Kürt kadın örgütleri: ‘Jin jiyan azadî’ devrimi devam ediyor

  • 20:08 10 Eylül 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kürdistan Kadın Örgütü ve Kürdistan Adalet Örgütü, “Jin jiyan azadî” devriminin 4’üncü yılında yaptıkları ortak açıklamada, kadınların zorunlu başörtüsüne karşı direnişinin sürdüğüne dikkat çekerek, “Devrim geçmişte kalmış bir olay değil, yaşayan ve devam eden bir süreçtir” dedi.
 
Kürdistan Kadın Örgütü ve Kürdistan Adalet Örgütü, “Jin jiyan azadî” devriminin 4’üncü yıl dönümü dolayısıyla ortak açıklama yaptı. Açıklamada, kadınların zorunlu başörtüsüne karşı direnişinin devrimin en kalıcı kazanımlarından biri olduğu belirtilerek, “Devrim geçmişte kalmış bir olay değil, yaşayan ve devam eden bir süreçtir” denildi.
 
“Jin jiyan azadî” devriminin üzerinden 4 yıl geçtiği hatırlatılan açıklamada, “Baskı, ayrımcılık ve zulüm ortamında ortaya çıkan devrim, İran’ın çağdaş tarihinde bir dönüm noktası haline geldi. Kadınların öncülüğünde, gençlerin, işçilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin, avukatların ve toplumun diğer kesimlerinin katılımıyla gerçekleşen bu devrim, sadece geçici bir protesto değildi; aksine, korkuyu direnişe, sessizliği haykırışa ve özgürlük, eşitlik, adalet ve insan onuru taleplerini ortak bir talebe dönüştüren derin bir toplumsal dönüşümün başlangıcıydı” denildi.
 
İran’daki kadınların özgürleşme mücadelesinin, toplumun bir bütün olarak özgürlük ve kurtuluş mücadelesinden ayrılamayacağını gösterdiği ifade edilen açıklamada, İran rejiminin ise buna baskı, tutuklama, işkence, infaz ve yıldırma politikalarıyla karşılık verdiği belirtildi.
 
“Ancak toplumun iradesini kıramadılar” denilen açıklamada, İran halkının son protesto eylemlerinde de aynı yolu izlediğine dikkat çekilerek, yoksulluk ve yolsuzluktan bıkan insanların yaşam, özgürlük ve adalet hakkı için sokaklara çıktığı kaydedildi.
 
Protestoların ekonomi, özgürlük ve adalet taleplerinin birbirinden ayrılamayacağını bir kez daha gösterdiği belirtilerek, hiçbir toplumun özgürlük olmadan başarıya ve adalete ulaşamayacağı vurgulandı.
 
‘Başörtüsüne karşı direniş sürüyor’
 
“Jin jiyan azadî” devriminin en kalıcı kazanımlarından birinin kadınların zorunlu başörtüsüne karşı direnişi ve İslam Cumhuriyeti’nin en temel iktidar araçlarından biriyle yüzleşmesi olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Milyonlarca kadın, başörtüsü takmadan veya kendi kıyafetlerini giymeyi tercih ederek, sokaklarda, üniversitelerde, iş yerlerinde ve günlük yaşamda insan onurunun, seçme hakkının ve özgürlüğün baskı, tehdit ve cezalarla yok edilemeyeceğini gösterdi” denildi.
 
Açıklamanın devamında, “Bu eylemler, hükümetin kadın karşıtı politikalarının meşruiyetini sorgulamakla kalmadı; aynı zamanda sivil itaatsizliğin sembolü ve tüm toplumlarda özgürlük, eşitlik ve insan hakları mücadelesi için bir ilham kaynağı haline geldi. Bugün, giyinme hakkını savunmak, tüm yurttaşların özgürlüğünü savunmak ve her türlü ayrımcılık ve baskıya son verme yolunda temel bir adımdır” ifadelerine yer verildi.
 
Protestocular ve siyasi tutsaklar da dahil olmak üzere idam cezalarının artması, sivil, mesleki ve siyasi aktivistlere ağır para cezaları uygulanması ve örgütler üzerindeki baskıların sürmesinin yıldırma politikasının devam ettiğinin göstergesi olduğu belirtildi.
 
Katledilenlerin ailelerinin de tehdit, tutuklama ve güvenlik baskılarına rağmen adalet arayışlarını sürdürdüğü ifade edilen açıklamada, ailelerin yaşamını yitirenlerin anılarını ve hedeflerini canlı tutarak toplumu bilgilendiren bir vicdan haline geldiği kaydedildi.
 
‘Devrim devam ediyor’
 
Adalet ve kadın direnişinin Kürt ve İran halklarının kurtuluş hareketinin temel ilkelerinden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Biz, Kürdistan Kadın Örgütü ve Kürdistan Adalet Örgütü olarak, özgürlük yolunda hayatını kaybedenlerin anısını saygıyla anarken, tüm siyasi ve dini tutukluların koşulsuz olarak serbest bırakılması, idam cezasının kaldırılması, baskının sona erdirilmesi, her türlü cinsiyet, ulusal, dini ve sınıf ayrımcılığının ortadan kaldırılması gerektiğini vurguluyoruz. Ayrıca, giyim seçme hakkı, diğer temel özgürlükler, eşitliğin sağlanması, sosyal adalet ve hayatını kaybedenlerin aileleri için adalet arama hakkı güvence altına alınmalıdır.”
 
Açıklama, “Biz, ‘Jin jiyan azadî’ devriminin geçmişte kalmış bir olay olmadığına inanıyoruz. Aksine, bu devrim, kadınların, işçilerin, öğretmenlerin, emeklilerin, öğrencilerin, gençlerin, adalet arayan ailelerin ve tüm özgürlük savaşçılarının insan onuruna dayalı özgür, eşit ve demokratik bir toplum yaratmak için günlük direnişini sürdüren, yaşayan ve devam eden bir süreçtir” ifadeleriyle sona erdi.