Aşkın güzelliği, hakikatin yüceliğinde ölümsüzleşti!

  • 09:04 13 Ekim 2026
  • Portre
Evin Çiftçi
 
RIHA - Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Doğa Şîn, kaleme aldığı bir şiirinde, “Aşkın güzelliği, kavganın esrarı, hakikatin yüceliği, yoldaşlığın doruğu. Yaşam, doğa, mücadele, ahenk görülsün. Şîn'i tanıyan gülmeyi bilir” diyor.
 
Kürdistan’ın emperyal güçler tarafından dört parçaya bölünmesiyle birlikte Kürtler, farklı biçimlerde baskı, inkâr, şiddet, hak ihlallerine ve ağır savaşlara maruz kaldı.  Rojava’da 2012’de DAİŞ’ karşı başlayan savaş, halkın yaşamını derinden etkiledi. Bu savaş Rojava’da Kürtlerin kendi yaşam alanlarını koruma ve örgütleme mücadelesinde yeni bir döneme evrildi. 19 Temmuz 2012’de Kobanê’de başlayan süreçle birlikte kadınların öncülüğünde gelişen direniş, savaşın yarattığı tahribata karşı Kürt halkının yaşamı ve geleceği savunma mücadelesi olarak da şekillendi. Bu süreçte çok sayıda kadın, savaşın ve çatışmaların ortasında kendi yaşamına dair kararlar, alarak direnişin parçası oldu.
 
 
Kobanê’ye sınır olan Riha’nın Pirsûs ilçesinde 22 Eylül 1995’de dünyaya gelen Doğa Şîn (Binevş Altay) Rojava’da yaşanan savaştan etkilenerek, Rojava’daki direnişe katıldı. Çatışmalar sırasında yaralanan Doğa Şîn, tedavi edilmek üzere ailesinin yanına döndü. Tedavisinin ardından yeniden yola çıkan Doğa Şîn, bu kez yönünü Kürdistan dağlarına çevirdi. Kürdistan’ın dört parçasının özgürleştirilmesi amacıyla mücadeleye katılan Doğa Şîn, 11 Ocak 2025'te Garê’de yaşamını yitirdi.
 
Doğa Şîn, yoldaşlığın, mücadelenin ve yaşamın onda yarattığı anlamı şu dizelerle dile getiriyor:  
 
Seni anlatabilmeli dünyaya, anlatılmalı ki umutlar yitirilmesin.
 
Aşkın güzelliği, kavganın esrarı, hakikatin yüceliği, yoldaşlığın doruğu.
 
Yaşam, doğa, mücadele, ahenk görülsün.
 
Şîn'i tanıyan gülmeyi bilir.
 
Yaşamı bilir, sevinci bilir.
 
Seni okuyan direnişi öğrenir.
 
Seni yaşayan zaferi bilir.
 
Sen ki bombalar arasında
 
Esmer yüzün, dalgalı saçılarında, zaferi müjdeleyensin.
 
Gülen gözler, yoldaş sıcaklığıyla ilham verensin.
 
Kim senin gibi tüm güzellikleri taşıyabilir.
 
Tüm zorluklara gülebilir?
 
Sen ki güzelliklerin ahengiyle buluşansın.
 
Seni anlatabilmek ne büyük güç ister bilir misin?
 
Seni anlatabilmek;
 
Güneşi fenerle göstermeye benzer."
 
Doğa Şin’i annesi Uveyş Altay, “Kızım doğduğunda babası cezaevindeydi. Babası cezaevinde çıktığında o yürüyordu. Cezaevindeki arkadaşların hepsinde onun resmi vardı. Kimin yanına gitse herkes onu çok severdi. O daha bebekken kundaklayıp cezaevinde götürüyorduk. Bu çevrede onu sevmeyen yoktu. Okula gidip geldikten sonra hemen önlüğünü indirip bana yardım ederdi. Bir gün bile beni üzecek bir söz söylemedi” dedi. 
 
Rojava'ya gitti 
 
Kürt Halkı’nın özgürlük mücadelesine daha 10’ncu sınıftayken öğretmenleri ile tartışarak, başladığını söyleyen Uveyş Altay, “Lise 10’ncu sınıftayken okulda Kürt ve Kürtçe üzerine tartışmalar yaşadığı için öğretmeni tarafından eve gönderildi. Babası da bu nedenle okuldan çıkardı. Babası, açıköğretime devam etmesini istedi. O sırada Rojava’da savaş vardı. Bir gün ekmek yaptığımızda o hem televizyonu açtı, bir yandan Rojava’daki gelişmeleri izliyor, bir yandan da ekmek yapıyordu. Daha sonra yemek yaptı ve bütün akrabaları çağırdı. Birlikte yemek yedik. Bir süre sonra öğretmenleri arayıp Binevş’in okula gelmediğini söylediler. Ben onun gittiğini yüreğimde hissetmiştim. Babası eve geldiğinde ‘Binevş yok’ dedim. Babası da ‘peşine düşmeyin, yolu açık olsun’ dedi. Rojava’ya geçtikten sonra bir telefon bulup bizi aradı. Bizden helallik istedi” dedi.
 
‘Kızımın mücadelesiyle gurur duyuyorum’
 
Kürdistan Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm gerillalarla gurur duyduğunu ifade eden Uveyş Altay, “Kızımla gurur duyuyorum. Onun yaptığı mücadeleyle gurur duyuyorum. 35 yıldır bu mücadelenin içerisindeyiz. Babası tutukluydu her gün işkence görüyordu, ama biz hiçbir zaman mücadelemizi bırakmadık. Mücadelemizle gururlu ve onurluyuz. Ve bundan sonrası için de herkes barış için mücadele etmelidir. Rojava’da ki ağaçlar hepsi kanla yetiştirildi. Biz böyle olmasını istemiyoruz. Herkes görevini ve sorumluluğunu bilsin. Tüm şehitlerimizle gurur duyuyoruz. Şehîd namirin” diye konuştu.