Newaya Jin ‘Özsavunma’ manşetiyle çıktı

  • 09:27 1 Kasım 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Newaya Jin gazetesi, 260’ıncı sayısında, “Özsavunma var olma hakkıdır” manşeti ile çıktı.
 
Newaya Jin gazetesi, 260’ıncı sayısında, “Parastina cewherî mafê hebûnê ye” (Özsavunma var olma hakkıdır) manşetiyle okurlarıyla buluştu. Gazetenin yeni sayısında, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet ve buna karşı geliştirilen mücadele yöntemleri öne çıktı.
 
Şiddet bireysel değil 
 
Kadına yönelik şiddeti yalnızca bireysel ya da aile içinde yaşanan bir sorun olarak değil, kadınların yaşam hakkından ekonomik bağımsızlığına, kamusal alandaki varlığından örgütlenmesine kadar uzanan toplumsal bir mesele olarak ele alan gazete, Kürdistan’dan Avrupa’ya, İran’dan dünyanın farklı bölgelerine uzanan kadın mücadelelerine yer verdi.
 
Kayyımların gölgesinde kadınlar 
 
Sayının dikkat çeken yazılarından biri, Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER) Koordinatörü Yüksel Genç’in “Kayyımların Gölgesinde Kadınlar: Daralan Kamusal Alan, Derinleşen Eşitsizlik ve Dayanışmayla Yeniden Güçlenme” başlıklı yazısı oldu.
 
Yüksel Genç, yazısında kayyım politikalarının kadınların yaşamına etkilerini ve kadın politikalarının yerel düzeyde nasıl kesintiye uğradığını değerlendirdi. Kadın merkezlerinin kapatılması, eşitlik politikalarının gerilemesi, danışmanlık ve dayanışma mekanizmalarının zayıflaması gibi gelişmelerin kadınların kamusal yaşamla kurduğu ilişkiyi doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Yazıda, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca bireysel çabalarla sürdürülemeyeceği; kurumsal süreklilik, kamusal sorumluluk ve kadın dayanışmasının gerekli olduğu vurgulandı.
 
Örgütlenme ve özsavunma 
 
Yazar Ezda Baran da 25 Kasım kapsamında kaleme aldığı yazısında Kürdistan’ın farklı coğrafyalarında kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet politikalarını ele aldı. Ezda Baran, şiddetin nedenlerinin yanı sıra kadınların geliştirmesi gereken örgütlenme ve özsavunma yöntemlerini yazısının merkezine taşıdı.
 
“Ji bo jiyanê; niha dema azadiya jinê ye” (Yaşam için şimdi kadınların özgürlük zamanı) başlıklı yazısında Ezda Baran, ataerkil anlayışın yaşamın bütün alanlarını kuşattığına dikkat çekerek, kadınların kendi varlıklarını koruyabilmeleri için özsavunmanın vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu belirtti.
 
Özellikle savaş ve çatışmaların sürdüğü Ortadoğu’da kadınların savunma mekanizmaları içerisinde yer almasının, yalnızca kadınların değil, toplumun kazanımlarının korunması açısından da önemli olduğunu vurguladı.
 
İran’da idam politikaları 
 
Gazetenin İran ve Rojhilatê Kürdistan’a ilişkin bölümünde ise PJAK Basın Sözcüsü Gelawêj Ewrîn’in 25 Kasım dolayısıyla kaleme aldığı yazı yer aldı.
 
“Tundiya sîstematîk gihiştiye lûtkeyê” (Sistematik şiddet doruk noktasına ulaştı) başlıklı yazıda, İran’da kadınlara yönelik idamlar, kadın katliamları, aile içi şiddet, tutuklamalar ve kadın aktivistlere yönelik baskılar ele alındı.
 
Yazıda, İran’ın kadınların idam edilmesi konusunda dünyada en üst sıralarda yer aldığı belirtilirken, 2025 yılında en az 61 kadının idam edildiği belirtildi. Yazıda ayrıca idam cezası verilen Kürt kadın aktivistler Wêrîşe Muradî ve Pexşan Ezîzî’nin durumuna yer verildi.
 
