaki ilişkinin birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Yargının iktidarın aparatı olduğunu belirten Özgür, “50 yıl önce de bu böyleydi. Türkiye’de muhalif siyaset yapmak suç haline getirilmeye çalışılıyor. Gezi, Kobanê ve HDP kapatma davasında bizler bunu gördük. Barışçıl toplanmanın tamamı suç olarak görülmeye çalışılıyor. İktidarın politikalarına karşı çıkıldığında savcı ve hakimler eliyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Hükümeti istifaya davet etmek meşru ve yasal bir haktır. Bütün bu dosyalarda siyaset yapmayın, hükümete karşı çıkarsanız sonunuz böyle olur mesajı veriliyor. Davalardaki hukuksuzlukları sayarsak burada aylarca bitmez. Hiç kimseye siyaset yapma alanı bırakılmamaya çalışılıyor. Siyaset yapmaya çalışanlar da kolluk ve yargı aracılığıyla yargılanıyor. Siyaset yapmak bir haktır, barışçıl yollarla yapılan siyaset kriminalize edilemez demek gerekiyor” şeklinde konuştu.
Demokrasi İçin Hukukçular üyesi Mustafa Söğütlü de bugünün 2’nci Dünya Savaşı’nın bitiş yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, faşizmin artıklarının Gezi’de, Kobanê davasında halen yaşadığını belirtti. Mustafa, davaların takipçisi olacaklarını ve dayanışma içinde olacaklarını ifade etti.
‘Gerçek Kobanê davasını biz açacağız’
Daha sonra konuşan HDP’li vekil Oya Ersoy, “Gerçek Kobanê davası daha açılmadı, onu biz açacağız. İŞİD’e kapıları açan, sokağa dökülen milyonların üzerine paramiliter güçleri sürenleri açığa çıkarıp yargı önüne çıkaracağız. İşte o gerçek Kobanê davası olacak. Bu ülkede yargı hiçbir zaman bağımsız değildi ama hiçbir zaman enstürman haline getirilmemişti” diyerek Gezi ve Kobanê davalarına dikkat çekti. Oya, bu davaların Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın korkusu sonucu yıllar sonra açıldığını hatırlatarak, “Kobanê davasıyla Kürt halkının siyasi temsilcilerini yargılıyorlar. Bu korkunun bir yansımasıdır. Hep birlikte bu ülkenin diktatörlükle yürütülmesine izin vermeyeceğiz. Eşitlikten, özgürlükten yana olanlar bu davaya taraf olmalılardır” çağrısında bulundu.
‘Komedi izlemek zorunda değiliz’
Filiz Kerestecioğlu, dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini belirterek, yargının araçsallaştığını vurguladı. “Bir komediyi izlemek zorunda değiliz” diyen Filiz, Kobanê ve Gezi davasında yaşananlar ve verilen cezalara işaret etti. Gezi’nin insansızlaştırıldığına dikkat çeken Filiz, “Daha özgür ve demokratik bir Türkiye için hep beraber mücadele etmemiz gerekiyor” dedi.
‘Halkların talepleri yargılanıyor’
Daha sonra tekrar söz alan Gürkan İstekli, Kobanê davasında yargılananın Kürt halkının talepleri olduğunu ve Kürt halkından intikam alındığını, Gezi davasıyla da Türkiye halklarının adalet, eşitlik ve özgürlük talebinin yargılandığının altını çizdi. Gürkan, “İktidarın, hükümetin bizi bu yargılamalarla, ağır cezalarla vermeye çalıştığı mesajı almadığımızı, almayacağımızı buradan bir kez daha belirtmek istiyoruz” diyerek hukukçular olarak sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.
Toplantı yapılan konuşmaların ardından sona erdi.







