Hasta tutsaklar için toplanan imzalar bakanlığa sunulacak
- 20:54 28 Mayıs 2022
- Güncel
İZMİR - Aysel Tuğluk ve Hasta Mahpuslara Özgürlük Platformu, topladıkları imzayı Adalet Bakanlığı’na göndereceklerini duyurdu.
Aysel Tuğluk ve Hasta Mahpuslara Özgürlük Platformu, İzmir, Konak Vapur iskelesi önünde hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek ve düzenledikleri kampanya ile topladıkları imzaları Adalet Bakanlığına göndereceklerini duyurmak amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
“Hapishanelerin sesi gözü kulağıyız” yazılı pankartın açıldığı açıklamada sık sık “Bîjî berwxedana zindanan”, “Aysel Tuğluk onurumuzdur”,“Tecrit insanlık suçudur”, “Hasta tutsaklara özgürlük” ve “Garibe Gezer isyanımızdır” sloganları atıldı. Açıklamayı platform adına Besriye Tekgür okudu. Açıklamanın ardından HDP milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Murat Çepni konuşma konuştu.
‘Mücadele kampanyadan sonra da devam edecek’
Başlattıkları kampanyayla Newroz ve 1 Mayıs alanlarında, İzmir’in ilçelerinde açtıkları stantlarla imza topladıklarını ve cezaevlerindeki yöntemleri teşhir ettiklerini belirten Besriye, onlarca aydın, sendikacı ve sanatçının da bulunduğu imza kampanyasını yaygınlaştırdıklarını söyledi. Besriye, “Toplanan imzaları Adalet Bakanlığı'na göndererek sonlandıracağız. Şimdi bu mücadele tüm hasta mahpusları özgürlüğe kavuşturana kadar soluksuz devam edecek” dedi.
‘İnsan kalabilme hareketi’
Hasta tutsakları özgür kılma hareketinin tüm topluma hayrı dokunacak bir insan kalabilme hareketi olduğunu ifade eden Besriye, “Biliyoruz ki, herkesin insaniyeti toplumuna duyduğu sorumluluk kadardır, hepimiz hapishanede yaşanan hak ihlallerine karşı sorumluluk duyma bilinciyle bu zulmün tam karşısında mücadelemizi büyütüyoruz. ‘Bir kişiye yapılmış haksızlık, bütün topluma yöneltilmiş bir tehdittir’ sözünün gerçekliğinin farkında olarak, biz insan hakları savunucuları, devrimciler, sosyalistler olarak hapishanelerde yaşanan hukuksuzlukların takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
‘Tüm topluma tecrit politikası uygulanıyor’
Cezaevlerindeki birçok hak ihlalinin, yeniden cezalandırma ve tekrar tekrar öldürme politikasının sadece tutsaklarla ilgili değil yakınlarına ve topluma yayılan hak ihlalleri olduğunu kaydeden Besriye, “Bu politikanın adı tecrittir ve biz bu tecride asla teslim olmayacağız. Hiç bir zaman hapishanelerde yaşananlar ‘sır’ olarak kalmadı. Hapishanede direnenlerin mücadele bayrağını dışarıdakiler olarak yükselttik. Tıpkı bugün ölüm fermanını yazdıkları Aysel Tuğluk'un mücadelesini büyüttüğümüz gibi. Tıpkı katledilen Garibe Gezer'i isyanımızda harladığımız gibi. Tıpkı bedenini açlığa yatıran tutsakların taleplerini büyüttüğümüz gibi” sözlerini kullandı.
‘Devlet tutsakları iftiraya zorluyor’
Direnişin içerde ve dışarda devam ettiğinedikkat çeken Besriye, AKP-MHP iktidarının çıkardıkları yasayla tutsakların şartı salıverilme tarihlerinde “iyi halli olmadıkları” gerekçesiyle tahliyelerin engellendiğini söyledi. Besriye, “İyi halden kastın ‘etkin pişmanlık’ denilerek tutsakların işbirliği ve itirafçılığa daha da doğrusu iftiraya zorlanması. Siyasi tutsakları rehin aldığını düşünen faşist zihniyet onlara her şeyi yaptırabileceğini düşünürken tutsakların neşesine, gülüşüne, umuduna ve inancına çarpıyor” dedi.
Besriye son olarak, hasta tutsakların özgürlük talebinin yükseltilmesi çağrısında bulundu.
‘6 ayda en az 30 insan hayatını kaybetti’
Ardından söz verilen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk da son altı ayda en az 30 insanın cezaevlerinde hayatını kaybettiğini dile getirerek, “Bu cezaevi yönetiminin ihmallerinden hayatını kaybetti. Psikolojik fizyolojik sıkıntılardan kimisi hayatına son verdi. Kimisi hasta ve sağlık hakları çiğnenerek sağlığını kaybettiği için hayatını kaybetti, kimisi kronik hastalıklardan. Biri Aysel Tuğluk alzheimmer hastası ve cezaevinde duracak hali yok. 20’li yaşlarında Garibe Gezer hayatına son verdi. Bu toplumu ve iktidarı protestoydu” şeklinde konuştu.
‘Cezaevleri hasta ediyor’
Cezaevlerinde 50 bin insanın bulunduğunu ve 20 kişilik koğuşlarda 30 kişi kaldığını kaydeden Ömer, bu durumun kendisinin bile hasta ettiğini ifade etti. Kitap hakkı, görüş hakkı kısıtlamasının psikolojik olarak da olumsuz etkilediğine işaret eden Ömer, hamile kadınların, bebeklerin, 80 yaşını aşkın ve 4’üncü evre kanser hastalarının cezaevlerinde tutulduğunu da sözlerine ekledi.
‘İktidar cezaevleri üzerinden ayakta durmaya çalışıyor’
AKP-MHP iktidarının cezaevlerindeki baskıyı sürdürerek ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Murat, AKP politikalarına onay vermeyen herkesin cezalandırılmak istendiğini söyledi. Taciz ve kadın katliamı ve doğa katliamı failleri veya uyuşturucu tüccarlarının cezaevine atılmazken demokrasi talep edenlerin tutsak edildiğinin altını çizen Murat, faşizme karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.
Açıklamanın ardından müzisyen Barış Yıldırım, kısa bir müzik dinletisi gerçekleştirdi.







