Taksim’den Şişhane’ye yürüdüler: Öz güç ve özgür iradeyle mücadeleye!
- 15:47 8 Kasım 2026
- Güncel
İSTANBUL –TJA, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Taksim Tünel’den Şişhane Meydanında yürüyüş gerçekleştirdi.
Tevgera Jinên Azad (TJA), "Öz güç ve özgür iradeyle şimdi kadın zamanı" şiarıyla 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Beyoğlu İlçesinde bulunan Taksim Tünel’de kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen eyleme, İstanbul Barış Anneleri Meclisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Sümeyye Boz’un yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.
Kadınlar Tünelden Şişhane meydanına yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca “jîn Jîyan Azadî”, “Bîjî berxwedana jinan” sloganları atılırken, “ Bu ülkede faili meçhul çocuk cinayetleri var”, “ Rojin Kabaiş’in failleri nerede”, “ Tacize değil sanata alan aç”,” Sahnede bizim gelecekte bizim”, “ Şiddeti üreten düzene karşı kadınların dayanışması “ dövizleri taşındı. Kadınlar, Kürtçe Türkçe yazılı ” Öz güç ve özgür iradeyle şimdi kadın zamanı” pankartı açtı. Ayrıca katledilen ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren kadınların fotoğrafları da açıklama da yer aldı.
Basın metnin Kürtçesini Kürt Araştırmaları Derneği Eş Başkanı Remziye Alparslan Türkeş’ini ise TJA aktivisti Fate Polat okudu.
Burada ilk olarak DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz kısa bir konuşma gerçekleştirdi: Sümeyye Boz: “ Kadın cinayetleri politiktir. Biz biliyoruz ki hiçbir yerde kadınların yaşamı için alan açılmadı; bu şartlar altında kadınlar her yerde mücadelesini ortaya koymuştur. Kadın kendi hakkını aramazsa kimse bunu onun yerine getirmez. Kadınların yok edilmesi, yaşamlarının yok edilmesidir. Bir günde dört kadın katlediliyorsa, bu durum kadınların sistematik olarak hedef alındığı anlamına gelmektedir. Bu süreçte Kürt kadınları savaşın ne olduğunu çok iyi biliyor ve nasıl mücadele edileceğini biliyor. Barış istemek Kürt kadınlarının da meselesidir. Kürdistan ve Türkiye’nin birçok yerinde kadınlar katlediliyor, ama erkekler için bir şey söylemiyorlar, sessiz kalıyorlar. Bu süreçte Kürt kadınları birçok emek verdi, biz de alanlardayız. Savaşın ve bu politikaların karşısında özgürlüğü savunacağız. Her yerde kadınların iradesini ortaya koyacağız."
Bu yılı "Jin Jiyan Azadî" sloganı ve görkemli bir direnişle karşıladıklarını belirten Fate Polat, varlık gerekçesi olan özgürlük mücadelesiyle bu yılda kararlılıkla alanlarda olmaya devam edeceklerini kaydetti. Erkek egemen sistemin şiddet ve kırım politikaları karşısında her zamankinden daha iddialı ve kararlı olduklarının altını çizen Fate Polat, Çünkü barışın ve demokratik toplumun inşası, kadınların şiddetsiz yaşam talebinin mümkün olabileceğinin garantisidir, buna inanıyoruz. Bu temelde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısıyla başlattığı ve bu sürecin her anında gösterdiği kadın yoldaşlığını sahipleniyor ve saygıyla selamlıyoruz.” dedi
Kadın katliamlarının ideolojik zemini
Fate Polat, “Dünyada kadın cenazelerinin kalkmadığı bir gün yoksa eğer bu ancak kastik katile dönüşmüş erkekliğin sağlamlaştırılan konumu ile ifade edilebilir. Kadın cinayetlerinin ideolojik zeminini bütün kurumlarıyla oluşturan ve katilleri cezasız bırakan devlet aklı gücünü en fazla da yarattığı ailelerden alıyor. Gülistan Doku davasında gördük; üstü kapatılan kadın cinayeti devletin bütün imkanları seferber edilerek işlendi. Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü hala aydınlatılmadı, İpek Er’e tecavüz ederek intihar etmesine sebep olan Musa Orhan geçtiğimiz günlerde beraat aldı” diye konuştu.
‘Geçmişten bugüne ilmek ilmek ördüğümüz direniş mirasımızdır’
Yalnızca evde ve sokakta değil, üretim alanlarında da kadın kırım politikalarının derinleştirildiğini ifade eden Fate Polat, “ Dilovası’ndaki fabrikalarda kâr hırsıyla denetlenmeyen, havalandırmasız, insan dışı ve güvencesiz çalışma koşullarında katledilen kadın işçilerin; kapitalist modernitenin ve patron-devlet işbirliğinin kadın bedenini, emeğini ve yaşamını nasıl hiçe saydığının en somut göstergesi olduğu belirtildi. Medeni haklarımıza ve ekonomik bağımsızlığımıza yönelen her türlü gasp girişimine karşı en büyük öz savunmamız, geçmişten bugüne ilmek ilmek ördüğümüz direniş mirasımızdır” ifadelerine yer verdi.
Fate Polat, Son olarak şu çağrıyı yaparak konuşmasını noktaladı: “Sistemin Özgür Kadın Hareketine bütün aygıtlarıyla saldırması bizleri birbirimizin yurdu olmaktan ve kadın dayanışmasından geri düşürmedi. Nerede olursak olalım; katili de zihniyetini de tanıyor, bir adım dahi geri adım atmıyoruz. Onurlu bir yaşam, özgür bir gelecek, şiddetsiz bir dünya için bu 25 Kasım’ı da umutla ve büyüyen öfkemizle örgütleyeceğiz.”
Eylem sloganlar eşliğinde son buldu.







