Direniş selamlandı: Gezi cezaevlerine sığmaz

  • 21:32 31 Mayıs 2022
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - Gezi Direnişi’nin 9'uncu yıldönümünde birçok kentte gerçekleştirilen eylemlerde yaşamını yitirenler anıldı, direniş gerekçesiyle yapılan tutuklamalara tepki gösterildi.
 
Gezi Direnişinin 9'uncu yıldönümünde birçok kentte eylemler gerçekleştirildi.
 
İzmir
 
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nin öncülüğünde düzenlenen mitingle binler, Gündoğdu Meydanı’nda bir araya geldi. Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde bulunan Halk Bankası önünden Gündoğdu Meydanı’na gerçekleştirilen yürüyüş öncesi gençlik örgütleri Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Gezi'de hayatını kaybedenlerin ve Gezi Direnişi fotoğraflarıyla Halk Bankası önünde bekleyen kitleye doğru yürüyen gençlere polis saldırarak 5 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar kitlenin direnişiyle geri alındı.
 
“Karanlık Gider Gezi kalır” ve “Gezi bitmedi sürüyor her yer Gezi her yer direniş” yazılı pankartın açıldığı mitingde sık sık "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Gezi'de direnen dövüşene bin selam", "Gezi gelecek tek adam gidecek", "Can Tayfun Mücella güzel günler ufukta", “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” “Bijî berxwedana zindanan” sloganları atıldı. Basın açıklamasını KESK Şubeler Platformu Sözcüsü Necip Vardal okudu. 
 
Milyonlar ‘Yeter artık’ dedi
 
İstanbul’un son yeşil alanlarından birisinin daha betonlaştırılmasına karşı çıkanlara şiddete duyulan tepkinin milyonların eşitlik, özgürlük ve demokrasi talebi ile birleştiğini belirten Necip, “Yıllardır süren antidemokratik ve baskıcı ortamda kaç çocuk sahibi olacaklarından, çocuklarını hangi okullara göndereceklerine, nasıl giyinip ne yiyip içeceklerine, hangi müziği dinleyip, hangi festivale gideceklerine kadar yaşamlarının her hücresine müdahale edilen, en temel sendikal hakları tek tek ellerinden alınmasına rağmen kölece çalışmaları beklenen milyonlar “yeter artık” diyerek omuz omuza verdiler” dedi. 
 
Gezi’de dayanışmacı yaşam deneyimlendi
 
Gezi’nin sokaklarda özgür ve korkusuz dolaşmak isteyen, emeği görünmez kılınan, her tür şiddete karşı yaşamına sahip çıkan kadınların isyanı olduğunu kaydeden Necip, “Hayatın her alanını iktidarın siyasal İslamcı ideolojisi doğrultusunda dizayn etme, dinselleştirme girişimlerine karşı yaşamı, laikliği savunmaktı Gezi. Etnik köken, inanç, cinsiyet, cinsel yönelim temelli her tür ayrımcılığa, nefret söylemine inat bir arada barış içinde yaşayabilmenin imkânıydı Gezi. Meclisler, forumlar aracılığıyla eşit özneler olmanın, kendimiz hakkındaki kararlara katılmanın, yurttaşlığın, eşit, özgür, dayanışmacı bir yaşamın deneyimlenmesiydi Gezi” ifadelerini kullandı. 
 
‘Gezi Davası’nda tutuklananların yanında olacağız’
 
Gezi sonrasında iktidar baskının arttığını dile getiren Necip, AKP’nin iktidarını mutlaklaştırmak ve Gezi Direnişini mahkum etmek istediğini belirtti. Necip, “İki kez beraat kararı verilmiş olmasına rağmen kararların bozulması ve yeniden açılan davanın karara bağlanmasıyla Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası ve tutuklama kararı çıktı. Bu haklı ve onurlu direnişi paylaştığımız arkadaşlarımız için verilen kararlar hukuksuz ve dayanaksızdır. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz; arkadaşlarımız da Gezi kadar aktır, yanlarında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. 
 
