29 ülkeden Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için AK’ye mektup

  • 09:30 30 Ekim 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ – “Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Siyasi Çözüm” kampanyası kapsamında 29 ülkeden 620 imzacının destek verdiği mektup, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Başkanlığı’na gönderildi. Mektupta, umut hakkının uygulanması ve Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne özgür koşullarda katılmasının sağlanması istendi.
 
“Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Siyasi Çözüm” uluslararası kampanyası kapsamında, Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi’nin 1-3 Aralık 2026 tarihlerinde gerçekleştireceği insan hakları toplantısı öncesinde Komite Başkanlığı’na mektup gönderildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında verdiği kararın uygulanmasının istendiği mektup 29 ülkeden 620 imzacının desteğiyle hazırlandı.
 
Mektubun, imzacıların bulundukları ülkelerden de Avrupa Konseyi’ne ayrı ayrı iletildiği belirtildi. Aralık toplantısına kadar ülkelerin Avrupa Konseyi nezdindeki daimi temsilcileriyle görüşmeler yapılması da planlanıyor.
 
Siyasetçiler, akademisyenler ve hak savunucularından destek
 
Kampanya organizatörlerinin verdiği bilgiye göre imzacılar arasında 58 seçilmiş temsilci bulunuyor. İmza çalışmasının 30 siyasi partiyle bağlantılı isimleri, 90 sivil toplum örgütünü ve 16 sendikayı kapsadığı ifade edildi.
 
Avusturya, Almanya, İtalya, Fransa, Belçika, Danimarka, Norveç, İsveç, İsviçre, İspanya, Kanada ve ABD’nin de aralarında olduğu ülkelerden siyasetçiler, akademisyenler, hukukçular, sendikacılar, kadın örgütleri temsilcileri ve insan hakları savunucuları mektuba destek verdi.
 
İmzacılar arasında 2022 Nobel Fizik Ödülü sahibi Anton Zeilinger, filozof Slavoj Zizek, Avrupa Parlamentosu üyesi Özlem Alev Demirel, İtalya’dan Nicola Fratoianni ve Maurizio Acerbo, Norveç’ten Bjørnar Moxnes, İsviçre’den Carlo Sommaruga, İsveç’ten Kadir Kasırga ve Bask ülkesinden EH Bildu temsilcisi Mertxe Aizpurua yer aldı.
 
‘Umut hakkının uygulanması barış sürecinin başarısı için belirleyici’
 
“Türkiye’nin umut hakkını uygulaması, barış sürecinin başarısı açısından belirleyicidir” başlığını taşıyan mektupta, Abdullah Öcalan hakkındaki AİHM kararının uygulanması ve Gurban dava grubu kapsamında Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi talep edildi.
 
Mektubun girişinde şu ifadelere yer verildi:
 
“‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Siyasi Çözüm’ uluslararası kampanyası adına, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne, Öcalan/Türkiye (No. 2) kararı ve ilgili Gurban dava grubundaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda Türkiye’nin umut hakkını uygulamasını sağlaması çağrısında bulunuyoruz. 9 Ekim 2024 tarihinde toplumsal hareketlerin, sendikaların, Nobel ödülü sahiplerinin, hukukçuların, akademisyenlerin, gençlik ve kadın örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, seçilmiş temsilcilerin ve diğer kesimlerin katılımıyla başlayan uluslararası kampanyamız, barış sürecinin başarısı için Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması yönündeki taleplerini yineliyor.”
 
Özgür iletişim ve çalışma koşulları talebi
 
Umut hakkının uygulanmasının bireysel bir hukuki mesele olmasının yanı sıra Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından da belirleyici olduğu vurgulanan mektupta, Abdullah Öcalan’ın müzakere sürecindeki rolüne dikkat çekildi. Özgür iletişim ve çalışma koşullarının oluşturulması gerektiği belirtilen mektupta şöyle denildi: “Bu, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi bir devlet olarak yükümlülüklerini yerine getirmesini desteklemek ve Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni ilerletmek açısından belirleyici bir andır. Umut hakkının uygulanması, Abdullah Öcalan’a son 27 yıldır dayatılan ağır tecrit rejiminin sona erdirilmesi ve kendisinin baş müzakereci olarak barış sürecine etkin biçimde katılabilmesi yönünde atılması gereken temel hukuki adımdır.”
 
