8 Mart’ta kadınlar, öz savunma bilinciyle alanlarda birleşiyor

  • 11:50 26 Şubat 2026
  • Güncel
Elfazi Toral 
 
İSTANBUL  - 8 Mart çalışmalarına hız veren kadınlar, erkek-devlet şiddetine karşı sokakları işaret ederek "Kadınlar özgürleşmeden toplum özgürleşemez; Rozaların, Saraların direniş geleneğini kuşanarak meydanlarda olacağız" dedi.
 
Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne doğru giderken, kadın kurumları ve siyasi parti temsilcileri her yerde seferberlik ruhuyla çalışmalarını sürdürüyor. Erkek-devlet şiddetinin, kadın katliamlarının ve hak gasplarının arttığı bir süreçte, kadınlar bu yılki 8 Mart’ın hayati bir öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor. İstanbul’da sokak sokak yürütülen çalışmalara dair konuşan kadınlar, Rojava’dan dünyaya yayılan kadın direnişini selamlayarak, tüm kadınları 8 Mart’ta öz savunma bilinciyle alanlarda buluşmaya çağırdı.
 
‘Saldırılara karşı alanlarda olacağız’
 
HDK Yürütme Kurulu Üyesi Esengül Demir, “2026 yılının 8 Mart’ına giderken, hem Türkiye’de hem dünyada kadın mücadelesinin çok daha fazla engelle karşılaştığı bir dönemdeyiz. Erkek egemen sistemin ve patriyarkanın kadınlar üzerindeki hegemonyasının, yani güç savaşının arttığı bu süreçte, dünyanın her tarafında ezilen, katledilen ve emeği sömürülen kadınlar isyan ediyor. Kadınlar hakları için sokaklarda ve alanlarda mücadele veriyorlar. Türkiye’de de durum çok vahim. Artık günde ortalama 5-6 kadının katledildiği, kadınların ve genç kadınların istismara uğradığı, yasal haklarının her geçen gün tırpanlandığı ve gasp edildiği bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle her 8 Mart, kadınların isyanını daha fazla haykırdığı ve mücadelesini kamuoyuna daha güçlü duyurduğu bir dönem haline geliyor. Bu 8 Mart bizim için çok önemli. Kadın mücadelesinin sadece Türkiye sınırları içinde değil, Ortadoğu’da ve dünyada enternasyonalist, ortak bir mücadeleyle yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Özellikle Rojava’da kadınların; erkek egemen sisteme, patriyarkaya ve gerici-faşist rejimlere karşı verdikleri mücadele, dünya kadın hareketine büyük bir örnek teşkil etmektedir. Bugün Rojava'da kadınlar yeniden katliam ve saldırılarla karşı karşıyadır; ancak dünyanın her yerinde bu direnişi sahiplenen milyonlarca insan sokaklarda dayanışma gösteriyor. Bu 8 Mart’ta da hem gündüz yapılacak eylem ve etkinliklerde hem de gece feminist yürüyüşünde, bütün kadınların sistemin tüm saldırı ve engellemelerine karşı alanlara çıkmasını, mücadeleyi ve direnişi büyütmesini bekliyoruz” sözlerine yer verdi.
 
‘Asıl meşru olan kadınların mücadelesidir’
 
Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurulu üyesi Çiğdem Özbaş, demokratik, eşit, adil ve özgür bir toplumu inşa etme konusunda ısrarcı olduklarını belirterek, “8 Mart, bizim için her gün bir mücadele günüdür. Ancak cinayetlerin, yok saymanın, tacizin ve tecavüzün uluslararası düzeyde bu kadar ayyuka çıktığı, sistemin korkunç pislikleriyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, bu erkek egemen sistemin bütün meşruiyetini kaybettiğini biliyoruz. Asıl meşru olan, kadınların toplumsal mücadele ile birlikte yürüttükleri mücadeledir” dedi.
 
Eşit ve özgür bir yaşam
 
Erkek devlet şiddetinin yoğunlaştığı bir süreçte; eşit ve özgür bir yaşam için 8 Mart’ta alanlarda olacaklarını dile getiren Şengün Bingöl ise, “8 Mart’ı; kadının görünür olduğu, özne olduğunu belirttiği, mücadeleci, eşitlikçi ve özgürlükçü kadınların seslerini meydanlarda duyurduğu bir gün olarak görüyoruz. Eşit ve özgür bir yaşam için tüm kadınları heyecanla ve coşkuyla alanlara çağırıyoruz” diye konuştu.
 
‘Sözümüzü kuracağız’
 
Meryem Şayir, "8 Mart, bizim için ve dünyadaki bütün kadınlar için genel anlamda kadının sözünü, sesini ve mücadelesini özgürce haykırdığı, dünyaya duyurduğu bir gündür. 8 Mart, tüm kadınlar için aynı zamanda bir direniş ve mücadele günüdür. Bu nedenle bütün kadınları; 8 Mart'ta hep birlikte sokaklarda ve alanlarda sözümüzü kurmaya, mücadelemizi büyütmeye, örgütlülüğümüzü genişletmeye ve sesimizi tüm dünyaya duyurmaya çağırıyoruz. Türkiye'de yaşayan, bu toplumdaki bir Kürt kadını ve bir kadın olarak, kadınların sokaklarda sözlerini özgürce kurduğu zamanı ve alanları daha fazla kullanması, bu alanlarda daha fazla var olması gerektiğini düşündüğümüz için bu ruhla 8 Mart’ta alanlardayız” diye belirtti.
 
‘Rozalar’dan Sara’lara mücadele geleneği’ vurgusu
 
İstanbul’da sokak sokak 8 Mart çalışması yürüttüklerini paylaşan Zinet Teymur, "Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz" şiarıyla 8 Mart’ta alanda olacaklarını söyledi. “Gerek mahalle çalışmalarıyla gerek toplantılarımızla bütün kadınları örgütleyerek alanlarda yerimizi alacağız. Kadın kendi varlığının bilincinde oldukça toplumun güzelleşeceğine inanıyoruz. Rozalardan, Saralardan ve Sevêlerden günümüze kadar gelen bu mücadelenin devamını bizler getireceğiz. Özgürleşinceye ve örgütlü bir toplum yeşerinceye kadar alanlarda olmayı sürdüreceğiz. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez. Biz kadınlar örgütlenerek özgürleşecek; toplumu da kendimizle birlikte özgürleştirip, demokratik bir yaşamı inşa ederek dünyayı güzelleştireceğiz. 8 Mart’ı, kadının bir özne olarak kendi cinsinin varlığını ve toplumun özgürlüğünü haykırdığı bir gün olarak görüyoruz. 8 Mart'ta bütün kadınları kendi sesimizle, gücümüzle ve varlığımızla alanlarda olmaya bekliyoruz” dedi.