Direnişiyle hafızalarda yaşıyor: Besê Anuş
- 09:05 17 Mart 2026
- Portre
Derya Ceylan
HABER MERKEZİ - Kürt kadın özgürlük mücadelesinin öncü isimlerinden Besê Anuş, 17 Mart 1981’de yaşamını yitirmesinin yıl dönümünde cesareti, kadın örgütlenmesindeki rolü ve ardında bıraktığı mücadele mirasıyla anılıyor.
Kürt kadınları, özgürlük mücadelesi tarihinde yalnızca tanıklık eden değil, öncülük eden bir yerde durdu. Fate Reş’ten Zerîfe Xanım’a, Dersim direnişinden bugüne uzanan bu çizgide Besê Anuş da iz bırakan kadınlardan biri oldu. Kürt ve Alevi kimliğiyle mücadele yürüten Besê Anuş, hem direnişçi kişiliği hem de kadınları örgütlemeye dönük çalışmalarıyla hafızalarda yer edindi.
Çoklu baskılar içinde şekillenen yaşam
Mereş’in Pazarcık ilçesinde dünyaya gelen Besê Anuş, çocuk yaşlarda yaşadığı toplumsal çelişkilerle ilerleyen yıllarda karşı karşıya geldi. Kadın olmanın, Kürt olmanın ve Alevi olmanın yarattığı çoklu baskı ortamı, onun mücadele çizgisini erken yaşta şekillendirdi. Ailesiyle birlikte Pazarcık’a yerleşen Besê, bir yandan yaşamın yükünü omuzlarken, diğer yandan giderek politikleşen bir sürecin parçası oldu.
Pazarcık’tan yükselen örgütlenme
1970’li yıllarda Pazarcık ve çevresi, siyasal ve toplumsal gerilimlerin yoğunlaştığı bölgelerden biri haline geldi. Sağ-sol çatışmaları, Alevilere dönük saldırılar ve Kürt kimliğine dönük baskılar, Besê Anuş’un mücadeleye daha güçlü yönelmesinde belirleyici oldu. 1978 yılıyla birlikte gelişen devrimci süreçte yer alan Besê Anuş, özellikle köy köy dolaşarak halkla buluştu, kadınlarla görüştü ve kendi kimliklerine sahip çıkmaları için çalışma yürüttü.
Kadınları örgütleme ısrarı
Besê Anuş’u öne çıkaran en önemli yönlerden biri, kadınlar arasında yürüttüğü örgütlenme çalışmaları oldu. Kürtlüğün yasaklandığı, kadınların kamusal alanda söz hakkının sınırlandığı bir dönemde Besê Anuş, kadınların kendi kimliğinin farkına varması ve mücadelede özne haline gelmesi için çaba yürüttü. Yakın çevresi ve yoldaşlarının anlatımlarına göre, onun en büyük dileklerinden biri kadınları eğitmekti. Bu yönüyle Besê Anuş, Kürt kadınlarında gelişen ilk bilinç uyanışının öncü isimlerinden biri olarak anılıyor.
Katliam ve darbe sürecinde direniş
1978 Maraş Katliamı ve ardından gelişen baskı ortamı, Besê Anuş’un mücadele hattını daha da belirginleştirdi. Katliamın yarattığı kırılma, yalnızca bölge halkı üzerinde değil, Besê Anuş’un siyasal yönelimi üzerinde de derin bir iz bıraktı. 12 Eylül askeri darbesiyle derinleşen baskı politikaları karşısında da geri adım atmayan Besê Anuş, gözaltı, işkence ve devlet şiddetine rağmen direnişinden vazgeçmedi. Onu tanıyanların anlatımlarında, Besê Anuş’un en zor koşullarda dahi moralini ve kararlılığını koruyan bir kadın olduğu vurgulanıyor.
Toplumsallaşan mücadele çizgisi
Yoldaşlarının aktardığına göre Besê Anuş, yalnızca cesur değil, aynı zamanda insanlarla kolay bağ kuran, örgütleme gücü yüksek ve paylaşımcı bir kişiliğe sahipti. Kısa sürede çevresinde güven uyandıran Besê Anuş, halk içinde tanınan ve örnek gösterilen isimlerden biri haline geldi. Kadınlarla yürüttüğü çalışmalar, onun mücadelesini bireysel bir duruşun ötesine taşıdı; toplumsallaşan bir direniş çizgisine dönüştürdü.
Yaşamını yitirdi, mirası kaldı
Besê Anuş, 17 Mart 1981’de Pazarcık’a bağlı bölgede girdiği çatışmada yaşamını yitirdi. Ardında ise yalnızca kısa bir yaşam değil, kadınlara cesaret veren bir mücadele mirası bıraktı. Onun direnişi, Kürt kadın özgürlük mücadelesinin ilk öncülerinden biri olarak görülmeye devam ediyor.
Bugüne uzanan ilham
Aradan geçen yıllara rağmen Besê Anuş’un adı, özellikle Pazarcık ve çevresinde cesaret, fedakârlık ve kararlılıkla anılıyor. Onu tanıyanlar, Besê Anuş’un kadınlara duyduğu inancı, arkadaşlarına olan bağlılığını ve halkı için yürüttüğü mücadeleyi anlatmayı sürdürüyor. Besê Anuş’un yaşamı, bugün de kadınların özgürlük, eşitlik ve özsavunma mücadelesinde ilham kaynağı olmaya devam ediyor.