Gezi’den sonra OHAL kalıcı hale getirildi
 
Necip, Gezi’den sonraki 9 yılda OHAL’in kalıcı hale getirildiğini vurgularken, “Tek bir kişinin ağzından çıkan her sözün ferman kabul edilir hale geldiği, en temel özgürlüklerin dahi askıya alındığı bir düzene geçildi. Bu düzenin muktedirleri, farklıkları zenginlik olarak gören, hiç kimseyi ötekileştirmeyen, dışlamayan Gezi’nin değerlerine, demokrasi, özgürlük, adalet, eşitlik talebine adeta savaş açtılar. Hafızlardan silip atmak için olmadık yalanlara, iftiralara sığındılar” sözlerine yer verdi. 
 
‘Gezi’nin değerlerine ihtiyacımız var’
 
Toplumsal yaşamın her alanının Diyanet fetvaları ile yeniden şekillendirilmesinin hedeflendiğini belirten Necip, şöyle konuştu: “Özgürlükten, demokrasiden, barıştan, yaşanabilir bir kent ve doğadan yana olan herkesin açlıkla, ölümle ve hapisle sınandığı, Buna karşın katillerin hırsızlıların, yolsuzluk yapanların, tacizci ve tecavüzcülerin pandemi fırsatçılığı ile dışarı salındığı, sadece kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını değil, kamu hizmetlerinden yararlanan milyonlarca yurttaşın haklarını korumak için çalışan,  emek meslek örgütleri üyelerinin sürgün gibi çağdışı cezalarla karşı karşıya bırakıldığı, günümüz koşullarında Gezinin değerlerine, dayanışmaya, birliğe, daha çok ihtiyacımız var.”
 
Necip son olarak Gezi Direnişi’nde hayatını kaybedenleri selamladı.
 
Miting Praksis Müzik Topluluğu’nun dinletisiyle sona erdi.
 
Ankara
 
Ankara’da Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB), Gezi davası kararına karşın başlattığı adalet nöbetinde Gezi’nin 9’uncu yıldönümüne ilişkin basın açıklaması yapıldı. TMMOB binası önünde yapılan açıklamaya çok sayıda sivil toplum kuruluşu, meslek örgütü ve siyasi parti temsilcisi katıldı.
 
Gezi direnişinde hayatını kaybedenler için saygı duruşuyla başlayan açıklamada, sık sık “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”, “Gezide düşene, dövüşene bin selam” sloganları atıldı. “Gezi davasında verilen hukuksuz kararı, tutuklamaları kabul etmiyoruz” pankartının yer aldığı açıklamada ilk olarak Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan konuştu.
 
‘Gezi kolektif bir değer’
 
Gezi’nin üzerinden 9 yıl geçtiğini söyleyen Tezcan, “Gezi hepimizin yarattığı kolektif bir değerdi. 9 yıl öncesinin umuduyla nefes alıyorsak, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Hasan Gedik ve Berkin Elvan’a borçluyuz” dedi.
 
‘Gezi cezaevine sığmaz’
 
TMMOB Ankara İl Koordinasyon Sekreteri Özgür Topçu, “Gezi Direnişi bu ülkenin demokratik mücadelesinin eşitliğe, özgürlüğe, demokrasiye ve yaşam tarzımıza müdahaleye karşı bir başkaldırıdır” ifadelerini kullanırken, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri  Vedat Bulut, Gezi’nin Taksim’den ibaret olmadığını tüm illerin direniş alanına dönüştüğünü hatırlattı. Sol Parti Meclis üyesi Sercan Dede ise, Türkiye tarihinin en kitlesel ve en meşru direnişinin Gezi isyanı olduğunu söyledi. Sercan, “Bizim kurduğumuz hayattan rahatsız oldular, farklılıklara saygı duyulmasından, özgür olmamızdan rahatsız oldular. Canlarını feda eden arkadaşlarımızın mücadelesine sahip çıkacağız. Gezi’nin fikirleri cezaevlerine sığmaz” şeklinde konuştu.
 
