Aysel Aydemir: Katletmeye teşebbüs değilse ne?
- 09:02 30 Ekim 2026
- Güncel
Beritan Tunç
İZMİR- Kendisini katletmeye çalışan fail Ferhat Bingöl’e verilen cezanın 17 yıldan 5 yıl 10 aya düşürülmesine tepki gösteren Aysel Aydemir, “İki ateşli silah ve bir torba dolusu mermi. Bu öldürmeye teşebbüs değilse ne?” diye sordu.
Kadınlar, erkek şiddetine karşı yaşamlarını korumak, katledilen kadınlar için adalet sağlamak ve faillerin cezasız kalmasını engellemek için mücadele ederken, İzmir’de son 10 günde Ebru Serep, Pınar Güneş ve Özge Penbegül katledildi. JINNEWS’in eylül ayı şiddet çetelesi, kadınların evli oldukları, ayrılmak istedikleri ya da boşandıkları erkekler tarafından hedef alınmaya devam ettiğini gündeme getirdi. Erkek şiddetine karşı koruma talep eden, adalet arayan ve faillerin cezalandırılması için mücadele eden kadınlar, bir yandan yaşamlarını korumaya çalışırken diğer yandan eril yargı kararlarıyla karşı karşıya kalıyor.
İzmir’in Çiğli ilçesine bağlı Güzeltepe Mahallesi’nde 3 Haziran 2023’te Ferhat Bingöl hakkında uzaklaştırma kararı olmasına rağmen kendisinden boşanan Aysel Aydemir’i ateşli silahla katletmeye çalışarak ağır yaraladı. Fail, bir süre kaçtıktan sonra tutuklandı. Aysel Aydemir ise kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı. Aysel Aydemir, olay esnasında silahın tutukluk yapması nedeniyle kurtuldu.
İlk duruşmada ATK raporu istendi
Olayın ardından açılan davanın ilk duruşması, 1 Eylül’de Karşıyaka Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Fail, ilk duruşmada, “hiçbir şey hatırlamadığını” ileri sürerken, avukatı da Ferhat Bingöl’ün akli dengesinin yerinde olmadığını gerekçe göstererek, Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) rapor alınmasını talep etti. İlk duruşmada hiçbir tanık dinlenmedi ve ATK raporunun beklenmesi için duruşma ertelendi.
Kadın mücadelesi davayı ağır ceza mahkemesine taşıdı
29 Eylül 2023 tarihinde görülen ikinci duruşmada ise daha önce dinlenmeyen tanıklar dinlendi. Tanıklar, fail Ferhat Bingöl’ün iki farklı silah kullandığını ve Aysel Aydemir’i hedef aldığını belirtti. Fail ise “olay anını hatırlamadığını” ileri sürerek kullandığı ilaçların etkisinde olduğunu iddia etti. İkinci duruşmada kadın mücadelesi kazandı ve mahkeme heyeti, görevsizlik kararı vererek dosyayı nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderdi.
Üçüncü duruşmada ATK raporları beklendi
Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşınan dosyanın ilk duruşması, 23 Kasım 2023’te görüldü. Fail Ferhat Bingöl, diğer duruşmalarda olduğu gibi bu duruşmada da hatırlamadığını ve psikolojik durumunun iyi olmadığını bilindik ifadelerle öne sürdü. Failin avukatı ise duruşmada, fail Ferhat Bingöl’ün isteseydi Aysel Aydemir’i katledebileceğini söyleyerek müvekkilini aklamaya çalıştı. Failin “akıl sağlığının” yerinde olup olmadığına dair hastane raporunun beklenmesine ve tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ertelendi.
Savcı, indirimsiz en üst sınırdan ceza talep etti
Davanın dördüncü duruşması, ATK raporlarının mahkemeye ulaşmamış olması nedeniyle yine ertelendi. Bu süreçte fail Ferhat Bingöl’ün tutukluluk hali devam etti. Beklenen ATK raporunun mahkeme heyetine ulaşmasıyla birlikte görülen duruşmada, failin avukatı, Ferhat Bingöl’ün akli dengesinin yerinde olduğunun belirtildiği raporu kabul etmediklerini söyledi. Mütalaasını açıklayan savcı, fail hakkında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan indirimsiz, en üst sınırdan ve “yasa dışı yollarla silah temin etme” suçundan ceza talep etti. Failin avukatının mütalaaya karşı ek savunma yapmak için süre talebi kabul edildi ve karar duruşması ertelendi.
