Ditte Specht: Dünya kadın örgütleri şiddete karşı birlikte çalışmalı

  • 09:02 18 Ekim 2026
  • Güncel
Melike Aydın
 
İSTANBUL – Şiddete karşı ortak mücadele çağrısında bulunan Danner kuruluşundan Ditte Specht, “Umudum, dünyanın farklı yerlerindeki daha fazla örgütün bir araya gelerek şiddete maruz bırakılan kadınları ve çocukları, şiddetten uzak bir yaşam kurma süreçlerinde desteklemek için birlikte çalışması” dedi.
 
Kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası deneyimlerin paylaşıldığı Mor Çatı’nın düzenlediği sığınaklar konferansında, kadınların şiddetten uzak bir yaşam kurmasının önündeki ekonomik, toplumsal ve yapısal engeller ele alındı. Danimarka’da 40 yılı aşkın süredir kadın sığınma evi işleten Danner kuruluşunun Uluslararası Proje Yöneticisi ve konferans katılımcısı Ditte Specht, ajansımıza konuştu.
 
‘Kadına yönelik şiddet hâlâ tabu’
 
Kopenhag’da 40 yılı aşkın süredir bir sığınma evi işlettiklerini, bunun yanı sıra şiddeti önleme, savunuculuk, analiz ve veri alanlarında da çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ditte Specht, şiddete maruz bırakılan kadın ve çocukların kendi yaşamlarını kurabilmeleri için ihtiyaç duydukları desteği sağlamaya çalıştıklarını dile getirdi. Ditte Specht, “Şiddetin sonuçlarının ağır ve uzun süreli olduğunu biliyoruz. Kadına yönelik şiddet konusunda hâlâ ciddi bir tabu var. Şiddetin görünür kılınması için ilk olarak sesimizi çıkarmamız ve yaşadıklarımızı birine anlatmamız gerekiyor. Destek aradığımızda hangi seçeneklere sahip olduğumuzu öğrenmeliyiz. Kadın sığınma evleri, dayanışma merkezleri ve kadın örgütleri bu süreçlerde önemli bir rol oynuyor. Şiddete maruz bırakılan kadınların şiddetten kurtulmasının önünde çeşitli engeller bulunabiliyor. Biz bu engeller üzerinde çalışıyor ve bunları yakından tanıyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Ekonomik bağımsızlığın olmaması önemli bir engel’
 
Kadınların şiddetten uzaklaşmasının önündeki temel engellerden birinin ekonomik bağımsızlığın bulunmaması olduğunu belirten Ditte Specht, “Kendi gelirine sahip olmamak ve bağımsız bir yaşam kuramamak, şiddetten kurtulmanın önündeki en önemli engellerden biri. Bu durum yalnızca Danimarka’ya özgü değil, dünyanın farklı bölgelerindeki kadın hakları örgütleriyle yürüttüğümüz ortak çalışmalarda da karşımıza çıkıyor. Ekonomik güçlenme, uluslararası çalışmalarımızda giderek daha fazla yer tutuyor. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi tek başına yeterli değil. Şiddetten sağ kurtulan kadınların ekonomik açıdan güçlenmesini nasıl destekleyebileceğimiz üzerine giderek daha fazla çalışıyoruz. Bununla birlikte, çalışmalarımızı travma konusunda duyarlı bir yaklaşımla yürütmemiz gerektiğinin farkında olmalıyız. Yalnızca ekonomik güçlenmeye odaklanamayız. Bunu, kadınların taşıdıkları travmalara ilişkin bilgimizle birleştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
 
‘Asıl mücadele sığınaktan ayrılınca başlıyor’
 
Şiddetten uzak bir yaşamın kurulabilmesi için uygun sığınma evleri ve destek mekanizmalarının hayati önem taşıdığını belirten Ditte Specht, kadınların sığınma evinden ayrılmasıyla desteğin sona ermemesi gerektiğini söyledi. Ditte Specht, “Kadınların şiddetten uzak, yeni bir yaşama doğru ilk adımlarını atabilmeleri için uygun sığınma evleri ve destek mekanizmaları çok önemli. Ancak kadın sığınma evinden ayrıldığında mücadelenin sona ermediğini de biliyoruz. Bir bakıma asıl mücadele o zaman başlıyor diyebiliriz. Kadının yeni bir yaşam kurması gerekiyor ve travmanın hayatının bütün alanlarını etkilediğinin farkında olmalıyız. Şiddetten sağ kurtulan bir kadının yalnızca sığınma evinde kaldığı süre boyunca değil, sığınma evinden ayrıldıktan sonra da desteğe ihtiyacı var. Uzmanlaşmış ve travma konusunda duyarlı bir yaklaşımla yürütülen sığınma evi sonrası bakım ve destek, kadınların şiddetten uzaklaşarak yeni bir yaşam kurabilmesinde temel bir unsur” diye konuştu.
 
‘Dünyanın farklı yerlerindeki örgütlerle birlikte çalışılmalı’
 
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin farklı ülkelerdeki örgütlerin iş birliğiyle güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Ditte Specht, “Umudum, dünyanın farklı yerlerindeki daha fazla örgütün bir araya gelerek şiddete maruz bırakılan kadınları ve çocukları, şiddetten uzak bir yaşam kurma süreçlerinde desteklemek için birlikte çalışması” dedi.
 
‘Kadının yaşamı bir bütün olarak görülmeli’
 
Bir kadının ev içinde uğradığı şiddetin karşı karşıya olduğu tek sorun olmayabileceğine işaret eden Ditte Specht, “Hatta bu şiddet, yaşadığı sorunların en büyüğü bile olmayabilir. Kadının içinde bulunduğu koşulları bir bütün olarak ele almamız gerekiyor. Farklı geçmişlere, ten rengine ve dinlere sahip kadınların, engelli kadınların karşılaştığı engellerin de dikkate alınması gerekir. Engeller, kadının yaşamının her düzeyinde ortaya çıkabiliyor. Bireysel düzeyde, topluluk içinde ve yapısal düzeyde farklı engellerle karşılaşılabiliyor. Kadınları şiddetten kurtulma süreçlerinde desteklemek istiyorsak, yaşadıkları koşulları bir bütün olarak görmeliyiz” sözlerine yer verdi.