Jineolojî Konferansı 
 
Gazetenin Avrupa sayfalarında, 16-18 Ekim 2026 tarihlerinde Hollanda’nın Haelen kentinde gerçekleştirilen Avrupa Jineolojî Konferansı’na ilişkin izlenimler aktarıldı.Gazeteci Seval Balcı, konferansa ilişkin kaleme aldığı yazısında kadın özgürlüğü temelinde alternatif bilgi üretimini ve toplumsal dönüşüm arayışını değerlendirdi.
 
Abdullah Öcalan’ın kadın değerlendirmesi 
 
Gazetenin forum sayfasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 23 Ocak 1994 tarihli kadın değerlendirmelerine yer verildi.
 
“En büyük sosyal devrim kadın devrimidir” başlığı altında yayımlanan değerlendirmelerde, kadınların ekonomik ve kültürel yaşamın yanı sıra toplumun özgürleşmesindeki rolü ele alındı.
 
Enternasyonalist kadın mücadelesi
 
Gazetenin yazarlarından Haskar Kırmızıgül ise 25 Kasım vesilesiyle kadın kırımı ve enternasyonalist kadın mücadelesini ele aldı.
 
Dünya gündemi 
 
Newaya Jin, dünya gündemindeki gelişmelere de geniş yer ayırdı.
 
Fransa’da yaşanan gençlik eylemleri, gençlerin eylem nedenleri ve talepleri ile hükümetin yaklaşımının yanı sıra kadın hareketlerinin tecavüze  ilişkin yasal düzenleme talepleri de gazetenin sayfalarına taşındı.
 
Dünya sayfasında ayrıca Paris’te yaşayan Meksikalı Ayni Apahtli Ruiz Reyes ile yapılan “Bir şaman-şifa kadını” başlıklı röportaj yayımlandı. Ruiz Reyes, geleneksel Aztek (Nahuatl) tıbbı ve şifacılığıyla ilişkili yaşam ve inanç biçimini anlattı.
 
Dil ve edebiyat 
 
Newaya Jin’in 260’ıncı sayısında dil ve edebiyat da önemli başlıklardan biri oldu.
 
Roza Metîna, Kurmancî kaleme aldığı “Ziman û wêje” (Dil ve edebiyat) başlıklı yazısında, dil ile edebiyatın birbirini tamamlayan iki önemli kavram olduğunu belirtti. Bermal Çem ise, “Li Ewropayê çanda kurdî” (Avrupa’da Kürt kültürü) başlıklı yazısında Kürt kadınının tarih boyunca kültürün ve toplumun taşıyıcılarından biri olduğunu vurguladı.
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci
 
Sosyal Bilimler Akademisi üyesi Viyan Lolan’ın “Ji misogeriya hebûnê ber bi vejîna azadiyê ve” başlıklı yazısında ise ulus-devlet anlayışının Ortadoğu’da yarattığı sorunlar ve gelişen barış ve demokratik inşa süreci değerlendirildi.
 
Tarih ve kadın
 
Sebelan Kılıç, “Sembola wêrekî û serîhildanê: Sojourner Truth” (Cesaretin ve başkaldırının sembolü: Sojourner Truth) başlıklı yazısında, ABD’li kölelik karşıtı ve kadın hakları savunucusu Sojourner Truth’un mücadele yaşamını ele aldı.
 
Helen Bamber’in hikayesi 
 
Fidan Yıldırım ise insan hakları mücadelesinin önemli isimlerinden Helen Bamber’in yaşamını kaleme aldı.
 
Jiyan Çiya 
 
Gazetenin son sayfasında ise Ağustos 2019’da Medya Savunma Alanları’nda yaşamını yitiren Jiyan Çiya (Saliha Kaytan), Helin Dersim’in kaleminden anlatıldı.
 
“Çıkarsız ve hesapsız yaşamın taşıyıcısı; Dr. Jiyan” başlıklı yazıda, Jiyan Çiya’nın hem doktor hem de komutan olarak yoldaşlarının yaşamında nasıl yer edindiği ele alındı.
 
Yazıda Jiyan Çiya’nın çevresindekilere taşıdığı yaşam sevinci, mücadele anlayışı ve büyüttüğü değerler anlatıldı.