Çocuğu katleden polise 11 yıl sonra ödül gibi ceza!

  • 15:15 9 Eylül 2026
  • Hukuk
MÊRDÎN - Qoser’de 16 yaşındaki Mazlum Turan’ın katledilmesine ilişkin 11 yıldır süren davada polis Süleyman Esenboğa’ya 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
 
Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde 29 Ağustos 2015 tarihinde polis kurşunuyla katledilen 16 yaşındaki Mazlum Turan’a ilişkin polis Süleyman Esenboğa’nın yargılandığı davanın karar duruşması, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde görüldü. Turan ailesi ile avukatlar Erdal Kuzu, Fevzi Adsız ve Tahar Erdem, Kızıltepe 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nden, fail polis Süleyman Esenboğa ve avukatları ise Mersin 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.
 
Kimlik tespitinin ardından söz alan Turan ailesinin avukatı Erdal Kuzu, 11 yılı aşan yargılama sürecine ve cezasızlık politikasına dikkat çekti.
 
‘Türkiye tarihi öldürülen çocukların tarihidir’
 
Duruşmada, Türkiye tarihinin aynı zamanda devlet görevlileri tarafından öldürülen çocukların tarihi olduğunu belirten Erdal Kuzu, özellikle Mêrdîn ve Wan’da son 20 yılda benzer birçok dosyaya tanıklık ettiklerini söyledi. Erdal Kuzu, “2004 yılında başlayan ve Mazlum Turan’ın öldürülmesine kadar uzanan süreçte neredeyse her iki yılda bir devlet görevlilerinin, polislerin kurşunuyla öldürülen çocukların davalarına ve taziyelerine tanıklık ettik. Cezasızlık politikası, üzülerek söylüyoruz ki hakim bir politikadır” dedi. 
 
‘Kürt olması cezasızlık politikasının nedeni’
 
Bir devlet görevlisi tarafından suç işlendiğinde görevlinin korunmaya çalışıldığını ifade eden Erdal Kuzu, bunun yalnızca Mazlum Turan dosyasına özgü olmadığını, sistematik bir durum olduğunu söyledi.  Erdal Kuzu, “Mazlum Turan’ın Mardinli olması, Kürt olması da bu cezasızlık politikasının bu dosyada kendisini göstermesinin nedenlerinden biridir. Biz bütün aşamalarda şunu söyledik; 16 yaşındaki Mazlum, bir çocuk ve öldürülmüştür. Bu fiili gerçekleştiren kişi kim olursa olsun, görevi ne olursa olsun somut deliller dikkate alınarak yasaların öngördüğü şekilde cezalandırılmalıdır” diye konuştu.
 
Mazlum Turan’ın hedef gözetilerek öldürüldüğünü düşündüklerini kaydeden Erdal Kuzu, “Daha önce gerçekleşen olayların etkisiyle bölgede yaşayan herkese potansiyel suçlu gözüyle bakılmış, Mazlum da bu bakış açısının sonucunda öldürülmüştür. Dolayısıyla Mazlum Turan’ın kasten öldürüldüğünü düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
Erdal Kuzu, fail polis Süleyman Esenboğa’nın “kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
 
Duruşmada gerginlik  
 
Duruşma sırasında Turan ailesinin avukatları ile fail avukatları arasında gerginlik yaşandı. Mahkeme heyeti yaşanan gerginliğin ardından duruşmaya 10 dakika ara verdi.
 
Faile ödül gibi ceza  
 
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda fail polis Süleyman Esenboğa’ya 1 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Heyet ayrıca Esenboğa’nın bir yıl süreyle görevinden uzaklaştırılmasına hükmetti. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi. 
 
Karara itiraz edilecek 
 
Kararın açıklanmasının ardından Turan ailesi ve avukatları verilen cezaya tepki gösterdi. Kararın yaşanan olayın ağırlığıyla bağdaşmadığını belirten aile ve avukatları, hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve karara itiraz edeceklerini belirtti. Aile avukatları, yargılama boyunca Mazlum Turan’ın kasten ve hedef gözetilerek katledildiğini savunduklarını hatırlatarak, fail polisin “kasten öldürme” suçundan cezalandırılması yönündeki taleplerinin karşılanmadığına dikkat çekti.
  
Ne olmuştu?
 
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, daha önce fail polis Süleyman Esenboğa hakkında verilen 10 yıllık hapis cezasını bozarak, Mazlum Turan’ın öldürülmesini “kaçınılmaz hata” kapsamında değerlendirmiş ve “ceza verilmesine yer olmadığına” karar vermişti. Aile avukatlarının kararı temyize taşıması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, kararı hukuka aykırı bularak bozmuştu.
 
Yargıtay kararında, fail polisin ölüm sonucunun doğabileceğini öngördüğü, ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak Mazlum Turan’ın ölümüne neden olduğunu belirtti. Yargıtay, failin “taksirle ölüme neden olma” suçundan TCK’nın 27/1, 85/1 ve 22/3’üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine hükmetmişti.
 
Dosyada ilk olarak Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Ocak 2019’da faile “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıl hapis cezası vermiş, “takdiri indirim” ve “iyi hal indirimi” uygulayarak cezayı 1 yıl 10 ay 15 güne düşürmüştü. Aile avukatları ile savcının itirazı üzerine karar bozulmuştu. Yeniden başlayan yargılamada dosyanın gönderildiği Mardin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi ise Esenboğa’ya “silahla kasten yaralama sonucu öldürme” suçundan 12 yıl hapis cezası vermiş, ardından cezayı 10 yıla indirmişti.
 
İstinaf Mahkemesi ise 10 yıllık cezayı kaldırarak, Mazlum Turan’ın öldürülmesini “kaçınılmaz hata” olarak değerlendirmiş ve fail hakkında “ceza verilmesine yer olmadığına” hükmetmişti. Bu kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine dosya yeniden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin önüne geldi.