Nefertiti’nin kayıp mezarına ilişkin yeni bulgular
- 16:17 22 Eylül 2026
- Kültür Sanat
HABER MERKEZİ – Tutankhamun’un mezarında yürütülen yeni araştırmada elde edilen mimari ve jeofizik bulgular, mezarın bilinen bölümlerinden daha geniş olabileceğini ortaya koydu. Bulgular, Kraliçe Nefertiti’nin mezarının burada bulunabileceği ihtimalini yeniden gündeme getirdi.
Mısır’ın Krallar Vadisi’nde bulunan Tutankhamun’un mezarına ilişkin yeni bir araştırma, mezarın duvarlarının arkasında henüz keşfedilmemiş oda ve geçitler bulunabileceğine işaret etti. Söz konusu yapıların, mezarının yeri 3 bin yıldan uzun süredir bilinmeyen Kraliçe Nefertiti’ye ait olabileceği değerlendiriliyor.
Araştırma, Amarna Kraliyet Mezarları Projesi’nin süreli yayınlarının sekizinci sayısında, “Tutankhamun’un Mezarının Yapısı ve Biçimine İlişkin Arkeo-jeofizik İnceleme ve Değerlendirme” başlığıyla yayımlandı. Mamdouh Eldamaty, Abbas Mohamed Abbas, George Ballard ve Nicholas Reeves tarafından hazırlanan araştırmada, mimari incelemeler ile farklı jeofizik yöntemlerden elde edilen veriler bir araya getirildi.
Duvarların arkasında oda ve geçit ihtimali
Araştırmada, Tutankhamun’un KV62 olarak adlandırılan mezarının batı duvarının arkasında en az bir depo odası, kuzey duvarının ilerisinde ise bir mezar kompleksinin devamı olabileceği belirtildi.
Mezarın 18’inci Hanedan dönemindeki kraliyet mezarlarına göre daha küçük olması ve mimari yöneliminin dönemin erkek hükümdarları için yapılan mezarlarla uyuşmaması da araştırmada öne çıkarılan bulgular arasında yer aldı. Araştırmacılar, KV62’nin başka bir kraliyet mensubu için hazırlanan daha büyük bir mezarın sonradan Tutankhamun’un defin işlemi için uyarlanan bölümü olabileceğini değerlendiriyor.
Kuzey duvarındaki izlerin kapatılmış bir geçide işaret edebileceği belirtilirken, duvar resimleri ve yazıtlarda sonradan yapıldığı düşünülen değişikliklerin de bu ihtimali desteklediği kaydedildi.
Yedi ayrı çalışma yürütüldü
Tutankhamun’un mezarının görünen bölümünden daha geniş olabileceği görüşü, Mısırbilimci Nicholas Reeves tarafından ilk kez 2015 yılında gündeme getirildi. Bu tarihten sonra mezarın içinde ve çevresinde yedi ayrı saha çalışması ve inceleme gerçekleştirildi.
Önceki radar taramalarından farklı sonuçlar elde edilmesine karşın, araştırmacılar gizli oda ihtimalinin kesin olarak çürütülemediğine dikkat çekti. Son çalışmada yer radarı, elektriksel özdirenç tomografisi ve mikrogravite ölçümlerinin de aralarında bulunduğu farklı yöntemlerden yararlanıldı. Verilerde görülen bazı yapıların insan eliyle açılmış geçit veya odalar olabileceği belirtildi.
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların KV62’nin Tutankhamun’un gömülmesinden önce inşa edildiği ve mezarın bugün bilinen sınırlarından daha geniş olduğu görüşünü bilimsel olarak desteklediğini ifade etti. Ancak olası bölümlerin Nefertiti’nin mezarına ait olduğu henüz doğrulanmadı.
Antik Mısır’ın güçlü kadınlarından
MÖ 14’üncü yüzyılda yaşayan Nefertiti, Antik Mısır’ın en güçlü kadın figürlerinden biri olarak biliniyor. “Güzel olan geldi” anlamına gelen adıyla tanınan Nefertiti, 18’inci Hanedan döneminde Firavun Akhenaton ile birlikte siyasi ve dini yaşamda etkili bir konum üstlendi.
Nefertiti’nin yaşamının son dönemine ve ölümüne ilişkin bilgiler kesinlik taşımazken, mezarı da bugüne kadar bulunamadı. Tutankhamun’un mezarındaki olası bölümlerin Nefertiti’ye ait olduğu görüşünün doğrulanabilmesi için yeni incelemeler yapılması gerekiyor.







