Üzüm bahçelerinden kış sofralarına uzanan emek

  • 09:01 13 Ekim 2026
  • Emek/Ekonomi
RIHA - Hewag’da kış aylarının yaklaşmasıyla tarladaki üzümlerden pekmez, kırma ve bastık üreten Aynzeliha Çetintaş, “Ürettiğimiz pekmezle gelir elde edemiyoruz. Anca kültürümüzü çocuklarımıza aktarmaya çalışıyoruz” dedi.
 
Riha'da kış hazırlıklarına başlayan kadınlar, tarlada yetiştirdikleri üzümlerle pekmez, kırma ve bastık gibi ürünler üretiyor. Bir yandan kışlık erzaklarını hazırlayan kadınlar, diğer yandan üretimle aile bütçelerine katkı sağlamaya ve dayanışmayı büyütüyor. 
 
Riha’nın (Urfa) Hewag (Bozova) ilçesinde tarlada yetiştirdiği üzümle pekmez ve kırma gibi ürünler elde eden Aynzeliha Çetintaş, konuştu. 
 
 
Pekmez nasıl üretiliyor?
 
Üzümleri bahçelerinden topladıklarını belirten Aynzeliha Çetintaş, “Dün tarlaya gidip üzümü topladık. Üzümleri  sabaha kadar dinlendirdik. Sabahın erken saatlerinde kalkıp pekmez yapımına başladık. Pekmez yapmak için cenderedeki üzümlerin üzerine pekmez toprağı serpiştiririz. Sonra ezip suyunu süzerek kazana boşaltırız. O kaynarken üstünden taşmaması için Giyayê Doşavê dediğimiz otu da karıştırırız. Daha sonrasında tepsilere boşaltılıp birkaç gün güneşin altında bekletildikten sonra pekmez işlemi bitmiş olur” dedi.
 
Geçmişten bugüne geleneği sürdürdüklerini ifade eden Aynzeliha Çetintaş, “Büyüklerimizden pekmez yapmayı öğrendik. Bu kültürü elimizden geldiği kadar sürdürmeye çalışacağız. Babaannem ve kaynanam yapıyordu. Eskiden küçükken mexsereye beraber giderdik. Çok neşeliydi. Eskiden pekmezi üzümü kestiğimiz tarlada yapıyorduk. Hep tarla yolunda gidip geliyorduk. Evden sürekli bir şeyler lazım oluyordu pekmez için. Şimdi mexsere evin önünde kuruluyor, bu yüzden eskiye göre çok daha az zahmetli” diye belirtti. 
 
 
‘Tek kazancımız üzümün ziyan olmaması’
 
Ürettikleri pekmezden gelir elde edemediklerini ifade eden Aynzeliha Çetintaş, en büyük kazançlarının tarladaki üzümlerin ziyan olmaması olduğunu belirtti. Aynzeliha Çetintaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaptığımız pekmezi satarak gelir elde etmeye çalışıyoruz. Sabahın erken saatlerinde işe başlıyoruz, çok zorlanıyoruz ama ne yazık ki emeğimizin tam karşılığını alamıyoruz. Emeklerimiz boşa gidiyor da denebilir. Yine de elimizden geldiği kadar bu kültürü çocuklarımıza aktarmaya çalışıyoruz. Bir kızım var mesela; ne yaptığımızı, nasıl yaptığımızı görüyor ve öğreniyor. Pekmezi hem kültürümüz yaşasın hem de üzüm ziyan olmasın diye yapıyoruz.”