Konuşmaların ardından Tersname sahne aldı.
 
Tuzluçayır’da saldırı
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Alınteri, Bağımsız Birleşik Sosyalist Platform (BDSP), Devrimci Alevi Dernekleri (DAD), Anafatma Cemevi, Mamak, Mamak İlçe Örgütü, Kaldıraç ve Partizan, Gezi direnişinin 9’uncu yıldönümünde Ankara Tuzluçayır’da basın açıklaması gerçekleştirdi.
 
Basın açıklamasının yapılacağı alanda bulunan ve açıklamayı engelleyen polis, kitleye saldırıda bulundu. Alanda bulunan gazetecilere de saldırıda bulunan polisler, kitleyi bir pasajın içine sıkıştırdı. Kitle, polisin sözlü tacizleri ve hakaretleri altında pasajın içinde basın açıklamasını gerçekleştirdi. “Direne direne kazanacağız” ve Bijî azadiya gelan” sloganlarının atıldığı açıklamada konuşan Alınteri Temsilcisi Zarife Çamalak,  Gezi’de açığa çıkan özgürlük duygusunu günlerce solunan özgürlük duygusunu, daha ileriye taşıyacaklarını vurguladı. Zarife, “Ethemlerin, Ali İsmaillerin, Abdocanların, Ahmet Atakanların, Mehmet Ayvalıtaşların, Medeni Yıldırımların, Berkin Elvanların, Hasan Ferit Gediklerin anısı önünde bir kez daha söz veriyoruz: Biz kazanacağız, biz kazanacağız!” dedi.
 
Basın açıklamasını sonlandıran kitle, yarın saat 17.40’ta Güvenpark’ta da basın açıklaması gerçekleştireceği bilgisini verdiği anda polisler, “Yaptırmayacağız, size orda da müdahale edeceğiz” tehdidinde bulundu.
 
Adana
 
Adana Emek ve Demokrasi Güçleri de Gezi’nin 9’uncu yıldönümüne dair Atatürk Parkı'nda etkinlik gerçekleştirdi. Kitle  şiirlerle Gezi Direnişi sırasında hayatını kaybedenleri andı. Ortak basın açıklamasını KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hüseyin Kaya okudu.  Devletin kendi resmi kayıtlarına göre Gezi eylemine ülke çapında milyonlarca kişinin katıldığını ifade eden Hüseyin, Gezi’nin yok sayılan, ötekileştirilen milyonların öfkesi olduğu belirterek tutukluların serbest bırakılmasını istedi. Gezi Davası’na tepki gösteren Hüseyin, “Gezi yargılanamaz, Gezi'yi yargılamak, Gezi'yi karalamaktır; baskıcı, antidemokratik politikalara karşı çıkan halkın mücadelesini yargılamaktır. Bugün yeniden yargılan Gezi, bir demokrasi bildirisidir. Gezi, ülkenin ağacına, toprağına, suyuna, demokrasisine, özgürlüğüne bağlanma eylemidir. Gezi, darbelere, dış müdahalelere karşı halkın kaderini eline almasıdır. Şunu ifade etmek istiyoruz. Toplumsal olaylar da tıpkı doğal koşullarda olduğu gibi diyalektik bir süreç yaşar. Bu nedenle Gezi bir umuttur, umuda kurşun işlemez” dedi.
 
Antalya
 
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi için Attalos Heykeli önünde basın açıklaması yaptı. Ortak basın metnini okuyan Sol Parti Antalya İl Başkanı Aysel Aydın, "Buradan iktidara bir kez daha sesleniyoruz; Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın! Gezi umuttur! O umut ışığını biz hep beraber yaktık. Gezi biziz, hepimiziz! Gezi halktır! Yobaz tahakkümünüze, yasaklarınıza boyun eğmeyeceğiz! Şarkılarımız meydanlara, sokaklara çıkacak" dedi.