Tek iletişim yöntemi sesli konuşma mı?
- 09:07 12 Ağustos 2026
- Yaşam
Rozerin Gültekin
AMED - Sesli iletişimin tek yöntem olarak dayatılması, işitme engelli bireylerin eğitimden sağlığa yaşamın birçok alanına erişimini engelliyor. Amed’de yaşadıkları sorunları anlatan Havva Aydın, işitme engelli kadınların erkek egemenliğine karşı örgütlendiğini belirterek, “Sağır kimliğimizle kendimizi kabul ediyoruz, hükümetin de bizi bu şekilde kabul etmesini istiyoruz” dedi.
Yaşamın her alanı engelli olmayan bireylere göre dizayn edilirken, engelli bireyler eğitimden sağlığa, ulaşımdan sosyal yaşama kadar birçok alanda erişim engelleriyle karşı karşıya kalıyor. Engelli bireylerin bağımlı kılınmadığı, yaşamın öznesi olduğu koşulların oluşturulması için iktidarın yeterli adımları atmaması, mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor. Yerel yönetimlerin çalışmaları da erişilebilir bir kent yaşamının oluşturulmasında yetersiz kalıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Kasım 2023 İstatistik Bülteni’ne göre, engelli bireylerin sayısı 2 milyon 511 bin 950. Bu kişilerin 179 bin 867’sini işitme engelli bireyler oluşturuyor. Amed de engelli bireylerin kamusal ve sosyal yaşama erişimde çeşitli engellerle karşılaştığı kentlerden biri.
İşitme engelli kadınlardan Havva Aydın, verilere rağmen ortak ve erişilebilir bir yaşamın oluşturulmasına yönelik yeterli adımların atılmadığına dikkat çekerek, günlük yaşamda karşılaştıkları sorunları anlattı.
‘Sağlıkta da eksik kalıyoruz’
Yaşadıkları sorunların temelinde destek görmemeleri olduğunu söyleyen Havva Aydın, her alanda yeterli sayıda tercüman olmamasından dolayı kendilerini geliştiremediklerini paylaştı. Havva Aydın, “Eğitimden tutun sağlığa kadar ne kendimizi çevreye ifade edebiliyoruz ne de çevremizdekilerin kendilerini bize anlatmalarına zemin oluşturuluyor. Adliyeye ya da karakola gittiğimiz zaman işaret dili tercümanı getiriyorlar ama getirdikleri tercüman, yetersizliğinden kaynaklı profesyonel olmadığı için biz tekrar tekrar anlatıyoruz, onlar tekrar tekrar soruyorlar. Hastaneye gittiğimizde doktor bize anlatmaya çalışıyor ama biz yazarak anlaşamıyoruz, işaret diliyle anlaşabiliyoruz. İşaret diliyle kendilerini anlatabildikleri zaman gayet yeterli anlayabiliyoruz. Hastanedeyken annem aracılığıyla görüşmek istediğim zaman bile görüntülü görüşmeyi sağlayamıyoruz. Şebekenin çekmemesi, doktorların da görüntülü görüşmeyi kabul etmemesi söz konusu. Maalesef sağlıkta da eksik kalıyoruz.
Konuşan birey sağlıklı birey midir? Konuşan bireyleri hemşireler konuşarak doğum yaptırabiliyorlar ama sağır bireyler duyamadıkları için sezaryen yaptırmak istiyorlar. Halbuki tercümanın doğum esnasında bizimle olması, bizim doğum yapabileceğimiz anlamına geliyor ki bunu yaşayan arkadaşlarımız da var. Kendi çabalarıyla özel hastanede tercümanı doğuma aldıkları zaman normal doğum yapabilen arkadaşlarımız da var ama tercümanı getirtemeyen diğer arkadaşlarımızın sezaryen doğum yaptığını biliyoruz” sözlerini kullandı.
‘Bize tek tip, tek dil dayatılıyor’
Tek iletişim yönteminin sesli konuşma olarak dayatılmasının yaşamlarını nasıl etkilediğini anlatan Havva Aydın, karşılaştıkları iletişim engellerine dikkat çekti. Havva Aydın şöyle devam etti: “Bu sadece bize özgü bir durum değil. Down sendromlular da, otistikler de kendi dilleriyle konuşuyorlar ama maalesef ki bize dayatılan gibi tek tip, tek dil dayatılıyor. Okulda eğitimimizde bu şekilde gırtlaktan eğitim verdirmeye çalışılıyor, zorla konuşturulmaya çalıştırılıyoruz ama biz sağırız. Sağır kimliğimizle kendimizi kabul ediyoruz, hükümetin de bizi bu şekilde kabul etmesini istiyoruz. Nasıl ki Kürtlerin, kadınların bir kimliği varsa biz de aynı şekilde kimlik olarak görüyoruz kendimizi. Hiçbir şekilde önümüzde bir engelin olabileceğini düşünmüyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz.”
‘Amed işitme engelliler için erişilebilir bir kent değil’
İşitme engelli bireylerin Amed’de karşılaştığı eksikliklere değinen Havva Aydın, “En büyük eksiğimiz, tercümanın yetersiz olması. Büyükşehir Belediyemiz bir tercüman aldı ve nikah işlemleri için ücretsiz destek sunuyor. Diğer alanlarda da olmasını istiyoruz. Adliyede, karakollarda, hastanede ihtiyaç varsa belediyeden rahatlıkla tercüman temin edebilmek gerekiyor. Bunun sadece belediyenin sırtına yüklenmemesi gerekiyor. Diğer kamu kuruluşlarının da mutlaka tercüman bulundurması gerekiyor. Bu eksik giderilirse bizim için herhangi bir engel olmayacak” ifadelerine yer verdi.
Erkek aklına karşı bir araya geldiler
“Erkek aklıyla mücadele ediyoruz” diyen Havva Aydın, bu akla karşı işitme engelli kadınlar olarak dernekleşme girişiminde bulunduklarını, dernek temsilciliği aldıklarını ve bir araya gelmeye başladıklarını dile getirdi. Havva Aydın, “Şu an dernek için yerimiz yok. Yerimiz olduktan sonra konuşan bireyleri de yanımıza alarak hem onların işaret dilini geliştirmelerini sağlamak hem kendimizi geliştirmek hem de gerekirse bir kooperatif kurarak farklı alanlarda mücadele etmek istiyoruz. Kadınların bir araya gelerek kendilerini geliştirmeleri, eğitim almaları için elimizden geleni yapıyoruz. Daha önce de örgütlü bir yapımız vardı ama parçalı bir haldeydik. Gruplar halinde bir araya geliyorduk ama çoğul olarak bir araya geldiğimiz ortam olmuyordu. Tuğba’nın engelli alanında hedeflerinin olduğunu fark ettiğimiz zaman meclis üyeliğine destek istedik. O bizi Sakat’la tanıştırdı ve derneğin temsilciliğini aldık. Sağır alanı, inanılmaz derecede eve kapalı ya da grup halinde olan bir alandı. Ama şu an Amed’de bir günde 100 kadını bir araya getirip program düzenleyebilecek seviyeye gelmiş durumdayız” dedi.
‘Toplumdan işaret dilini öğrenmelerini istiyoruz’
Havva Aydın, son olarak şöyle dedi: “Toplumdan işaret dilini öğrenmelerini istiyoruz. Suyu alırken bile zorlanıyoruz. Bunu çabalamadan yapmak istiyoruz. Kamudan beklentimiz ise işaret dili tercümanlarını profesyonel bir şekilde bulundurmaları ve hayatımızı kolaylaştırmaları.”