Faile 17 yıl hapis cezası verildi
18 Ekim 2024’te görülen karar duruşmasında ise mahkeme heyeti, faile “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 15 yıl, ruhsatsız silah bulundurmaktan ise 2 yıl olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezası verdi. Karar duruşmasının ardından Yargıtay, failin hayati bölgeleri hedef alarak ateş etme imkânı olmasına rağmen “nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan ceza almasını hukuka aykırı bularak “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan yeniden yargılanmasına karar verdi. Kararın Yargıtay tarafından bozulmasının ardından görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, fail Ferhat Bingöl’ün “basit yaralama” suçundan tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, failin cezasını 5 yıl 10 ay hapse düşürerek faili ödüllendirdi.
Katledilmeyle yüz yüze kalan Aysel Aydemir, değerlendirmelerde bulundu.
‘Katletmeye teşebbüs değilse ne?’
Kendi hayatı konusunda heyetin verdiği kararın yerinde olmadığını vurgulayan Aysel Aydemir, fail Ferhat Bingöl’ün cezaevinden çıkınca kendisine zarar vereceğini söyledi. Failin önceki süreçlerde kendisine cezaevinden mektup gönderdiğine değinen Aysel Aydemir, “ ‘Benden kurtulmak için sana son bir şans veriyorum, çocuklarımı bana yolla’ yazıyordu mektupta. Avukatı da barışmamla birlikte her şeyin düzeleceğini söyledi. Yalan söylüyor. Evlilik hayatım boyunca ben üç defa boşanmadan döndüm. Ben tekrar onunla barıştığım zaman dönüp bana hakaretler ediyordu. Çıktığı zaman durmayacak, biliyorum. Bugün burada benim hayatımla alakalı karar verildi. Bir insanın hayatı hakkında karar vermek bu kadar kolay olmamalı. Ben yıllardır bunun mücadelesini verdim. Koruma kararları aldırdım. Her şeyi çiğnedi ona rağmen. Bu insanın yapacağı eylem belliydi. O gün beni öldürmeye gelmişti. Ateşli silah tutukluk yapmasaydı zaten ben bugün hayatta değildim. Resmen tasarlayarak, planlayarak gelmiş. İki ateşli silah ve bir torba dolusu mermi. Bu öldürmeye teşebbüs değilse ne?” dedi.
‘Kadınların yaşama hakkı boşandığı erkeğin eline bırakılmamalı’
Yaşamak istediğini kaydeden Aysel Aydemir, “Ben emsal karar olmasını bekliyordum. Yasaların değişmesi gerekiyor. Çünkü bu ülkede yaşıyorsak can güvenliğimizin olması lazım. Benim gibi birçok kadın var ve benim avukatım bugün yanımda değil. Nedeni de nişanlısı tarafından öldürülmesi. Yoksa o da bugün yanımda olacaktı. Bu olay da beni kahretti. Ve ben psikolojik olarak tekrardan başa döndüm. Caydırıcı cezalar olmak zorunda. Tatmin etmedi beni bu karar. Yasaların acilen değişmesi gerekiyor. Çünkü kimsenin yaşama hakkı elinden alınamaz. Kadınların yaşama hakkı boşandığı bir erkeğin elinde olmamalı. Yaşayıp yaşamayacağımıza onlar karar veremez. Sonuçta biz de bir bireyiz. Her şeyden önemlisi anneyim ben. Benim iki tane kızım var. Ben ölseydim onlar bensiz ne yapacaktı? Ailem ne yapacaktı? Benim isyanım buna. Koruma kararım olmasına rağmen bana bunları yaşattı. Öldürmeye teşebbüs etti. En yüksek cezayı hak ediyordu” ifadelerini kullandı.







