İstanbul’da barış ve hafıza konuşuldu

  • 19:52 20 Ekim 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Sanatçı Dilan Cudi Saruhan’ın Tütün Deposunda sergilediği ve Kürdistan'da uzun yıllardır yaşanan savaş, inkar ve asimilasyon politikalarının ele alındığı “Bir İhtimal Gökyüzü” sergisi kapsamında söyleşi etkinliği düzenlendi.
 
Disiplinler arası sanatçı Dilan Cudi Saruhan’ın 22 Eylül-21 Kasım 2026 Beyoğlu'nda Tütün Deposunda sergilenen “Bir İhtimal Gökyüzü” sergisi kapsamında söyleşi etkinliği düzenledi. Sanatçının, Kürdistan'da uzun yıllara yayılan inkar, güvenlik ve asimilasyon politikalarına değindiği serginin konu başlıklarının konuşulduğu söyleşide, Cumartesi Anneleri/İnsanlarından Besna Tosun ve İstanbul Barış Anneleri Meclisi üyesi Sabiha Bozan konuşmacı olarak yer aldı.
 
Berfin Atlı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide ilk olarak söz alan İstanbul Barış Anneleri Meclisi üyesi Sabiha Bozan, Barış Anneleri’ne katılma sürecini anlattı.
 
Sabiha Bozan, “Barış bizim için ekmek ve su gibi bir şey. Evimizde oturup bir şey yapmasaydık belki bugün hayatta bile olamazdık. Çalışmalarımızı yaparken bunu baz alıyoruz. Birbirimizden güç ve kuvvet alıyoruz” dedi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Sabiha Bozan, atılan her adımın kıymetli olduğunu belirterek, “Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu eylemler kıymetlidir. Biz de en başından beri barış için ciddi adımlar atılmasını istiyoruz. Barış için cesaret gereklidir. Annelerin bir an önce adım atması gerekiyor. Asker-polis anneleri de bizimle birlikte olsun, bizimle birlikte adım atsın istiyoruz” diye konuştu.
 
Sabiha Bozan, serginin barış açısından önemli bir çalışma olduğunu ifade etti.
 
‘Gözaltında kaybedilen herkes için mücadele ediyoruz’
 
Ardından söz alan Cumartesi Anneleri/İnsanları’ndan Besna Tosun, 19 Ekim’in babası Fehmi Tosun’un evinin önünden zorla kaçırılarak kaybedilmesinin 31’inci yıl dönümü olduğunu hatırlattı.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınlarıyla babasının kaybedilmesinin ardından tanıştığını belirten Besna Tosun, şunları söyledi: “Babam defalarca kez gözaltına alındı, işkencelere uğradı ve tutuklandı. O yüzden gözaltına alınması süreçlerine alışkındık. ‘Başıma bir şey gelirse İHD’ye başvurun’ demişti. Babam kaybedildikten hemen sonra İHD’ye geldik. İHD’ye gittiğimizde gözaltı ve kaybetme gerçeğiyle karşılaştık. Sadece babamızı bulmak için gitmiştik İHD’ye ama bugün bu kurumda yöneticisiyiz. Gözaltında kaybedilen tüm insanlar için mücadele ediyor, faillerin yargılanmasını istiyoruz.”
 
Kayıp yakınlarının eylemlerinin ilk dönemlerinde devletin taleplerini ciddiye almadığını belirten Besna Tosun, mücadelenin 31 yılı aşkın süredir üç kuşak boyunca devam ettiğini vurguladı. Besna Tosun, serginin toplumsal hafızanın canlı tutulması açısından önemli olduğunu ifade etti.
 
Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.