Koma Hevra ilk albümüyle dinleyicileriyle buluşuyor

  • 09:04 8 Kasım 2026
  • Kültür Sanat
İSTANBUL - Yaklaşık 7 yıldır müzik çalışmalarını sürdüren Koma Hevra, 27 Kasım’da dinleyiciyle buluşacak ilk albümü “Şehîdên Jiyane” ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Grubun çalışmalarını ve albüm sürecini değerlendiren solist Zeynep Doğan, “Bu albümle toplumsal bir hafıza oluşturmak istedik” dedi.
 
4 Nisan 2019 tarihinde kurulan ve bugüne kadar söz ve müziği kendilerine ait çok sayıda esere imza atan Koma Hevra, ilk albümü “Şehîdên Jiyane”yi dinleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. Toplam 8 eserden oluşan ve tüm eserlerin söz ve bestelerinin gruba ait olduğu albüm, 27 Kasım’da yayımlanacak.
 
Albümün hazırlık sürecine ve grubun müzikal yolculuğuna dair JINNEWS’e konuşan Koma Hevra solisti Zeynep Doğan, albüm çalışmasının detaylarını paylaştı.
 
7 yıllık müzik yolculuklarında dinleyicilerden sürekli “Neden bir albümünüz yok?” şeklinde geri dönüşler aldıklarını belirten Zeynep Doğan, “Biz de ‘Neden olmasın?’ diyerek yola çıktık. İlk albümümüzün gerçekten anlamlı olmasını istedik. Son süreçte yaşanan şehadetler de bu albümün bir ‘Şehitler albümü’ olmasında belirleyici oldu. Çünkü bir mücadelenin en büyük, en anlamlı değerleri şehitleridir. Albümün adını da bu doğrultuda ‘Şehîdên Jiyane’ koyduk” ifadelerini kullandı.
 
Manevi sorumluluk
 
Yaklaşık bir yıldır albüm üzerinde titizlikle çalıştıklarını dile getiren Zeynep Doğan, hazırlık sürecinde hissettikleri manevi sorumluluğa dikkat çekerek şunları paylaştı: “Hazırlık aşamasında ‘Acaba şehitlere layık olabilir miyiz, nitelikli ve yeterli bir çalışma ortaya koyabilir miyiz?’ endişesini çok taşıdık. Eserleri stüdyoda seslendirirken o duyguyu eksiksiz hissettirebilmek adına büyük bir çaba gösterdik. Gruptaki tüm arkadaşlarımızla canla başla çalıştık ve artık sona yaklaştık.”
 
‘1990’ların ruhunu yansıttığımız söyleniyor’
 
Grubun müzikal çalışmalarına ve dinleyicilerden aldıkları geri dönüşlere değinen Zeynep Doğan, “Ekibimizin ruhuna gelince; şu an grupta üç kişiyiz: Baran Evel, Yusuf Evel ve ben. İki solistimiz var. Ayrıca Baran heval sahnede bizimle birlikte erbane de çalıyor. Söz ve müziği hep beraber hazırlıyoruz. Tabii ki çok samimi bir çalışma ortamımız var. Birlikte çalışmak bizde çok güzel bir etki yaratıyor. Severek ve büyük bir uyumla üretiyoruz. Halktan da çok olumlu dönüşler alıyoruz. Dinleyicilerimiz genelde 1990’ların ruhunu yansıttığımızı söylüyorlar. Bu geri dönüşler bizleri çok mutlu ediyor” dedi.
 
Maddi imkânsızlıklara rağmen dayanışma ruhu
 
Üretim sürecinde karşılaştıkları zorluklara da değinen Zeynep Doğan, en çok maddi imkânsızlıkların kendilerini zorladığını ifade etti. Günümüz koşullarında sanatsal üretimin önünün tıkandığını vurgulayan Zeynep Doğan, şöyle devam etti: “Manevi sorumluluğun yanında maddi kısım da bizi zorlayan en büyük etkenlerden biri oldu. Ancak biz bu süreçte dayanışmayı esas aldık. Albümün okumalarında MKM (Mezopotamya Kültür Merkezi) sanatçılarından destek aldık ve komünal bir çalışma yürüttük.”
 
Kolektif çalışma vurgusu
 
Sanatçıların bireysel üretimlerden ziyade dayanışmayı büyüten çalışmalarda yer alması gerektiğini belirten ve komünal çalışmanın önemine dikkat çeken Zeynep Doğan, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı: “İçinde bulunduğumuz süreç, komünal üretime en fazla özen göstermemiz gereken bir dönem. Tüm sanatçı arkadaşlarımızı bireysel çalışmalardan ziyade komünal üretimin bir parçası olmaya davet ediyoruz.”