Katledilen öğretmen için açıklama: Sorumlu bakanlık!
- 14:27 3 Mart 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - İstanbul'da katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik için bir günlük iş bırakarak, yürüyüş gerçekleştiren Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu olayın birinci derecede sorumlusu olduğunu vurgulayarak, "Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir" dedi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Ankara, İstanbul ve Wan’da, İstanbul Çekmeköy’de bir lisede öğrencisi tarafından katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik için bir günlük iş bırakarak, yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.
Wan
Çok sayıda Eğitim Sen üyesi ile Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bileşenlerinin önlüklerle katıldığı eylemde kitle, Şekerbank önünden Kent Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. “Eğitimde şiddete dur de! Öğretmene şiddete hayır!” ve “Emekçileri ve öğrencileri koruyacak politikalar istiyoruz” yazılı pankartların açıldığı eylemde, sık sık "Öğretmen düşmanı, Yusuf Tekin istifa" sloganları atıldı.
Kent Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasını Eğitim Sen Şube Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt okudu.
Açıklama alkışlarla son buldu.
Ankara
Eğitim Sen ile birlikte öğretmenler Yüksel Caddesinden başlayarak Milli Eğitim Bakanlığına doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Bakanlığın yakınında biriken sendikalarla birlikte öğretmenler, polis barikatıyla karşılaştı. Bakanlığın önünde açıklamayı gerçekleştirmek üzere polisle müzakere gerçekleştiren sendikalar barikatı aştı.
Eğitim Sen: Güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak yapılan saldırının münferit olmadığını söyleyerek, “Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil; yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için bir aradayız. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikaları hayata geçirmeyen Millî Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci dereceden sorumlusudur” ifadelerini kullandı.
Okullarda güvenlik mekanizmalarının yetersizliğinden dolayı şiddetin önlenmediğini söyleyen Irmak ayrıca, “Siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir” dedi.
Eğitim İş: Sorumlu sizsiniz, istifa edin
Sendikaların önüne kurulan barikatlara tepki gösteren Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Bu barikatları buraya kuracağınıza o güvensiz hale gelen okullara sahip çıkın” diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Kadem Özbay, “Senin kapında güvenlik varsa, okullarda da olacak. Okulun kapısına güvenliği koymuyorsan, sosyal hizmet desteğini yapmıyorsan, öğretmenlerin tuttuğu raporun gereğini yapmıyorsan bu ölümün sorumlusu sizsiniz. Erdem gösterin, istifa edin” dedi.
'Yaşasın öğretmenler, yaşasın kadınlar'
Katliamların bir anda gerçekleşmediğini söyleyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, “Konuşmanın içeriği, söylemin dili failleri büyütüyor. Failleri birer öğrenci olarak eğitim alanında muhafaza ediyor. Genelgeler, etkinlikler, tarikatlar; gençliği toplumun yararına ve memleketin geleceği için yetiştirmeye yetmiyor. Semtlerde, okullarda gayrimeşru işler gelecek olarak görülüyor. Şiddet, kişilik ve tarz olarak benimsetiliyor” şeklinde konuştu.
Anadolu Eğitim Sen, TEÇ-SEN, Hürriyetçi Eğitim Sen, TÖB SEN’in açıklamaları ve İYİ Parti ile CHP’li milletvekillerinin konuşmalarının ardından eylem sona erdi.
İstanbul
İstanbul’da ise sendikaların çağrısıyla iş bırakarak Beyazıt’ta bir araya gelen öğretmenler, “Okulda şiddete dur de” çağrısı yaptı. Eğitim Sen İstanbul Şubeleri’nin çağrısıyla gerçekleşen eylemde öğretmenler, Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelerek “Okulda şiddete dur de” dedi.
Eylemde açılan “Okullarda şiddete dur de, Yusuf Tekin istifa” pankartı eşliğinde binlerce öğretmen sık sık “Susma haykır, şiddete hayır” ve “Öğretmen düşmanı bakan istifa” sloganları atıldı.
Öğretmenler, Sultanahmet’te bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüyüş başlattı. Yakalarına “Yasımız var Fatma Nur Çelik” yazılı kokart takan eğitim emekçileri, yürüyüş sonunda il milli eğitim müdürlüğe önünde açıklama yapmak istedi ancak polis bariyerleriyle karşılaştı. Bariyerleri protesto eden öğretmenler, kurum önünde oturma eylemi başlattı. “Barikatları kaldırın, biz kendi kurumumuz önünde açıklama yapacağız” diyen öğretmenler, “Yusuf Tekin istifa” sloganlarıyla durumu protesto etti.
Şirnex
Şirnex Eğitim Sen Şubesi, cinayeti sessiz yürüyüşle protesto etti. Cizre Meslek Yüksek Okulu önünde bir araya gelen sendika üyeleri, Mehmet Dilsiz Sanat Sokağı'na sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi destek verdi. Yürüyüşte "Sessiz olmak suça ortak olmaktır", "Cezalar caydırıcı değil" ve "Liyakat öldü şiddet doğdu" dövizleri taşındı. Yürüyüşe katılanlar ise yakalarına "Artık yeter" kokartları taktı.
Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada, "Öfkeliyiz güvende değiliz yaşam hakkımızı güvence altına almak için daha kaç canımız kaybedeceğiz" pankartı açıldı. Açıklamayı yapan Eğitim Sen Şirnex Şube Sekreteri Mehmet Ertan, okullarda yaşanan şiddetten Eğitim Bakanlığını sorumlu tuttu.
Açıklama, oturma eylemi ile son buldu.
Mersin
İstanbul'da bir öğretmenin öldürülmesini protesto eden Eğitim Sen Mersin Şubesi Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Açıklamada, "Eğitimciye yönelen şiddeti durduralım" pankartı açıldı. Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, okullarda artan şiddetin uzun süredir görmezden gelindiğini belirterek Milli Eğitim Bakanlığı'nı gerekli ve kalıcı önlemleri almadığını belirtti. Mahmut Sümbül, okul güvenliği için bilimsel ve bütünlüklü politikaların hayata geçirilmesi, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
Hatay
Hatay'da, Eğitim Sen İskenderun Şube ve Eğitim-İş Sendikası Hatay 2 No'lu Şubesi, İskenderun Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. "Artık yeter, öldürülmek istemiyoruz" pankartının açıldığı açıklamada, "Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa" sloganları atıldı. Açıklamayı yapan Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal, okullarda şiddetin artmasında öğretmenlerin hedef gösterilmesi, eğitim politikalarındaki eksiklikler ve gençlerin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik koşulların etkili olduğunu ifade etti. Yetkililere çağrıda bulunan Mustafa Ünsal, kapsamlı önleyici adımlar atılmadığı sürece benzer acıların yaşanmaya devam edeceği uyarısında bulundu.
Amed
Amed'de Eğtim Sen şubeleri açıklama yaptı. İl Milli Eğitim önünde açıklama yapan Eğitim Sen 2 No'lu Şube Eşbaşkanı Duygu Özbay, saldırının münferit olmadığını belirterek okul güvenliği için kalıcı önlemler alınmasını istedi.
Saldırıda 2 öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığı, yaralı öğretmenlerden birinin tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği hatırlatılan açıklamada, artan okul şiddetine karşı uyarıların dikkate alınmadığı vurgulandı. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik zafiyetini ortaya koyduğu belirtilerek, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, risk altındaki öğrenciler için destek programlarının hayata geçirilmesi ve bağlayıcı bir eylem planı hazırlanması çağrısı yapıldı.
Duygu Özbay, başta Eğitim Bakanlığı olmak üzere yetkilileri sorumluluk almaya davet ederek, güvenli bir çalışma ortamının temel hak olduğunu vurguladı.
Dêrsim
Eğitim-Sen Dêrsim Şubesi de konuya dair açıklama yaptı. İl Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan açıklamada "Fatma Nur Çelik için adalet" pankartı açılırken açıklamayı yapan Eğitim Sen Şube Sekreteri İlhan Öner, "Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz" dedi.
Riha
Eğitim Sen Riha Şubesi, İl Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Çok sayıda öğretmenin katıldığı açıklamada, "Öğretmene şiddete hayır! Öğretmene dokunma" pankartı açıldı. Açıklamayı yapan Eğitim Sen Riha Şubesi Eşbaşkanı Murat Oruç, "Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur" diye belirtti.
Açıklama, "Yaşasın sendikal mücadelemiz", "Yaşasın örgütsel mücadelemiz" ve "Bakanlık uyuma öğretmenine sahip çık" sloganlarıyla son buldu.
Semsûr
Eğitim Sen Semsûr Şubesi, Kent Meydanı'nda açıklama yaptı. "Artık yeter okulda şiddete dur de" pankartının açıldığı açıklamayı Eğitim Sen Semsûr Şube Eşbaşkanı Zeynel Polat yaptı.
Açıklama, "Şiddete karşı omuz omuza" sloganıyla son buldu.
Dîlok
Eğitim Sen Dîlok Şubesi, Şahinbey ilçesi Balıklı Meydanı'nda açıklama yaptı. Açıklamayı yapan Dîlok Eğitim Sen Şube Başkanı Ömer Parlakçı, "Açıkça ifade ediyoruz, bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
‘Bu saldırı münferit değildir’
İstanbul Çekmeköy’de öğretmenlere ve öğrencilere yönelik düzenlenen saldırıların sadece bir kişi tarafından olmadığı belirtilen açıklamada, “Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Ancak açıkça ifade ediyoruz; Bu saldırı münferit değildir” denildi.
‘Milli Eğitim Bakanlığı olayın sorumlusudur'
Okullarda artan şiddet vakalarının ciddi bir tehdit oluşturduğu aktarılarak, okullarda olan güvenlik mekanizmalarının yetersiz olduğunu ifade edildi. Açıklamada, "Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir" sözleri kullanıldı.
‘Okullar ideolojik yönlendirmelerin alanı değildir'
Şiddet zemininin yalnızca bireysel bir öfke olmadığı, medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı bir dil olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi, öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir" ifadelerine yer verdi.
Açıklamada talepler şöyle sıralandı:
"*Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.
*Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
*Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.
*Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.
*Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.
*Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.
*Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir.
*İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir.
*Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.
*Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz."