‘Aralık toplantısı önemli bir fırsat’
 
Bakanlar Komitesi’nin Aralık toplantısında, Avrupa Konseyi’nin insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda somut adımlar atması istendi. Mektupta şu değerlendirmeye yer verildi: “Aralık 2026’da yapılacak Bakanlar Komitesi toplantısı, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve insan haklarına bağlılığın somut adımlarla yeniden ortaya konulması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Umut hakkının uygulanmasını destekleyen güçlü bir karar, Türkiye’nin bu temel meselelerde içinde bulunduğu tıkanıklığı aşmasına yardımcı olurken, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüne yönelik uluslararası desteği de gösterecektir.”
 
İmzacılar, Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi için Avrupa Konseyi’nin etkili mekanizmaları devreye koymasını talep etti.
 
27 Şubat çağrısına dikkat çekildi
 
Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın Türkiye’de ve bölgede yarattığı etkilere de değinilen mektupta şu ifadeler kullanıldı: “Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde açıkladığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, Türkiye’de ve daha geniş bölgede önemli etkiler yaratmıştır. Bu çağrı, şiddetin azaltılmasına katkı sağlamış ve onlarca yıllık çatışmanın ardından demokratik diyalog ile barış içinde bir arada yaşama konusunda umutları yeniden canlandırmıştır. Ancak bu umutların somutlaşabilmesi için ülke içinde önemli değişikliklerin yapılmasına ve uluslararası toplumun desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır.”
 
‘Düzenlemeler AİHM kararlarının uygulanmasını sağlamıyor’
 
Türkiye’deki hukuki düzenlemelerin demokratikleşme ihtiyacını karşılamadığı belirtilen mektupta, Abdullah Öcalan’ın temel hakları ve dış dünyayla iletişimi üzerindeki kısıtlamaların sürdüğüne dikkat çekildi. Mektupta şöyle denildi: “Son dönemdeki yasal gelişmelere rağmen Abdullah Öcalan, temel haklarını ve dış dünyayla iletişimini ciddi biçimde kısıtlayan koşullar altında tutuklu bulunmaktadır. Bazı hukuki reformlar yapılmış olsa da bunlar gerçek bir demokratikleşme için yeterli değildir ve AİHM kararlarının uygulanmasını sağlamamaktadır. En önemlisi de bu düzenlemeler, barış sürecinin baş müzakerecisinin hukuki statüsünü ve çalışma koşullarını ele almamaktadır. Bu mesele, sürdürülebilir herhangi bir barış sürecinin başarısı açısından hayati önemde kabul edilmektedir.”
 
2014 tarihli kararın uygulanması istendi
 
Mektupta, AİHM’in Abdullah Öcalan hakkında 2014 yılında verdiği kararın tam olarak uygulanması talebi yinelenerek şu çağrı yapıldı: “Bu nedenle Bakanlar Komitesi’ne, Abdullah Öcalan’ın davasında AİHM’in 2014 yılında verdiği kararın tam olarak uygulanmasını sağlaması, umut hakkını tanıması ve hayata geçirmesi çağrısında bulunuyoruz. Bu, Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün çözüme kavuşturulması ve Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne anlamlı biçimde katkıda bulunabilmesinin sağlanması açısından vazgeçilmez ilk adımdır.”
 
‘İlkelerinizi eyleme dönüştürün’
 
Mektubun sonuç bölümünde, Avrupa Konseyi’nin demokratikleşme ve insan hakları konusundaki sorumluluğu hatırlatılarak aralık toplantısında açık ve etkin bir karar alınması istendi. Mektup şu çağrıyla tamamlandı: “Avrupa Konseyi, üye devletlerinden birini gerçek demokratikleşme yolunda desteklemek açısından tarihsel bir fırsatla karşı karşıyadır. Aralık toplantısında açık ve etkin bir karar alarak Konsey’in ilkelerini eyleme dönüştürmenizi istiyoruz. Ayrıca Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve devam eden barış sürecine anlamlı biçimde katılabilmesi için tam, özgür ve hiçbir kısıtlamaya tabi olmayan koşulların sağlanması çağrısında bulunuyoruz.”