Hafize İpek: Ortadoğu’ya yerel ve demokratik çözüm gerekli

  • 09:01 10 Mart 2026
  • Güncel
AMED – Demokratik Birlik İnisiyatifi üyesi Hafize İpek, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına tepki göstererek, çözümün hegemon güçlerde değil, İran’daki demokratik güçlerin ortak mücadelesinde olduğunu söyledi.  Hafize İpek, “jin, jiyan, azadî” felsefesinin direnişte belirleyici olduğunu vurguladı.
 
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, İran, İsrail ve Lübnan cephelerinde genişleyerek sürüyor. İnternet ve telefon hatlarının kesik olduğu İran ve Rojhilat’ta iletişim sınırlı düzeyde kurulabilirken, Türkiye’de yaşayan İranlı yurttaşların yakınlarından haber alabilmek için İran’a gitmeye başladığı gözlemlendi. İran-Wan sınırında ise olağanüstü bir hareketlilik yaşanmazken, İran’ın yalnızca kendi vatandaşlarını ülkeye kabul ettiği öğrenildi. 
 
Demokratik Birlik İnisiyatifi üyesi Hafize İpek, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Çözüm yerelde ve demokratik bir zeminde’
 
Hafize İpek, hegemon güçlerin “özgürlük” söylemiyle bölgeyi dizayn etmeye çalıştığını belirterek, “Başını İsrail ve Amerika’nın çektiği; Ortadoğu’da bir güç haline gelebilmek için çeşitli planlar yürütülüyor, saldırılar yapılıyor. İnisiyatif olarak bu saldırıyı doğru bulmuyoruz. Evet, İran devleti çok gaddar ve zulüm eden bir devlettir. Fakat her anlamda oradaki çözümün yerelinde çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Kürt halkı başta olmak üzere her halkın kendisini orada bulabileceği demokratik bir ülke yaratmak gerektiğini savunuyoruz. Fakat baktığımızda hegemon güçler ‘özgürlük getireceğiz’ vaadiyle kendi konumlarını daha güçlendirmek yani yapılmak istenen Ortadoğu’da İsrail’in tek güç olmasıdır. İsrail’e bu rolü Amerika biçti” dedi.
 
‘Ortadoğu’ya müdahale değil, demokratik çözüm gerekli’
 
İran’da geçmişte Kürtlere yönelik katliam ve idamların unutulmadığı, buna rağmen çözümün intikamda değil; demokratik yollar, diyalog ve iç dinamiklerle sağlanması gerektiğini ifade eden Hafize İpek, “Yeraltı ve yer üstü kaynakları yönüyle Kürdistan çok zengin bir ülkedir. Suriye’ye ve İran’a özgürlük getirilecek adı altında müdahale etmediler. Kendi ülkelerinde özgürlüğü sağlayamamış devletler ama güçlü devletler; menfaatleri doğrultusunda güç olma sevdasıyla bir saldırı başlattılar. Biz bunu doğru bulmuyoruz. İran’da Şah döneminde her gün Kürtler katlediliyordu, idam ediliyordu. Kürt bir babanın çocuğunun gözü önünde idam edilmesini hangi Kürt unutabilir. Bu asla unutulacak bir durum değildir ve vicdanı olan her Kürt bunun karşısında durur. Her şeye rağmen intikamın doğru olmadığını savunuyoruz. Demokratik yol ve görüşmelerle, kendi iç dinamikleriyle bu sorunların çözülmesi gerekir” diye belirtti.
 
‘Çözüm İran’daki demokratik güçlerin birlikteliğinde’
 
Hafize İpek, devletlerin ve uluslararası kurumların hak ihlallerine karşı tarafsız davranmadığına ve İran’daki sosyalist ve demokratik güçlerin bir araya gelmesiyle mümkün olacağını vurgulayarak, “Tarafsız bakabilen devlet yok. Oradaki hak ihlallerini ortaya çıkaracak devlet yok çünkü bütün devletler, AİHM başta olmak üzere, tamamen siyasi yaklaşıyor. Burada en önemli olan şey ise İran’daki sosyalist güçlerin bir araya gelmesi ve Kürtlerin örgütlenmesiyle ilgili çağrıların yapılması, İran hükümetinin içinde olan Kürtlerin kendi özlerine dönmelidir. Şu an orada tüm demokratik güçler birleşmiş durumdalar. Çözebilecekse bu güçler çözecektir. Bir sessizlik var ama Kürtler dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir Kürt coğrafyasında yapılan zulmü asla kabul etmeyecekler. Hiçbiri hegemon güçlerin altına girecek değiller. Kürtler demokratik bir çözümün olması gerektiğine inanıyorlar. Kürtler oradaki demokratik güçlere var olan desteklerini sağlayacaklardır” ifadelerini kullandı.
 
‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesi İran’daki direnişin öncüsü oldu’
 
Jina Emînî’nin katledilmesinin ardından İran’da Kürt kadınların öncülüğünde büyük bir ayaklanma başladığını belirten Hafize İpek, “jin, jiyan, azadî” felsefesinin bu süreçte belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Kürtlerin başarıya ulaşabilmesi için dört parça Kürdistan ve diasporada birlik olması gerektiğinin altını çizen Hafize İpek, “Özellikle Jina Amini’nin katledilmesiyle beraber Kürt kadınları öncülüğünde büyük bir ayaklanma oldu, bu da ‘jin, jiyan, azadî’ felsefesi ile oldu. Tabii bunu etkileyen başka güçler de vardı. Örneğin ekonomik anlamda İran’ın dibe vurması, sosyal, kültürel anlamda birçok kesimi yok sayması, yasaklar, insan hakları ihlalinin de etkisi oldu. Fakat jin, jiyan, azadî felsefesi İran’da en etkili felsefelerden biridir. 
 
İran’daki isyanın başını Kürtler ve Kürt kadınları çekiyor. Tabii Kürtlerin orada başarılı olabilmesi için dört parça Kürdistan’da, diasporada birlik olmaya ihtiyaç var. Birlik neden bu kadar önemlidir denilirse Rojava’da yapılan vahşice saldırıların önüne geçen en önemli etkenlerden biriydi. Bugüne dek küçük hesaplarla bir araya gelememiş Kürtlerin şimdi bir arada olması oldukça anlamlı ve büyük bir güçtür. Kürtler artık engel tanımıyor ve kendi birliklerini kurma zamanıdır. Aynı zamanda kadın eksenli bakış açısının olması gerekiyor. Demokratik Birlik İnisiyatifi çalışmalarına hızla devam ediyor ve devam edecek. Ulusal birliğe götürecek kadar bir çalışma içerisindeyiz” diye konuştu.