'Statüsüz dil sorunu çözülemez'
- 09:04 12 Mayıs 2026
- Kültür Sanat
Rojda Aydın
AMED - MED-DER üyesi Dilan Guvenç, Kürtçenin resmi dil haline gelmeden dil sorununun çözülemeyeceğini belirterek, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı kapsamında resmi statü, anadilde eğitim ve yasal düzenleme talebinde bulundu.
Yıllardır Kürt halkına ve Kürtçeye yönelik asimilasyon politikaları sürerken, her geçen yıl baskı ve saldırılar da artıyor. Bununla birlikte başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” süreci ile 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı kapsamında yapılan değerlendirmeler, dil sorununu yeniden çözüm tartışmalarının merkezine taşıdı. Yapılan tartışmalarda, süreç kapsamında çıkarılacak yasalarda Kürtçenin statüsüne ilişkin de adımlar atılması gerektiği vurgulanıyor.
MED-DER Amed üyesi Dilan Guvenç, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Statü tanınmadan sorun çözülmez’
Dilan Guvenç, “Kürtçenin statüsü ve Kürtçe eğitim” şiarıyla programlarını açıkladıklarını belirterek, bu çerçevede çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Amaçlarının Kürtçe konusunda toplumsal bilinç oluşturmak, dili korumak ve geliştirmek olduğunu ifade eden Dilan Guvenç, Kürtçeye resmi statü tanınmadığı sürece dil sorununun çözülemeyeceğini belirtti. Dilan Guvenç, “Eğer statümüz tanınmazsa Kürt halkı olarak başka bir ulus içinde eritileceğiz. Bu nedenle asimilasyona ve Kürtçenin yok sayılmasına karşı dilimizin her alanda yaşatılmasını, çalışmalarımızı kendi dilimizle yürütmeyi istiyoruz” dedi.
‘Dil için yasal düzenlemeler gerekli’
15 Mayıs dolayısıyla bu yıl çok sayıda etkinlik gerçekleştireceklerini belirten Dilan Guvenç, “Bu etkinliklerde amacımız hem bir bilinç oluşturmak hem de ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinde Kürtçenin statüsünü güvence altına almak. Türkiye’de yasa ve anayasalarda değişiklikler yapılmalı ki kendi çalışmalarımızı ve politikalarımızı geliştirebilelim. Bu nedenle 15 Mayıs bizim için çok önemli” diye konuştu. Her halkın dili, kültürü, edebiyatı ve tarihiyle var olduğunu vurgulayan Dilan Guvenç, “Bu nedenle Kürtçenin resmi dil olması çağrısı yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci ile dil hakkı
Dilan Guvenç, “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin Kürt halkının varlık ve kimlik haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, dil meselesinin Kürt sorununun temel başlıklarından biri olduğunu söyledi. Dilan Guvenç, “Bu sorun yüz yıldır çözülmedi. Biz bu süreci çok önemli görüyoruz. Bu sürece rengini verecek temel meselelerden biri Kürtçenin kabul edilmesi, Kürt kimliğinin tanınması ve Kürtçe eğitimdir. Bugün Türkiye’de yaklaşık 30 milyon Kürt yaşıyor ve kendi topraklarında kendi dilleri, kültürleri ve kimlikleriyle kendilerini yönetmek istiyorlar” dedi.
‘Henüz somut bir adım atılmadı’
Kürdistan’da Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesini istediklerini belirten Dilan Guvenç, başlayan sürecin dil açısından önemli olduğunu ifade etti. Uzun yıllardır yoğun bir asimilasyon politikası yürütüldüğünü kaydeden Dilan Guvenç, teknoloji ve medya araçları üzerinden de bu politikaların sürdürüldüğünü söyledi. Dilan Guvenç, “Bu nedenle asimilasyonun önüne geçilmesi gerekiyor. ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinde bütün kurumlar, partiler ve yapılar Kürtçe konusunda kendi strateji ve politikalarını oluşturmalı. Bu süreç kapsamında bir komisyon kuruldu ve birçok tartışma yürütüldü. Biz de dil alanındaki politikalarımızı komisyona sunduk. Ancak halen hiçbir somut adım atılmış değil” diye belirtti.
‘Samimi adımlar atılmalı’
Dilan Guvenç, sürecin samimiyetinin somut adımlarla gösterilmesi gerektiğini belirterek, bunun hukuki ve anayasal düzenlemelerle mümkün olacağını söyledi. Dilan Guvenç, “Türk devleti bunu kabul etmeli ve yasalarda değişiklik yapmalı ki biz de bu sürece güvenebilelim. Son mesajımız şudur; her alanımızı Kürtçe yapmalıyız, her evimizi Kürtçe yapmalıyız. Küçük yaştan itibaren herkes kendi diliyle yaşamalı. En temel talebimiz kendi dilimizle okumak, öğrenmek, yazmak ve eğitim görmek. Bu taleple Kürt Dil Bayramı’nı kutluyoruz” dedi.







